11. Hukuk Dairesi 2023/4856 E. , 2024/2193 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/252 Esas, 2023/642 Karar
DAVALILAR : 1....
2.Ergül İnşaat Tic. ve San. Ltd. Şti. vekili Avukat ...
HÜKÜM : Dava kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Malatya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
(Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI : 2016/1173 E., 2018/409 K.
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkil şirket ile davalı ... İnş. Tic. San. Ltd. Şti. arasında 04.07.2011 tarihinde protokol, 12.07.2011 tarihinde ise 5 yıl süreli akaryakıt bayilik sözleşmesi imzalandığını, davalı ...'ün sözleşmeleri müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığını, davalı şirketin, müvekkili şirketten yıllık 1.000 m3 beyaz ürün (benzin, motorin) satın almayı taahhüt ettiğini, taahhüdünün altında alım gerçekleştiğinde müvekkili şirketin uğrayacağı kâr mahrumiyetini tazmin etmeyi yükümlendiğini, davalı bayiye, müvekkili tarafından protokolün özel şartlar başlıklı 2 nci maddesi gereği 250.000,00 TL hibe verildiğini, taahhüde aykırılık halinde hibenin de iadesi gerektiğini ileri sürerek müvekkili şirket tarafından verilen 250.000,00 TL hibe miktarı ile fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere, 2011-2012, 2012-2013 yılları eksik ürün alımından dolayı oluşan kâr mahrumiyetinden dolayı şimdilik 105.528,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 05.03.2018 tarihli ıslah dilekçesi ile kâr mahrumiyetine dair taleplerini 84.512,98 TL arttırarak, 190.040,98 TL'ye çıkarmıştır.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında halihazırda devam eden bir sözleşme olduğunu, davacının sözleşme sona ermiş gibi 105.528,00 TL kâr kaybı ve 250.000,00 TL alacak talep etmesinin hukuka aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Malatya 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 05.06.2008 tarih, 2016/1173 E. ve 2018/409 K. sayılı kararıyla; taraflar arasında düzenlenen ek protokolün özel şartlar başlıklı 2 nci maddesinde "şirket bayiye beş yıl çalışma karşılığı 250.000,00 TL fatura karşılığı hibe verecektir" maddesinin yer aldığı, dava tarihi itibarıyla dava konusu sözleşmenin ayakta olması nedeniyle, hibenin iade koşulunun oluşmadığı, 04.07.2011 tarihli akaryakıt bayilik sözleşmesi ve 04.07.2011 tarihli protokolün "bayinin taahhüdü" başlıklı 1 inci maddesi ile "anlaşma şartları" başlıklı 8 inci maddesi gereği, davalı şirketin davacı şirketten yıllık 1.000 m3 beyaz ürün (benzin, motorin) satın almayı, taahhüdünün altında kalırsa müvekkil şirketin kârının eksik kalan kısmını ödemeyi kabul ve taahhüt ettiği, bayilik sözleşmesinin 15 inci maddesi gereği davalı şirketin düzenli şekilde mal almayı ve sürümü artırıcı faaliyetlerde bulunmayı, satışın gerekli düzeyin altında kalması halinde şirketin uğrayacağı kâr mahrumiyetini tazmin etmeyi yükümlendiği, davalı şirketin sözleşme ve protokollerle yükümlendiği miktarda ürün alımı yapmayarak davacı şirketin zararına neden olduğu, bilirkişi incelemesi ile belirlenen 190.040,98 TL kâr mahrumiyeti bedelinden sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın alacak talebi yönünden kabulüne, 190.040,98 TL kâr mahrumiyeti alacağının, dava tarihinden işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davacının hibe bedelinin iadesi talebi yönünden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 03.12.2020 tarih, 2019/277 E. ve 2020/1179 K. sayılı kararıyla; davacının kâr mahrumiyeti isteminin, ifaya ekli ceza koşulu niteliğinde olduğu, davacı tarafın çekince koymadan ifayı (ödemeyi) kabul ettiği ve sözleşmeden doğan edimlerini ifa etmeye (ürün satmaya) devam ettiği, dava tarihi itibariyle taraflar arasındaki sözleşme yürürlükte bulunduğundan davacı tarafça davalıya sözleşmenin ilk iki yılı için eksik beyaz ürün alımı yapmasından ötürü herhangi bir ihtarname gönderilmediği, bu hususun tacir olan davalı bayide kâr mahrumiyetine ilişkin davacı tarafça tazminat istenilmeyeceğine dair haklı bir güven oluşturduğu, davacının ifaya eklenen cezai şart niteliğindeki kâr mahrumiyetini ve protokolün 8 inci maddesi uyarınca davalı bayiye verilen 250.000,00 TL'lik hibeyi talep edemeyeceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine, davalılar vekilinin istinaf talebinin kabulü ile yeniden hüküm kurularak davanın tümden reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 02.11.2022 tarih, 2021/2139 E. ve 2022/7690 K. sayılı kararıyla; taraflar arasındaki ticari ilişkinin 04.07.2011 tarihli akaryakıt bayilik sözleşmesine dayandığı, ayrıca sözleşmenin eki niteliğinde aynı tarihli bir de protokol bulunduğu, protokolün "bayinin taahhüdü" başlıklı 1. maddesi ile "anlaşma şartları" başlıklı 8. maddesi gereği davalı şirketin davacı şirketten yıllık 1.000 m3 beyaz ürün (benzin, motorin) satın almayı, taahhüdünün altında kalırsa müvekkil şirketin kârının eksik kalan kısmını ödemeyi kabul ve taahhüt ettiği, davalı şirketin sözleşme ve protokollerle taahhüt ettiği miktarda ürün alımı yapmayarak davacı şirketin zararına neden olduğu, sözleşmenin "hakların kullanımı" başlıklı 31. maddesinde "...işbu sözleşmeden doğan herhangi bir hakkın şirket tarafından kullanılmaması, gecikmeli olarak kullanılması veya hatalı olarak kullanılması, şirketin söz konusu haktan feragat ettiği anlamına gelmediği gibi, bu durum bayiye sözleşmenin söz konusu hükmünü veya sözleşmenin tamamını meriyetten iskat talebinde bulunma veya kazanılmış hak iddiasında bulunma hakkı vermez" hükmüne yer verildiği gibi 29. maddedeki cezai şarta ilişkin düzenlemede de bayinin"...cezai şartı ihtarname keşidesine ve mahkeme kararı alınmasına gerek kalmaksızın ilk yazılı talep üzerine..." ödeyeceğinin ifade edildiği, bu durumda davacı tarafından sözleşmenin ilgili hükümleri uyarınca davalıdan cezai şart talep etme hakkının bulunduğu değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile bu talebin reddinin doğru olmadığı, davacının dava dilekçesinde yer verdiği diğer talebinin hibe bedelinin iadesi istemine ilişkin olup, 04.07.2011 tarihli protokolün "özel şartlar" başlığı altındaki 2 nci maddesi gereğince, şirketin bayiye 5 yıl çalışma karşılığı 250.000,00 TL hibe verdiği, aynı protokolün "anlaşma şartları" başlığı altındaki 8 inci maddesinde bayinin her yıl için alım taahhüt miktarının düzenlendiği, 9 uncu maddede ise bayinin alım taahhüdünü yerine getirmemesi halinde şirket tarafından taahhüde bağlı verilen her nevi kredi ve hibelerin muaaccel hale geleceği, şirketin ilk yazılı talebi halinde derhal defaten bayinin şirkete ödeme yapacağını kabul ettiği, bu durumda, davacının ödediği hibe bedelinin iadesini talep edebilmesinin sözleşmenin feshi şartına bağlanmadığı, protokolün yukarıda ifade edilen ilgili hükümleri gereği bayinin alım taahhüdüne aykırı davranışı ile davacının hibe bedelini talep hakkının doğduğu gerekçesiyle talebin kabulü gerekirken, Bölge Adliye Mahkemesince davacının bu talebiyle ilgili herhangi bir gerekçeye dahi yer verilmeksizin talebin reddine karar verilmesinin de doğru olmadığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hibe bedeli yönünden davacının ödediği hibe bedelinin iadesinin fesih şartına bağlanmadığı protokolün ilgili maddelerine göre bayiinin alım taahhüdüne aykırı davranarak sözleşmeyi ihlal etmesi halinde davacının hibe bedeline hak kazanacağı, kar mahrumiyeti yönünden sözleşmenin 31 inci maddesinde işbu sözleşmeden doğan herhangi bir hakkın kullanılmaması ya da gecikmeli kullanılmasının şirketin söz konusu haktan feragat etmiş sayılmayacağı yönündeki düzenleme karşısında davacının davalıdan kâr mahrumiyeti de talep edebileceği gerekçesiyle davalının kâr mahrumiyeti alacağı kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi ile davacının alacak talebi yönünden davasının kabulüne, 190.040,98 TL kâr mahrumiyeti alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davacının hibe bedeli kararı yönündeki istinaf başvurusunun kabulüne, İlk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına;buna göre davacının hibe bedelinin iadesi yönündeki davasının kabulü ile, 250.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava tarihi itibarı ile taraflar arasındaki sözleşme ilişkisi devam ettiğinden, sözleşmeden kaynaklanan talep ve iddialara dayalı işbu davanın erken açılması nedeniyle reddi gerektiğini, emsal kararların da bu yönde olduğunu, dava açıldığı tarih itibarı ile taraflar arasındaki sözleşmesinin sona ermiş olduğu varsayımında dahi davacı taleplerinin yasal koşullarının oluşmadığını, davacının, geçmiş yıllardaki asgari alım taahhüdünün altındaki alımlara ses çıkarmayarak beyaz ürün satmaya devam edip, bu alımlara zımnen rıza göstermesine rağmen 2 yıl 9 ay sonra talepte bulunmasının hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, davacının hibe bedeli olarak talep ettiği bedelin, bayilik sözleşmesi nedeni ile verilmiş bir bedel olup geri istenemeyeceğini, açtığı bu dava ile sözleşmenin sona ermesinde kusurlu olan davacının müvekkillerinden hiç bir talepte bulunamayacağını, davacının kâr yoksunluğuna ilişkin talep tarihlerine (2011-2013) bağlı kalınarak hesap yapılması gerekirken 2011-2015 arası hesap yapıldığını, yine hibe bedeli yönünden sözleşmenin sonşandığı tarihten normal şartlarda sonlanması öngörülen tarihe kadar hesaplanması gerektiğini, bilirkişi raporunun eksik olduğunu, kâr mahrumiyetinin cezaya ifaya ekli cezai şart olduğunu, davacının çekince koymayarak ödemleri kabul ettiğini, sözleşmenin yürürlükte olduğu dönemde herhangi bir ihtarname gönderilmediğini, müvekkili şirket bakımından haklı bir güven oluşturulduğu hususları ve protokolün 8 inci maddesi dikkate alındığında istinaf mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğunu, bir hakkın doğumundan önceden feragat edilemeyeceğine göre akaryakıt sözleşmesinin 29 ve 31 inci maddelerinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na göre (6098 sayılı Kanun) hükümsüz olduğunu, dava dilekçesinde kâr mahrumiyetine ilişkin talep somutlaştırılarak yani belirsiz alacak veya kısmi dava olarak açılmayıp fazlaya dair hakların saklı tutulduğuna dair bir ibare olmadığı halde, ıslah ile artırılan kısım yönünden davanın reddi ile lehlerine vekâlet ücreti verilmesi gerektiğini, ayrıca ne dava dilekçesinde ne de ıslah dilekçesinde hibe alacağı yönünden faiz talebinde bulunulmadığı halde istinaf mahkemesince hibe alacağına dava tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, akaryakıt bayilik sözleşmesi ve sözleşmenin eki niteliğindeki protokol hükümleri uyarınca, bayinin yıllık asgari alım taahhüdüne aykırı davrandığı iddiasına dayalı kâr mahrumiyetinin ve protokol kapsamında bayiye hibe edilen bedelin davalılardan tahsili istemi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 26, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Somut olayda, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın taraf vekillerince istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesi davalılar vekilinin istinaf başvurularını kabul ederek İlk Derece Mahkemesi kararını kaldırarak yeniden hüküm kurmak suretiyle davanın tümden reddine karar vermiş, davacı vekilinin temyiz itirazı üzerine Dairemizin 02.11.2022 tarih, 2021/2139 E. ve 2022/7690 K. sayılı kararı ile istinaf mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozma sonrası verilen kararda, hüküm İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik yeniden istinaf incelemesi yapılıyormuş gibi kurulmuştur. Halbuki, Dairemizin bozma ilamı ile bölge adliye mahkemesi kararı tümü ile ortadan kalktığından, bozmadan sonra ilk derece mahkemesi kararından bahsedilmeksizin, dosya sahibi sıfatıyla istinaf mahkemesince yeni bir karar verilmesi gerekirken, aksi yönde verilen karar 6100 sayılı Kanun'un 356/2 maddesine aykırı olup re'sen bozmayı gerektirmiştir.
2.Kabule göre, davacının talep ettiği hibe bedeli ile ilgili olarak 04.07.2011 tarihli sözleşmenin "Özel Şartlar" başlığının 2 nci maddesinde, "Şirket Bayiye 5 yıl çalışma karşılığı 250.000,00 TL fatura karşılığı hibe verecektir" düzenlemesine yer verilmiş olup, bozma ilamında davalının talep edebileceği belirtilen hibe bedelinin, maddedeki bu ibare gözetilerek, çalışılmayan süreye, yani bayilik sözleşmesinin sona erdiği tarihten bakiye kalan günlere denk gelen miktarının kıstelyevm uygulanarak güncellenmemiş değerine göre belirlenmesi gerekirken, 5 yılın tamamına karşılık gelen miktarın tamamına hükmedilmesi doğru olmamıştır.
3.Yine kabule göre, dava dilekçesinde, 2011-2012, 2012-2013 yılları olmak üzere birinci yıl ve ikinci yıl için kâr kaybı olduğu ileri sürülen 105.528,00 TL talep edilmiş olup, içinde bulunulan 3. yılın dava konusu edilmediği belirtilmiştir. Hükme esas alınan 27.02.2018 tarihli bilirkişi raporunda, 2011-2012, 2012-2013 ve 2013-2014 olmak üzere 3 dönem için hesaplama yapılmış, davacı vekilince sunulan 05.03.2018 tarihli ıslah dilekçesinde, 105.528,00 TL olarak belirttikleri kâr mahrumiyetleri taleplerinin bilirkişi raporu ile 190.040,98 TL olarak tespit edildiğinden bahisle taleplerinin bu miktar doğrultusunda ıslah edildiği belirtilmiştir. Mezkûr ıslah dilekçesinde, dava dilekçesinde belirtilen 2 dönem için talep ettikleri miktarın bilirkişice tespit olunan miktar daha fazla olduğundan bahisle dava değerinde artırım yapıldığı belirtilmiş olup, dava dilekçesinde açıkça talep olunmadığı belirtilen 3. dönem için davanın ıslah edildiği belirtilmediği halde 6100 sayılı Kanun'un 26 ncı maddesine aykırı şekilde talep aşılarak karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu durumda dava dilekçesindeki talep dikkate alınarak yaptırılacak hesaplama sonucuna göre varsa ıslahla artırılan kısmın eklenmesi, gerisinin de reddi gerekmektedir.
4.Keza, dava dilekçesinde hibe bedeli için faiz talep olunmadığı halde hüküm kısmında yazılı şekilde faize hükmedilmesi 6100 sayılı Kanun'un 26 ncı maddesine aykırıdır.
VI. KARAR
Yukarıda 1 inci maddede açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre davalılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!