11. Hukuk Dairesi 2023/4854 E. , 2024/1846 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/36 Esas, 2023/114 Karar
DAVALILAR : 1.Çolakoğulları Gıda İnşaat Taah.San.Tic. Ltd.Şti.
2.... vekili ...
DAVA TARİHİ :
HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalı şirket arasında imzalanan genel nakdi gayri nakdi kredi sözleşmesini diğer davalının müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, ödemelerin aksaması üzerine hesap kat ihtarnamesi keşide edildiğini, akabinde 100.000,00 TL asıl alacak üzerinden başlatılan icra takibine davalıların haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve %40 oranında tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; sözleşmeden doğan borcun fazlasıyla ödendiğini, davalı şirketin borçlu olmadığı gibi alacaklı durumunda olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen İlk Karar
Mahkemece 11.02.2016 tarih, 2012/649 E. ve 2016/120 K. sayılı kararı ile kesin süreye rağmen defterlerini ibraz etmeyen davalı şirketin davacı bankadan kullandığı kredinin borcunu ödediğini ispat edemediği, kredinin ticari olması nedeniyle asıl borçlu ile birlikte kefile de müracaat edilebileceği gerekçesiyle davanın kabulü ile asıl alacağa yönelik itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %54 oranında faiz işletilmesine ve davacı lehine %20 oranında tazminata karar verilmiş, hüküm davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
B. Birinci Bozma Kararı
Dairemizin 06.03.2019 tarih, 2018/3961 E. ve 2019/1450 K. sayılı kararıyla davalılar vekili tarafından ödeme iddiasında bulunulduğundan, davaya konu borçla ilgili ödeme yapılıp yapılmadığının, taraflar arasındaki alacak borç durumunun banka kayıt ve belgeleri üzerinde yeni bir bilirkişi kurulu aracılığıyla inceleme yaptırılarak alınacak rapor doğrultusunda karar verilmesigereğine işaret edilerek bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 21.11.2019 tarih, 2019/243 E. ve 2019/378 K. sayılı kararı ile davalı şirketin davacı bankadan ticari kredi kullandığı, diğer davalının müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduğu, borçlunun borcunu ödediğini ispat edemediği, kredinin ticari olmasından dolayı asıl borçlu ile birlikte kefile de müracaat edilebileceği gerekçesiyle taleple bağlı kalınarak, davanın kabulüne karar verilmiş, davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
D. İkinci Bozma Kararı
Dairemizin 07.12.2021 tarih, 2020/7010 E. ve 2021/6913 K. sayılı kararıyla hukuken geçerli olanın UYAP kaydı olduğu gözönüne alındığında, gerekçeli karar ile kısa karar arasında çelişki olduğu, ayrıca davacı vekilince 16.04.2015 tarihli celsede ise “asıl alacağımızın 100.000,00 TL’si üzerinden davamızın kabulüne karar verilsin” beyanında bulunmuş olduğu, bu durumda mahkemece talep aşımı oluşturacak şekilde davanın kısmen kabulü ile faiz ve BSMV kalemleri bakımından da hüküm kurulmasının doğru olmadığına işaret edilerek bozulmuştur.
E. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile takip dosyasında toplam 342.433,33 TL alacak üzerinden takip başlatıldığı, davalı borçluların itirazı üzerine takibin durduğu ve 100.000,00 TL üzerinden dava açıldığı, dava edilen miktarla ilgili olarak davacıdan açıklama yapılması istendiği, davacı vekilinin 16.04.2015 tarihli celsede dava edilen miktarın asıl alacak olduğunu beyan ettiği, davalı şirketin davacı bankadan ticari kredi kullandığı, diğer davalının müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduğu, borçlunun borcunu ödediğini ispat edemediği, kredinin ticari olmasından dolayı asıl borçlu ile birlikte kefile de müracaat edilebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; kısmen kabul kısmen ret kararı verilmiş olmasına rağmen reddedilen kısım bakımından müvekkili lehine vekalet ücretine karar verilmediğini, ayrıca tüm yargılama giderlerinin de müvekkilinden tahsiline karar verildiğini, kararda reddedilen kısmın belirtilmediğini, takip dosyasında faize yönelik itirazlarının da sözkonusu olmasına rağmen bu konuda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmediğini, dolayısıyla kararın eksik olduğunu, birinci bozmadan
sonra verilen karara dayanak olan raporda yalnız banka hesapları üzerinde inceleme yapıldığını, davaya konu borç ile ilgili ödeme yapılıp yapılmadığının incelenmediğini, sonraki bozma kararı sonrasında yapılan yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda da müvekkilince ödeme yapıldığına ilişkin iddiaların değerlendirilmesi hususunda taraflı olarak düzenleme yapıldığını, ipotek fesih işlemleri hakkında mutlak ve somut herhangi bir gerekçe gösterilmeyerek taraflı olarak banka tarafından verilen cevaplar doğrultusunda ve banka lehine görüş bildirildiğini, ipoteğin fekki işlemine ilişkin banka yazısının bilirkişi raporuna olduğu gibi nakledildiğini, gerekli incelemenin yapılmadığını, beyanları ile sunulan yazışmaların birbirini doğrular nitelikte olduğunu, ancak bilirkişi raporunda banka hesap kayıtları üzerinden hesap yapılmasının hatalı olduğunu, zira davacıya yapılan ödemelerin kayıtlara işlenmediğini, başka deyişle müvekkili tarafından 2006 ve 2007 yıllarında ipotek fek edilirken davacı bankaya ödenen 250.000,00 TL ve 140.000,00TL tutarındaki geri ödemelerin hesaba aktarılmadığını, bu nedenle de müvekkilinin halen borçlu çıktığını, banka iç yazışmaları ve sunulmayan soruşturma raporu üzerine inceleme yapılmadığını, ihtarname tarihinden itibaren temerrüt faizi uygulanabilmesi için hesap kat ihtarının müvekkili tarafından tebliğ alınmış olması gerektiğini, ancak tebliğ alınmadığını, bu durumda icra takibi ile temerrüde düşürüldüğü dikkate alınarak ödeme emrinin tebliğine kadar geçen sürede akdi faiz, ödeme emrinin müvekkiline tebliği ile birlikte itiraz süresinin geçmesi yani takibin kesinleşme tarihi olan 21.12.2011 tarihinden itibaren temerrüt faizi uygulanması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davacı vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde özetle; asıl alacak olarak 100.000TL üzerinden davanın kabul edilmiş olmasının faiz alacağından vazgeçildiği anlamına gelmediğini, 100.000TL üzerinden davanın kabul edilmesi yönündeki beyanın dava değerini vurgulamak için olduğunu, kaldı ki "takibin devamı"ibaresinin işleyecek faizi de kapsadığını, bu nedenle temerrüt faiz oranının raporda tespit edilen %54 olarak belirlenmesi gerektiğini, ayrıca davacı vekilinin davanın kısmen kabul kısmen reddedildiği gerekçesiyle vekalet ücreti talebinin de yerinde olmadığını zira dava 100.000TL asıl alacak üzerinden açıldığı ve bu tutar üzerinden kabul edildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı banka ile davalı şirket arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan kredi borcunun tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67'nci maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekilinin ve katılma yoluyla davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
06.03.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!