WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 01 Temmuz 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/4832 E.  ,  2023/5762 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
HÜKÜM : Aktif husumetten ret, esastan ret

Taraflar arasındaki ipoteğin ve temlikin iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın davacı ... Altuntaş Pet. Ür. Tic. San. Ltd. Şti. yönünden aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davacı ... tarafından açılan davanın her iki davalı yönünden ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin davalı bankadan 21.07.2009 tarihinde kredi çektiğini, kredi sözleşmesine müvekkili Cumali ve davalı ...'ın müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imza attıklarını, müvekkili Cumali'nin kredi sözleşmesine teminat olarak gayrimenkullerini ipotek ettiğini, davalı ...'ın müvekkil şirketin büyük hissedarı ve aynı zamanda ortağı olduğunu, ipotekli taşınmazların davalı banka tarafından paraya çevrilmesi yoluna gidişmiş ise de daha sonra takibin davalı ...'a temlik edildiğini, asıl alacağın teminatın hükmünde olan ipoteklerin davalı ... tarafından paraya çevrilmesinin mümkün olmadığını, ipoteğin doğumu için tapuya tescilinin şart olduğunu, kişisel alacağın ispatı gerektiğini ileri sürerek banka tarafından yapılan temlikin iptali ile asıl alacağın hüküm altına alınmadan ... lehine yapılan ipoteklerin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalılar vekilleri cevap dilekçelerinde; davanın reddini istemişlerdir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemenin 25.11.2015 tarihli ve .... sayılı kararı ile davalı alacaklı banka tarafından davacı ve diğer davalı ... aleyhine başlatılan icra takiplerini ödeme ile kapatan ve davalı bankadan temlik alan diğer davalı kefil ...'ın icra dosyalarını temlik alan alacaklı sıfatıyla takip yapamayacağı, ödemeyle hitam olmuş icra dosyalarının devriyle ilgili temliknamenin geçersiz olduğu ve dava konusu taşınmazlar üzerinde davalı ... lehine tesis edilen ipotek bulunmadığı gerekçesiyle icra dosyalarının devriyle ilgili olarak yapılan temliknamenin geçersiz olduğunun tespiti ile iptaline, dava konusu taşınmazlar üzerinde davalı lehine tesis edilen ipotek bulunmadığı anlaşıldığından davacının ipoteklerin iptaline yönelik talebinin konusuz kalması sebebi ile bu konuda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davalılar vekillerince ayrı ayrı temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı
Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 24.10.2019 tarih, ... sayılı kararıyla davacı ... Altuntaş Pet.Ür.Ltd.Şti.’nin aktif husumet ehliyeti bulunmadığı dikkate alınarak davanın bu davacı yönünden reddi gerektiği, dava konusu ipoteklerin 20.07.2009 tarihinde tesis edildiği, genel kredi sözleşmesinin ise 21.07.2009 tarihinde akdedildiği, davalı ...’ın ipotek tesisinden sonra kefil olduğunun anlaşıldığı, bu durumda somut olayda ihtilafın çözümünde 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun (818 sayılı Kanun) 496 ncı maddesinin uygulanması gerektiği, Mahkemece, bu hukuki düzenleme dikkate alınmadan, gerekçe göstermeden salt bilirkişi raporuna atıf yaparak yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı, kabule göre de davacının talebine göre eksik harcın tamamlattırılması gerektiği, yine davalı banka tarafından kredi borcunu ödeyen kefil davalı ... Altunbaş’a devredilen ipotek haklarının akit tablosunda davalı bankanın ismi hak sahibi olarak yazılı olup banka tarafından bu hak diğer davalıya devredilmekle davalı ... davalı banka yerine geçeceğinden davalı ... yönünden lehine ipotek bulunmadığı gerekçesiyle bu konuda karar verilmesine yer olmadığına şeklindeki kararın da muhakeme hukukuna uygun olmadığı, bir an için bu tespit doğru olsa bile bu halde de davanın reddine karar verilmesi gerektiğine işaret edilerek karar bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu ipoteklerin 20.07.2009 tarihinde tesis edildiği, genel kredi sözleşmesinin ise 21.07.2009 tarihinde akdedildiği, davalı ...’ın ipotek tesisinden sonra kefil olduğunun anlaşıldığı, ihtilafın çözümünde 818 sayılı Kanun'un 496 ncı maddesinin uygulanması gerektiği, davacı ...'in yine davalı ...'nün de ortağı olduğu davacı şirket için davalı bankadan kredi kullandığı, bu kredi sözleşmesine davalı ...'ın kefil olduğu, borcun ödenmemesinden dolayı bankanın borcu kefilden tahsil ettiği, kefil Şükrü Altıntaş'ın alacaklı bankanın halefi olduğu, müşterek kefilin ödediği miktarı tahsil etmek için borçlu davacıya başvurmasında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın davacı ... Altuntaş Pet. Ür. Tic. San. Ltd Şti yönünden aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davacı ... tarafından açılan davanın her iki davalı yönünden ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; kredi sözleşmesinin asıl borçlusunun davacı şirket olduğunu, borçtan öncelikle şirketin sorumlu bulunduğunu, kredi sözleşmesine müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imza atan müvekkili ile davalı ...'ın şahsen sorumlu olduklarını, Mahkemece ve Yargıtayca davacının asıl borçlu, davalı ...'nün kefilmiş gibi değerlendirme yapıldığını, davalı bankanın ödeme yapılan bedelden yüksek değerdeki taşınmaz ipoteklerini 11.02.2011 tarihinde eşit miktarda davalı ... Altundaş ile dava dışı şirkete temlik ettiğini, davalı ...'nün şirkete koyduğu sermaye ve hissesi dikkate alınarak müşterek borçlu olduğu kredi borcundan sorumlu olduğu miktarın belirlenmesi gerektiğini, davalı ...'nün yaptığı ödemelerin bir kısmının, kendi borcuna karşılık olduğunu, davalı ...'nün kredi borcundan sorumlu olduğu miktar düşüldükten sonra müvekkilinin borcunun ve davalı ...'nün ne miktarda müvekkilin borcuna yönelik ödeme yaptığının ortaya çıkacağını, bu işlemler yapıldıktan sonra bozma ilamında açıklanan 818 sayılı Kanun'un 496 ncı maddesinin birinci fıkrası hükmünün uygulanabileceğini, aksi durumun davalı ...'nün sorumlu olduğu borcun da müvekkile ödettirilmesi anlamına geleceğini, ipoteklerin, borcun müvekkiline ait kısmına değil borcun tamamına özgülendiğini, borcun müvekkili Cumali'ye ait olan kısmı dahi hesaplanmadan borcun tamamı için ipotek edilen değerlerin tümünün davalı ...'ye devrinin hukuka ve dürüstlük kurallarına aykırı olduğunu, resmi devir olmadığı için de devrin geçersiz olduğunu, müvekkilinin borcu ifa ettiğine dair dekontların dosyaya sunulduğunu, bu ödemelerin dikkate alınmadığını, davalı ...'nün sorumlu olduğu miktarın belirlenmesi, ipoteklerin temliki anında taşınmazların değerinin tespiti ve temliklerin iptali gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ipoteğin ve temlikin iptali şartlarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
818 sayılı Kanun'un 496 ncı maddesi

3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı ... vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

11.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.