WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Temmuz 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/483 E.  ,  2024/3881 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1732 Esas, 2022/1620 Karar
HÜKÜM : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3.Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/163 E., 2022/161 K.

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının müvekkili aleyhine senede dayalı icra takibi başlattığını, senet bedelinin icra takibinden önce 11.10.2018 tarihinde 130.000,00 TL olarak banka yoluyla davalıya ödendiğini, senedin keşide tarihinin 20.06.2018, vade tarihinin 31.01.2020 olduğunu, vade tarihinden önce ödeme yapıldığını, taraflar arasında başkaca bir borç ilişkisinin bulunmadığını belirterek bedelsiz kalmış senet nedeniyle müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; ödeme dekontunda açıklama bulunmadığını, ödemenin takibe konu bonoya ilişkin olmadığını, taraflar arasında başkaca borç ilişkilerinin bulunduğunu, müvekkiline ait olup davacıya satılan ticari taksiye ilişkin taraflar arasında protokol imzalandığını, 600.000,00 TL bedelli teminat senedi alındığını, borcun ödenmemesi üzerine teminat senedinin davacıya iade edilerek takibe konu senedin de içinde olduğu 3 senedin alındığını, senetlerin dava konusu olan 20.06.2018 keşide tarihli, 31.01.2020 vade tarihli 19.750,00 euro bedelli senet ile 02.10.2018 keşide tarihli, 31.12.2018 vade tarihli 370.000,00 TL bedelli ve 10.10.2018 keşide tarihli, 30.06.2019 vade tarihli, 500.000,00 TL bedelli senetler olduğunu, takibe konu senedin euro bedelli olmasına rağmen ödemenin TL olarak yapıldığını, 11.10.2018 tarihli ödemenin 10.10.2018 keşide tarihli 500.000,00 TL bedelli senetten bir gün sonra olması nedeniyle ödemenin bu senede ilişkin olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile banka dekontunda açıklama bulunmadığı, taraflar arasında birden fazla senet düzenlendiği, davacının ödemenin takibe konu senede ilişkin yapıldığını ispat etmesi gerektiği, davacının iddiasını yazılı delille ispatlayamadığı, diğer delillerin ispata elverişli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ödeme dekontu yazılı delil başlangıcı niteliğinde olup tanık ve diğer delillere iddianın ispat edilebileceğini, davalının ısrarı üzerine senet bedelinin vadesinden önce ödendiğini, ticari taksi satımı nedeniyle bakiye borç 19.000,00 euro olmasına rağmen davalının faiz ilavesiyle senede 19.750,00 euro yazdığını, vadesinden önce ödeme yapılması nedeniyle müvekkilinin 19.000,00 euro karşılığı TL karşılığını davalıya ödediğini, tanık beyanlarının müvekkilinin lehine olduğunu, mahkemenin dar yetkili mahkeme gibi karar verdiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dayanak senedin keşide tarihinin 20.06.2018, vade tarihinin 31.01.2020, bedelinin 19.750,00 euro, keşidecisinin davacı, lehtarının davalı olduğu, davacı tarafından davalı adına 11.10.2018 tarihinde banka yoluyla 130.000,00 TL ödeme yapıldığı, banka dekontunda açıklama bulunmadığı, davacı tarafından yapılan ödeme 11.10.2018 tarihli olup takibe konu senet ile davalının sunduğu diğer iki senedin keşide tarihinden sonra, tüm senetlerin vade tarihinden önce yapıldığı, takibe konu senedin, senetler arasında vade tarihi en son tarihli senet olduğu, bu durumda davalının başka bir borç için ödemenin yapıldığı beyanı ile birlikte vadesi daha erken olan senetleri sunması karşısında davacının ödemenin takibe konu senet nedeniyle yapıldığını kesin deliller ile ispat etmesi gerektiği, ödemeye ilişkin banka dekontu yazılı delil olup dekontta açıklamanın bulunmadığı, dosya kapsamı itibariyle davacının iddiasını kesin delillerle ispat edemediği gözetildiğinde davanın reddine yönelik mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının takibe konu senet nedeniyle borçlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 102 nci maddesi,

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

14.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.