11. Hukuk Dairesi 2023/48 E. , 2024/3260 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/200 Esas, 2022/2004 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/22 E., 2020/151 K.
Taraflar arasındaki marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, meni ve refi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) nezdinde 2014/75097 tescil numarası ile tescilli "ABS Extreme"ibareli markasını tescil ettirmiş olduğu şekilde kullanmayarak müvekkili şirketin turuncu rengi ile özdeşleşmiş ve tanınmış "BOARDEX" ibareli markalarını taklit etmek suretiyle marka haklarına tecavüz ettiğini, haksız rekabet ve marka haklarına tecavüz teşkil eden eylemlerin devamı halinde müvekkili şirketin uğrayacağın zararın artacağını ileri sürerek 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 159 uncu maddesi kapsamında haksız tecavüzün önlenmesi adına, pazarlanmasının, tanıtımının ve kullanımının durdurulmasını, tabela, etiket, broşür ve her türlü belge ve döküman ile sair dijital, görsel, işitsel ve yazılı reklam - tanıtım meteryallerininin kullanımının durdurulmasını, turuncurenk tonlarındaki "ABS Extreme" markalı ürünlerin derhal ortadan kaldırılmasını, bunların toplatılıp muhfaza altına alınmasını, imha edilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin 1979 yılında Bilecik/Bozüyük'de ilk yatırımını gerçekleştirdiği, müvekkilinin ABS alçı ve Blok Sanayi A.Ş den önce sadece tamirat amaçlı ve dekoratif malzeme üretiminde kullanılan alçıya müvekkilinin yeni bir boyut kazandırdığını, müvekkilinin markasını asli ve ayırt edici unsurları ile kullandığını, davacının markasının asli unsurunun turuncu renk olmadığını, tekel hakkını kullanılarak turuncu rengin kullanılması engellenemeyeceğini, davacı vekili tarafından ileri sürülen iddia ve taleplerin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile markalar arasında kavramsal ve işitsel benzerlik olmaması, davacının markasının tanınmış marka olmaması, kullanılan turuncu rengin sektörde birçok firma tarafından kullanılması, davalının kendi markasını kullanması ve turuncu renk kullanımının ortalama tüketici nezdinde markasal ve ticari rekabet açısından karışıklığa yol açamayacağı, bu nedenle davalının haksız rekabette bulunduğu kanaatine de ulaşılamadığı,nitekim Yargıtay'ın "MİLKA" kararının da dava konumuza benzediği ve emsal niteliği taşıdığı, davacı markasına yönelik tecavüz ve haksız rekabette bulunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı firma da dahil olmak üzere Müvekkili şirketin “BOARDEX” markasına görsel, işitsel, bütünsel anlamda benzemek suretiyle marka tescilleri yapıldığını, müvekkilinin markasına yaklaşılmaya çalışıldığını, ancak dava konusu markanın beyaz zeminde tescil edilmişken turuncu renk tonu ile kullanılmasında geçerli ve mantıklı bir gerekçe görülmediğini, bu halde davalı şirketin daha önce müvekkili tarafından piyasaya sunulan ve tescil edilen müvekkilinin markasından haberdar olmamasının mümkün olamayacağını, basiretli bir tacir olarak aynı faaliyet alanında marka yaratan tacirin markaya yeterli farklılıkları katması gerektiğini, ürün üzerinde yer alan markanın yazı karakterinin de aynı olması ve turuncu renk tonuna ilaveten “x" harfinin kelimenin geri kalanından daha büyük boyutta yazılmasının da müvekkilinin markasına benzerliğin arttırıldığının göstergesi olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile alınan bilirkişi raporlarında da belirtildiği üzere davalının dava konusu markasını tescilinden farklı şekilde kullandığı ancak söz konusu ürünlerin tüketici kitlesinin özellikleri dikkate alındığında farklı kullanım nedeniyle markanın ayırt edici karakterinin değişmediği, yine davalının turuncu renk ile kullanımının ürünlerin tüketici kitlesinin inşaat mühendisi, mimar, inşaat ustası, vb. olması da dikkate alındığında davalının bu şekildeki farklı kullanımının davacı markaları ile davalı markasının aralarında irtibat bulunduğu izlenimine yol açmayacağı, ayrıca davalının bu şekildeki kullanımının davacı markaları ile iltibas oluşturmadığı, markalar arasında bu haliyle benzerlik bulunmadığı, kaldı ki söz konusu sektörde faaliyet gösteren kişi ve şirketler tarafından turuncu rengin sıklıkla kullanıldığı, bu rengin davacının tekeline bırakılamayacağı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, durdurulması, giderilmesi ve ilanı istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 159 uncu maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.04.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!