WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/477 E.  ,  2024/2477 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2391 Esas, 2022/2462 Karar

HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Yozgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/270 E., 2022/431 K.

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili, duruşmasız olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 26.03.2024 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafça müvekkiline karşı Yozgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/25 D.iş sayılı dosyası ile 30.04.2021 tarihli 350.000,00 USD bedelli bonoya istinaden ihtiyati haciz kararı alındığını, icra takibi başlatılarak müvekkilinin malvarlığına haciz konulduğunu, müvekkilinin davalıya borcu bulunmadığını, müvekkilinin yapılacak olan bir ticarete istinaden teminat amaçlı bir bono düzenlediğini, arkadaşına teminat amaçlı verdiğini, davalı şirketin müvekkili ile ticareti bulunmadığını, davalı şirket olduğu için yüksek meblağlı işlemin ticari defterlerinde kayıtlı olması gerektiğini, davalı tarafça müvekkilinin hesabına para gönderilmesinin söz konusu olmadığını, yüksek meblağlı işlemlerin yasa gereği banka kanalı ile yapılması gerektiğini ileri sürerek müvekkilinin davalı şirkete senetten dolayı borcu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; bononun, bağımsız borç ikrarını içeren bir senet olduğunu, ispat yükünün senedin bedelsiz olduğunu ileri süren tarafa ait olduğunu, müvekkilinin davacıdan alacaklı bulunduğunu savunarak davanın reddine, davacı aleyhinde %20 tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bir senedin teminat senedi olduğunu iddia eden tarafın bunu yazılı delil ile ispatlaması gerektiği, takip konusu bononun teminat senedi olduğu, bunun için düzenlendiği ve ödendiği yönündeki iddialar yönünden davacı tarafça dosyaya herhangi bir yazılı belge sunulamadığı, davalının bu yönde bir kabulünün olmadığı, davacı tarafça dava dilekçesinde yemin deliline dayanılmasına rağmen yemin delilinin kullanılmayacağının beyan edildiği, davacının bu davayı açmada kötü niyetli olduğunun davalı tarafından ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine, davalının tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili ile arkadaşı ...'un İzmir Çeşme'de bulunan bir taşınmazı birlikte satın alma hususunda anlaştıklarını, bunun için aralarında 27.11.2020 tarihli tarafların imzalarını taşıyan adi sözleşme akdettiklerini, müvekkilinin dava konusu senedi imzalayıp ...'a teminat amaçlı verdiğini, yaklaşık bir ay sonra müvekkili ile ...'un arsanın alınmasından vazgeçtiklerini, müvekkilinin arkadaşına güvendiği için senedin ve sözleşmenin akıbetini sorgulamadığını, aradan biraz zaman geçince ...'un davacının sözleşmeye teminat olarak düzenleyip imzaladığı senedi davacının kimlik numarasını başka birine ekletmek suretiyle kötü niyetli olarak davacı aleyhinde kullandığını, davalı Şirket ile müvekkili arasında borç doğurucu bir işlem bulunmadığını, anılan sözleşmenin aslı, ...'ta olduğu için dosyaya sunulamadığını, sözleşmenin fotopisi müvekkilinin eline yeni geçtiği için 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 145 inci maddesi ve 357 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca dosyaya ibraz edildiğini, senedin taraflar arasında bir borca konu olmayıp sözleşmenin teminatı olarak verildiğini, sözleşmenin 2 nci maddesinde senede atıf yapıldığını, teminat senedi olduğunun belirtildiğini, davalı taraf şirket olup ticari defter ve kayıtlarında yer alması gerektiği halde senede, borç alacak ilişkisine dair kayıt bulunmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının, müvekkilinin alacağını geciktirmek amacıyla davayı açtığını ileri sürerek davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının dava dilekçesinde bahsetmediği sözleşmeden istinaf aşamasında bahsetmesi mümkün olmadığı gibi sunduğu sözleşmede de bonoya açık bir atıf bulunmadığı, yargılama sırasında tedbiren takibin durdurulmasına karar verilmediği, davalı alacaklının alacağına geç kavuşulmasına sebebiyet verilmediği, bu suretle tazminat şartları oluşmadığı, İlk Derece Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepleri tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir.

2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kötü niyet tazminatı koşullarının oluştuğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının dava konusu senet nedeniyle borçlu olup olmadığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine,

Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin taraflardan alınarak yek değerine verilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

27.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.