WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 11 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/4760 E.  ,  2024/1905 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/511 Esas, 2023/686 Karar
DAVALILAR : 1.Kutlusan Kafes Ekipmanları ve Hayvancılık San. ve Tic. A.Ş. vekili Avukat ...
2.Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) vekili
Avukat ...
DAVA TARİHİ :
HÜKÜM : Davanın reddi

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu kararının (YİDK) iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacıya ait 2016/106663 sayılı "KULUSAN" ibareli marka başvurusunun, davalı şirketin "KUTLUSAN" markalarına dayalı olarak yaptığı itirazının nihai olarak YİDK tarafından, markalar arasında 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca iltibas tehlikesinin bulunduğu gerekçesiyle reddedildiğini, oysa davacının uzun yıllardır yem ve gıda sektöründe faaliyet gösterdiğini, Kulu ilçe isminden hareketle oluşturulan davacı markasının davalıya ait "Kutlusan" ibareli markalardan farklı olduğunu, markalar arasında bilinçli tüketiciler açısından iltibas ihtimalinin bulunmadığını, davalıya ait "Kutlusan" markası ile davacı markası" Kulusan" arasında bir harften kaynaklanan ancak anlamı açık şekilde değiştiren bir farklılık olduğunu, davacının Kulu ilçesinde hatta Konya ilinde Kulusan denildiğinde akla ilk olarak davacının geldiğini, "Kulusan" ibaresini kullanımı sonucu ayırt edici hale getirdiklerini bu hususun YİDK tarafından göz ardı edildiğini, davacının 1973 yılından beri kullandığı "Kulusan" ibaresini marka olarak tescilini talepte haklı olduğunu ileri sürerek 23.03.2018 tarih ve 2018-M-2283 sayılı YİDK kararının iptali ile marka başvurularının tescili işlemlerine devam edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı Kutlusan Kafes Ekipmanları ve Hayvancılık San. ve Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davalının 1996 yılından bu yana tavukçuluk sektöründe ekipmanlar, kafes sistemleri ve makine üretimi yaptığını, geniş bir pazar ağının olduğunu, yüksek hacimli üretim alanlarının mevcut olduğunu, "KUTLUSAN" ismi ile çeşitli firmalarının ticaret sicilinde tescilli olduğunu, "KUTLUSAN" çekirdek ifadesinin uzun süredir kullanıldığını, davalının 19 adet tescilli markası olduğunu, "KUTLUSAN" markasının maruf ve meşhur hale geldiğini, taraf markaların aynı emtia ve hizmetler için faaliyet göstereceğini, markalarda bir harf dışındaki tüm harflerin aynı olduğunu, farklı olan T harfinin, davacının markasını ayırt edici hale getiremediğini yazılış, söyleniş ve zihinde bıraktığı etki itibariyle "KULUSAN" markasının iltibasa neden olacağını savunarak davanın reddini istemiştir.

2.DavalıTürk Patent ve Marka Kurumu vekili cevap dilekçesinde; davacının marka başvurusu ile redde mesnet marka işaretleri benzer olduğu gibi kapsadıkları emtia ve hizmet sınıfının da aynı/aynı tür ve benzer bulunduğu, davacının tescilsiz marka kullanımı ve bu kullanım sonucu ayırt edici hale gelindiği iddiasının 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlendiğini ancak anılan maddenin itiraz sebebi olabileceğini, davacı tarafça "Kulusan" ibareli marka tescillerinin bulunduğu iddia edilmişse de bu markaların müktesep hak teşkil ettiğini ispatlayamadığını, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 12.06.2019 tarihli ve 2018/208 E., 2019/284 K. sayılı kararıyla; dava konusu marka işaretlerinin benzer olduğu, zira taraf markalarının bir bütün olarak bıraktığı izlenim değerlendirilmesinde, her ne kadar taraf markalarının sonunda bulunan "san" ibaresinin sanayi kelimesinin kısaltması olması, dava konusu markada bulunan Kulu ibaresinin bir ilçe adı olması, davalı markasında yer alan Kutlu ibaresinin Türkçe anlamı olan bir ibare olması durumu söz konusuysa da ortalama tüketicinin markaları bölerek anlamlarını değerlendirmek gibi bir eğilimi olmadığı ve markaları bir bütün olarak değerlendireceği, markaların bir bütün olarak bıraktığı izlenim açısından da benzer olduğu, markalar arasında emtia benzerliğinin de bulunduğu bu itibarla markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında iltibas tehlikesinin olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 26/03/2021 tarihli ve 2019/1241 E., 2021/438 K. sayılı kararıyla; taraf markaları arasında görsel, işitsel ve anlamsal bir benzerlik bulunmadığı, her ne kadar İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda, dava konusu başvurunun, davalı markalarına göre tek farkının "T" harfinden kaynaklandığı, tek harften kaynaklanan farklılığın markaların genel intıba olarak benzerliğini ortadan kaldırmadığı bu nedenle markalar arasında iltibas tehlikesinin bulunduğu açıklanmış ise de değerlendirmeye itibar edilmediği, taraf markaları arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik olmadığı kanaatine varıldığı, dava konusu başvuru ile davalının 2012/02044, 2016/47078 sayılı markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında iltibas tehlikesinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararın kaldırılmasına, davanın kabulü ile YİDK'in 2018-M-2283 sayılı kararının iptaline, davacı vekilinin başvurunun tescil işlemlerinin devamına yönelik talebinin reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin, 27.12.2022 tarih, 2021/5313 E. ve 2022/9461 K. sayılı kararıyla somut olayda taraf markalarında bulunan harflerin diziliş sırası ve davalı markası ile karşılaştırıldığında tek fark olan T harfinin dava konusu markadan çıkarılmış olmasının ortalama dikkate sahip bir gözün markaları birbirinden ayırt etmesine yarayacak bir farklılık yaratmadığı hususu göz önüne alındığında markalar görsel olarak benzer olup taraf markalarındaki farklı unsur olan T harfinin kelimelerin ortalarında bulunması ve vurguya herhangi bir etkisinin olmaması ve duysal bir farklılığa neden olmaması göz önünde alındığında markalar işitsel olarak da benzer olduğu, taraf markaları arasında emtia ayniyeti ve benzerliğinin yanı sıra markaların benzerliği kriterinin de sağlanmış olması nedeni ile taraf markaları arasında iltibas ihtimali de bulunduğu, hal böyle iken yukarıda açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesi gerekçesi ve davanın reddine dair kararı yerindeyken Bölge Adliye Mahkemesince taraf markaları arasında benzerlik ve iltibas tehlikesi olmadığı gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmediği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu başvuru ile davalı Şirkete ait 2012/02044, 2016/47078 sayılı redde markaları oluşturan ibareler arasındaki tek farklılığın davalının markalarında yer alan "T" harfinden kaynaklandığı, dava konusu başvuruda "T" harfinin yer almamasının ortalama dikkate sahip bir gözün markaları birbirinden ayırt etmesine yarayacak bir farklılık yaratmadığı, taraf markalarındaki farklı unsur olan "T" harfinin kelimelerin ortalarında bulunduğu ve vurguya herhangi bir etkisinin olmadığı, bu nedenle tarafların marka işaretleri arasında görsel ve işitsel benzerlik bulunduğu gibi emtia benzerliği koşulunun da oluştuğu, dava konusu başvuru ile davalı Şirket ait 2012/02044, 2016/47078 sayılı redde markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında iltibas bulunduğu, bu itibarla dava konusu YİDK kararının iptali koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin "KULUSAN" ibareli markası ile davalı "Kutlusan" ibareli markasının karıştırılma ihtimalininin bulunduğuna yönelik değerlendirmede bulunulduğunu, müvekkilinin bir ilçe adını taşıyan işletme olduğu hususunun değerlendirilmeye alınmadığını, yazılış ve logolar anlamında dahi bakıldığında, müvekkil şirketin marka ismi ile davalı markası arasındaki farklılık göze çarptığını, müvekkil davacı şirketin tescil ettirmek istediği markası ile davalı şirketin markası, anlam, görsellik ve işitsel olarak tamamen birbirlerinden farklı olduğunu, orta düzeyde bir tüketicinin karıştırma ihtimalinin bulunmadığını, müvekkilinin şirket 2012 yılında müracaatı ile 2013 yılında temmuz ayında tescil edilmiş markası mevcut olduğunu, marka hakları ile ilgili genişletme ve çatı marka olma yolunda müracaatını yaptığını, müvekkil şirketin iltibasa konu olmayacak ve önceden elde etmiş olduğu hakkına istinaden işbu davaya konu talebinin kabul edilmesi gerektiğini, mevcut bilirkişi raporu, dava konusu uyuşmazlığı açıklamaktan çok uzak olduğunu, ancak bu raporun hükme esas alındığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı harcın istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

07.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.