WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 18 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/4756 E.  ,  2024/2266 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/391 Esas, 2023/107 Karar
DAVALILAR : 1- ... vekili Avukat ...

HÜKÜM : Davanın kabulü

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davacı vekili ve davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... Köyü Muhtarlığı'ndan taşınmaz satın aldığını, satış bedelinin teminatı olarak bono düzenleyerek yeğeni olan köy muhtarı davalı ...'e verdiğini, satış bedelinin ödemesiyle bononun bedelsiz kaldığını, davalı ...'in bedelsiz kalmış bonoyu iade etmeyerek kullandığı hatır çeklerinin teminatı olarak diğer davalı ...'e ciro ile devrettiğini, bononun davalı ... tarafından takibe konulduğunu, davalılar yakın akraba olup bono bedelinin ödendiğini bilecek durumda olduklarından takibin kötüniyetle başlatıldığını ileri sürerek takip ve dayanağı bono nedeniyle davalılara borçlu olunmadığının tespitine ve davalılar hakkında %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının diğer davalı ile aralarındaki şahsi def'ileri müvekkiline karşı ileri süremeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı ... cevap vermemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen (İlk) Karar
Mahkemece 25.11.2015 tarih, 2013/245 E. ve 2015/323 K. sayılı kararı ile dava kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takibe karşı menfi tespit istemine ilişkin olup, davacı bononun teminat olarak davalı ...'e verildiğini ve borç ödenmekle bedelsiz kaldığını ileri sürmüş ise de, bono metni üzerinde teminat amacıyla düzenlendiğini gösterir herhangi bir ibare bulunmadığı gibi davacının iddiasını ispat edecek mahiyette delil de sunamadığı, öte yandan diğer davalı ... ciro yoluyla hamil olup bedelsizlik iddiasının bu davalıya karşı ileri sürülebilmesi için bonoyu iktisap ederken kötü niyetli olduğunun ispat edilmesi gerektiği, davacının bu davalı yönünden de davasını ispat edemediği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.

B. (Birinci) Bozma Kararı
Dairemizin (Kapatılan 19. HD) 06.02.2017 2016/3486 E. ve 2017/802 K. sayılı kararıyla "Davacı dava konusu bononun keşidecisi olup senedin lehtarı olan ...'e teminat amacıyla verildiğini ve karşılıksız kaldığını iddia etmiş, davalı ... ise duruşmadaki imzalı beyanında senedin teminat senedi olduğunu ve teminat teşkil eden borcun tamamen ödenmiş olmasına rağmen iade edilmediğini ikrar etmiştir. Davalının bu ikrarı karşısında dava konusu senedin karşılıksız kaldığının ve dolayısıyla davalı ... aleyhindeki davanın kabulü gerekir.

Diğer davalı ... senede ciro yoluyla hamil olmuştur. Davacı keşideci ile davalı lehtar ... arasındaki hukuki ilişkiye dayalı şahsi def'ilerin hamil olan ...'e karşı ileri sürülebilmesi için dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 Sayılı TTK'nın 818/1-e maddesi yollamasıyla bonolarda da uygulanması gereken aynı yasanın 687/1 maddesi uyarınca hamilin bonoyu iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olduğunun ispatlanması gerekir

Mahkemece bu yönler üzerinde durulup tartışılmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir..." gerekçesiyle bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 18.09.2020 tarih ve 2017/95 E. ve 2020/156 K. sayılı kararı ile davalılardan ...'in duruşmadaki beyanlarında davaya konu senedin teminat senedi olduğunu ve teminat teşkil eden borcun tamamen ödenmiş olmasına rağmen iade edilmediğini ikrar ettiği, bu nedenle davalı ... yönünden davanın kabulü gerektiği, diğer davalı hamil ...'ün bonoyu iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olduğunun davacı yanca ispatlanması gerektiği, ancak davacının bu hususu ispat edemediği gerekçesiyle davalı ... aleyhine açılan davanın kabulüne, davaya konu 15.04.2013 vade tarihli 135.000,00 TL bedelli senet yönünden davacının borçlu olmadığının tespitine, diğer davalı ... aleyhine açılan davanın reddine, koşulları oluşmadığından davalı ...'ün tazminat talebinin reddine karar verilmiş, davacı vekili temyiz edilmiştir.

D. (İkinci) Bozma Kararı
Dairemizin 08.12.2021 tarih, 2021/1097 E. ve 2021/6941 K. sayılı kararıyla "Dairemizin 2016/3486 E., 2017/802 K. ve 06.02.2017 tarihli ilamı ile davalı ...’in mahkemedeki ikrarı karşısında dava konusu senedin karşılıksız kaldığının ve dolayısıyla davalı ... aleyhindeki davanın kabulü gerektiği, diğer davalı ...’ün ise senede ciro yoluyla hamil olduğu, davacı keşideci ile davalı lehtar ... arasındaki hukuki ilişkiye dayalı şahsi def'ilerin hamil olan ...'e karşı ileri sürülebilmesi için hamilin bonoyu iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olduğunun ispatlanması gerektiği gerekçesiyle karar davacı lehine bozulmuştur.

Ancak, mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyulmakla beraber bozma gereği yerine getirilmemiştir. 6102 sayılı TTK'nın 818/1-e maddesi yollamasıyla TTK'nın 687/1. maddesi uyarınca, senet metninden anlaşılabilen def'iler mutlak defi niteliğinde olup, senet hamili olan herkese karşı ileri sürülebilir. Dava konusu bononun arkasında “çekler gelince senet ...’a iade edilecektir” ibaresi yazılı olup, bu suretle bononun teminat amaçlı olarak verildiğinin kabulü gerekecektir. Davalı ... dava konusu bonoyu teminat amacıyla verildiğini bilerek iktisap etmiş olup bu nedenle iyi niyetli hamil olarak kabul edilemez.

Kaldı ki; mahkemece dinlenen tanıkların davacı ile davalıların birbirini tanıdığını, yakın akraba olduklarını ve senedin teminat senedi olarak verildiğini bilebilecek durumda olduklarını beyan ettikleri de birlikte değerlendirildiğinde davalı ... yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği..." gerekçesiyle bozulmuştur.

E. Mahkemece (İkinci) Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ...'ün dava konusu bonoyu teminat amacıyla verildiğini bilerek iktisap etmiş olup bu nedenle iyi niyetli hamil olarak kabul edilemeyeceğinden ve dinlenen tanıkların davacı ile davalıların birbirini tanıdığını, yakın akraba olduklarını ve senedin teminat senedi olarak verildiğini bilebilecek durumda olduklarını beyan ettikleri de birlikte değerlendirildiğinde bu davalı yönünden de davanın kabulüne karar vermek gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile davaya konu 15.04.2013 vade tarihli 135.000,00 TL bedelli senet yönünden davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; mahkemece davanın kabulüne karar verildiği halde kötü niyet tazminatına hükmedilmediğini belirterek kararın bu yönden bozulmasını istemiştir.

2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davaya konu senedin teminat senedi olmadığını, teminat senedi olmayan bir senet nedeniyle müvekkilinin iyiniyetli olmadığından bahisle davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, senede karşı senetle ispat kuralı gereği bu davada tanık dinlenmesinin mümkün bulunmadığını, davacı tarafın tanık dinletme talebinin reddi gerekirken yerel mahkemece tanık ifadelerinin hükme esas alındığını, müvekkilinin davaya konu senedi kötüniyetli iktisap ettiğinin ispatlanamadığını, kıymetli evraklarda hâkim olan ilkenin mücerretlik ilkesi olduğunu, davacı ile davalı ...'un birlikte hareket ettiklerini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, bonodan dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 72 nci maddesinin beşinci fıkrası.

3. Değerlendirme
1. Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

2. Davacı vekilinin temyiz itirazının incelenmesinde; dava bonodan dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ancak davacının kötü niyet tazminatı talebi hakkında bir karar verilmemiştir. 2004 sayılı Kanun'un 72 nci maddesinin beşinci fıkrası "Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırşa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz." hükmünü haizdir. Mahkeme gerekçesinde de kabul edildiği üzere davalı ... ... dava konusu bonoyu teminat amacıyla verildiğini bilerek iktisap ettiği, dolayısıyla icra takibi yapmasında haksız ve kötü niyetli olduğu, bu durumda 2004 sayılı Kanun'un 72 nci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca davacı borçlu lehine tazminata hükmedilmesi gerekirken bu talep hakkında karar verilmemiş olması doğru görülmemiş kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.

V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı ... vekilin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Mahkeme kararının BOZULMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ...'e yükletilmesine,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davacıya iadesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

20.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.