11. Hukuk Dairesi 2023/4704 E. , 2024/6545 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/945 Esas, 2023/843 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5.... ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/449 E., 2021/62 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ...'nin 2000/17929 sayılı ve “Deniz Patent Marka Müşavirlik Ofisi+Şekil” ibareli, 2014/69374 sayılı ve “Deniz” ibareli, 2017/100459 sayılı ve “Deniz Emlak Yatırım Kaptanı” ibareli markaların sahibi olduğunu, diğer müvekkili şirketin ise bu markaların kullanım hakkını 16.05.2018 tarihinde lisans yoluyla devraldığını ve emlak sektöründe faaliyet gösterdiğini, davalının ise bu markalar üzerinde herhangi bir hakkı bulunmamasına rağmen markaları kullandığını, bu durumun müvekkilleri markalarına tecavüz teşkil ettiğini, davalı kullanımlarının ... Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2019/27 D. İş sayılı dosyası ile tespit edildiğini, bu dosyaya sunulan bilirkişi raporunda da davalı kullanımlarının 6769 sayılı SMK’nın 29. maddesi kapsamında müvekkillerinin marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin açıklandığını ileri sürerek müvekkili şirketin markalarına tecavüzün tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, hükmün ilanına, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 1.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 11.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsili ile müvekkili şirkete verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, 18.07.2020 tarihli ıslah dilekçesinde aynı iddiaları ile sürerek müvekkili ... adına tescilli markalara tecavüzün tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, tecavüz fillerinin kaldırılmasına ve hükmün ilanına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili adresinin "Efeler Mah. ... Cad. No: ... .../..." olması nedeni ile huzurdaki dava dosyasında ... Asliye Hukuk Mahkemelerinin yetkili olduğunu, haksız kullanıldığı iddia edilen marka sahibinin ... ve marka kullanım hakkının da diğer davacı ... Patent Marka İnşaat Emlak Müş. Ve Tic. Ltd. Şti.'ne ait olduğunu, her iki tarafın da huzurdaki davada davacı olarak gösterildiğini, hem marka sahibinin hem de marka hakkını kullanım hakkına sahip olan kişinin dava dosyasında davacı olarak yer almasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava ehliyeti yokluğundan, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, soyadı "DENİZ" olan müvekkilinin yıllardan bu yana kendi soyadını kullanarak ticari işletme işlettiğini, dava dilekçesinde iddia eden hususların usul ve yasaya aykırı bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, 2000/17929, 2014/69374 ve 2017/100459 sayılı markaların davacı ...'ye ait olduğu, anılan markaları kullanması için davacı şirkete inhisari olmayan lisans verdiği, 6769 sayılı SMK'nın 158/2 maddesi gereğince davalı şirketin marka hakkı sahibi ile birlikte işbu davada aktif husumet ehliyetinin de bulunduğu, her ne kadar davacılar vekili 18.07.2020 tarihli tam ıslah talepli dilekçe ibraz etmişse de; bahsi geçen dilekçenin, geçerli bir tam ıslah dilekçesi mahiyetinin bulunmadığı, zira söz konusu dilekçe incelendiğinde davacı Şirket bakımından dava dilekçesinde ileri sürülen istemlere ilişkin olarak, bu istemlerin anılan davacı bakımından geri alınmasına yönelik olduğu, bu hususun HMK m.123 hükmü bağlamında davanın geri alınması mahiyetinde bulunduğu, öğretide belirtildiği üzere, HMK m.123 hükmünün uygulama alanı bulabileceği hususlar bakımından ıslah yoluna başvurulmasının mümkün olmadığı (Bkz. Pekcanıtez H., Pekcanıtez Usûl Medeni Usûl Hukuku, 15.Bası, İstanbul 2017, s.1515), başka bir açıdan davacılar vekilinin 18.07.2020 tarihli dilekçesi incelendiğinde; dava dilekçesinde davacı olarak belirtilen müvekkili ... adına istemde bulunulmayan marka hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi, durdurulması, kaldırılması ve hükmün ilanı istemlerinin ıslah dilekçesiyle ileri sürüldüğü, söz konusu iddiaların kısmi ıslah ile ileri sürülmesinin önünde yasal engel bulunmadığı, açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin 18.07.2020 tarihli ıslah dilekçesinin tam ıslah dilekçesi şartlarını taşımadığı ancak müvekkili ... bakımından iddianın genişletilmesi bağlamında istemlerin ileri sürüldüğü anlaşıldığından ve bu istemlerin ileri sürülmesi bakımından kısmi ıslah imkânı bulunduğundan, söz konusu dilekçenin geçerli bir kısmi ıslah talebi olduğunun tespitine karar verilerek yargılama yürütüldüğü, davalının ...'de gayrimenkul komisyonculuğu faaliyetinde bulunduğu, işyerinde bulunan tabela, levha ve otomobil üzerinde "Şekil+DENİZ GAYRİMENKUL" ibaresini markasal olarak kullandığı, davacının tescilli "DENİZ" ibareli markalarının koruma kapsamında bulunan "Gayrimenkul Komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri" ile davalıya ait emlakçılık hizmetinin aynı tür hizmetler olduğu, davalının "Şekil+DENİZ GAYRİMENKUL" ibareli markasal kullanımının davacıya ait "DENİZ" ibareli markalardan kaynaklı hakları ihlal edebilmesi için, "Şekil+DENİZ GAYRİMENKUL" markasal kullanımının davacı markaları ile iltibas tehlikesi oluşturacak derecede benzer olması gerektiği, oysa eldeki davada bu koşulun sağlanmadığı, bir an için karşılaştırılan markalar arasında iltibas tehlikesi bulunduğu düşünülse bile, bu durumda davalı kullanımlarında yer alan "DENİZ" ibaresinin aynı zamanda davalının soyadından oluştuğu, davalının soyadı olan "DENİZ" ibaresini şekil unsuru ile birlikte davacı markalarına yanaşma kastı taşımaksızın dürüstçe ve ticari hayatın olağan akışı içerisinde kullandığı, bu nedenle markalar arasında iltibas tehlikesi bulunduğu varsayılsa bile davacıların davalıya ait markasal kullanımı SMK m.7/5-a hükmü gereği yasaklayamayacakları, belirtilen nedenlerle davalının, davacılara ait marka haklarını ihlal eden herhangi bir eylemi bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacılar vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, sırf başkasının tanınmış markasının tanınmışlığından yararlanmak için SMK'nın 7/5 maddesi hükmü bahane edilmediği müddetçe, kişinin kendi ismini ve soy ismini ticari teamüllere uygun ve dürüstçe kullanmasının hukuka aykırı olmadığı (... Çolak, Türk Marka Hukuku, 4. Baskı S:648), nitekim Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 23.02.2021 tarih, 2020/1814 Esas, 2021/1611 Karar sayılı ilamında da, "ad ve soyadın birlikte yer aldığı markalar ile sadece soyadı yer alan markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi uyarınca karıştırılma ihtimalinin meydana gelmeyeceği kabul edilmiştir. Bununla birlikte bir kişinin ad soyadının tanınmış markalarla bir benzerliğinin bulunması halinde tanınmış marka ile aynı sektörde herhangi bir mal ve hizmet yönünden tescil ettirilmesinin KHK. 8/4 maddesindeki riskleri doğurabileceğinin kabulü gerekir." açıklamasına yer verildiği, somut olayda davalının kendi soy adını kullandığı ve başkasının markasının tanınmışlığından yararlanmaya çalışılmadığı, dolayısıyla davalının kullanımının SMK'nın 7/5-a maddesi kapsamında bir kullanım olduğu ve bu kullanımın davacı ... sahibi tarafından engellenemeyeceği, her ne kadar davacı tarafça anılan madde kapsamında dürüstçe kullanımdan bahsedebilmek için ad ve soyadın birlikte kullanılması gerektiği ileri sürülmüşse de Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2009/2478 E., 2010/8309 K. sayılı ilamında da kabul edildiği üzere, sadece soyadının kullanılmasının da diğer şartların varlığı halinde, SMK'nın 7/5-a maddesi kapsamında değerlendirilebileceği, dolayısıyla mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalının "Deniz Gayrimenkul" kullanımının davacı ...'nin 2000/17929 sayılı ve “Deniz Patent Marka Müşavirlik Ofisi+Şekil” ibareli, 2014/69374 sayılı ve “Deniz” ibareli, 2017/100459 sayılı ve “Deniz Emlak Yatırım Kaptanı” ibareli markalarına tecavüz oluşturduğu iddiasına dayalı tecavüzün tespiti, önlenmesi, durdurulması ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
18.09.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!