11. Hukuk Dairesi 2023/4670 E. , 2024/6299 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/819 Esas, 2023/762 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE
MAHKEMESİ : Ankara 3.... ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/150 E., 2021/57 K.
Taraflar arasındaki TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ile markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin tanınmış "ERİŞ" esas unsurlu markaların sahibi olduğunu, davalının 2019/43326 sayılı "AERIS COACHING" ibareli markasına yaptıkları itiraz davalı TÜRKPATENT Markalar Dairesi Başkanlığınca kabul edilmiş ise de, davalının bu karara itirazı üzerine YİDK'nin kararı ile müvekkili şirketin başvuruya yaptığı itirazın nihai olarak reddedildiğini, oysa başvurunun müvekkili markalarıyla görsel, işitsel ve anlamsal olarak karıştırılmaya sebebiyet verecek derecede benzer olduğunu, başvurunun esas unsurunu oluşturan "AERIS" ibaresinin müvekkilinin markasını birebir içerdiğini ve kötü niyetle yapıldığını, davalının Markalar Dairesi kararına itiraz etmeyerek benzerliği ikrar ettiğini, dahi önce "ARİŞ" ibareli marka başvurusunun müvekkilinin itirazı üzerine benzer bulunduğunu, markanın tescil ettirilmek istendiği 41. sınıf hizmetler yönünden emtia benzerliği şartının da gerçekleştiğini, tüketicilerin başvurunun müvekkili ile bağlantılı olduğu algısına kapılacağını, dava konusu markanın tanınmışlık nedeniyle de iptalinin gerektiğini, bu konuda emsal mahkeme kararlarının bulunduğunu, ibare üzerindeki gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu, başvurunun 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin altıncı fıkrası uyarınca da reddinin gerektiğini ileri sürerek TÜRKPATENT YİDK'nın 17.03.2020 tarih ve 2020-M-2276 sayılı kararının iptaline ve dava konusu markanın tescil edildiği tüm hizmetler bakımından hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Diğer davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu “AERIS COACHING” markasını “profesyonel koçluk” faaliyetlerinde ve bu alandaki eğitimlerinde tanıtıcı işaret olarak kullandığını, davalının bu faaliyetlerinin ilgili kurumlar tarafından sertifiye edilmiş ve onaylanmış olduğunu, davalının uzun yıllardan beri “AERIS COACHING” markasına yatırım yaptığını ve bu markayı ilgili sektörde tanıttığını, davalının markasının davacının “ERİŞ” esas unsurlu markalarından türetilmediğinin açık olduğunu, davalının markasının yazım karakteri ve renk unsuruyla birlikte bütün olarak değerlendirilmesi halinde özgün ve orijinal bir marka olduğunun görüleceğini, davalının markasının hitap ettiği tüketici kitlesinin bilinçli/dikkatli tüketiciler olduğunu, davalının ticaret unvanının özü olan “ERİŞLER” ibaresi ile davalının dava konusu markasının görsel ve işitsel açılardan hiç benzemediğini, markaların birbirinden tamamen farklı sektörlerde kullanılacağını, “AERIS” ibaresinin çok farklı sektörlerde farklı aktörler tarafından marka olarak tescil edilegeldiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı markasındaki 41. sınıfa giren hizmetlerin tamamının davacının (sadece) 2015/105595 ve 2015/22505 sayılı markalarının kapsamında da yer aldığı, markadaki “coaching” ibaresiyle birlikte bir bütün olarak bıraktığı genel izlenim ve baş harfinin otantikliğinden kaynaklanan kompozisyonu itibariyle, davacının markalarında geçen “ERİŞ” ibaresinden uzaklaştığı, bu ibareler arasındaki üç harfin ortaklığının, taraf markalarının bütünü itibariyle bıraktığı izlenimler, tümüne hakim olan görünüşler, ayırıcılığını vurgulayan imajları ve işaretinin özel kompozisyonu gözetildiğinde, taraf markalarının görsel açıdan yakınlaşmasına yetmediği, yani davalı markasında geçen işaretin yarattığı bütünsel/otantik algının, markada “ERIS” ibaresinin algılanmasını ve bu algının ön plana çıkarak markanın davacının “ERİŞ”li markalarıyla yakınlaşmasını sağladığını söylemenin mümkün görülmediği, ayrıca markalarda yer alan esas unsurlar dışındaki diğer unsurların da ortak olmayışının ve markaların genel görünümleri itibariyle farklı olmaları nedeniyle, markaların görsel açıdan farklı olduğu, markalar arasında iltibas ihtimalinin bulunmadığı, taraf markaları benzemediğinden 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin dördüncü ve beşinci fıkrası koşullarının oluşmadığı, davalının markasındaki işareti, davacının ticaret unvanının tamamını değil, sadece üç-dört harfini içerdiği, bu fiili gerçek gözetildiğinde, somut olayda davacının ticaret unvanına dayalı hak iddiasının da dava konusu markanın tesciline bir etkisinin/engelinin olamayacağı, kötü niyete ilişkin somut veri bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraf markalarının iltibasa sebebiyet verecek derecede benzer olduğunu, "Coaching" ibaresinin iltibas değerlendirmesinde göz önünde bulundurularak hatalı bir sonuca ulaşıldığını, başvurudaki "A" harfinin markaya ayırt edicilik katmadığını, taraf markalarının esas unsurları arasında 3 harfin ortak olduğu tespitinin hatalı olduğunu, tek harflik bir farkın olduğunu, Yargıtayın basit harf eklemelerinin iltibası önlemediğine ilişkin örnek kararları bulunduğunu ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esas unsurunun Latince "AERIS" ibaresi olduğu ve "AY-RİS" olarak telaffuz edilip "hava" anlamına geldiği, davacının itiraza mesnet 2015/22505 sayılı markasının esas unsurunun "ERİŞ" ibaresi olduğu, 2015/105595 sayılı itiraza mesnet markanın ise sadece şekil unsurundan oluştuğu, itiraza mesnet markadaki "E-R-İ-Ş" şeklindeki harf dizilimi ile başvurudaki "E-R-I-S" şeklindeki harf dizilimi nedeniyle taraf markaları arasında kısmi bir görsel benzerlik bulunmakta ise de, gerek başvurunun bir bütün olarak algılanması ve "ERIS" harflerinin öne çıkmaması, gerekse işitsel ve anlamsal olarak itiraza mesnet markadan önemli ölçüde farklılaşması nedeniyle taraf markaları arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, öte yandan çekişmeli 41. sınıf hizmetlerin tüketicilerinin algı seviyesinin de yüksek olduğu, dolayısıyla mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; yabancı kökenli kelimeler Türk tüketici tarafından yazıldığı gibi okunacağından istinaf mahkemesinin dava konusu markaya yönelik olarak Latinceden geldiği ve AY-RİS şeklinde okunduğu tespitinin hatalı olduğunu, çağrıştırma ihtimali bile iltibasa sebep olacakken müvekkili markasını olduğu gibi kapsayan ve birebir aynısı olan dava konusu markanın açık iltibasa sebep olacağını, müvekkili markası ile tek harf farklılığı olan markalar hakkında verilen birçok kararda da iltibasın tespit edildiğini (Eriş-Ariş,Eriş-Etiş,Eriş-Erim gibi) belirterek dilekçelerindeki ve istinaf başvurusundaki nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalının 2019/43326 sayılı "AERIS COACHING" ibareli marka tescil başvurusuna karşı, davacının ERİŞ esas unsurlu markalarını mesnet göstererek yapmış olduğu itirazın nihai olarak reddine dair TÜRKPATENT YİDK'nın 17.03.2020 tarih ve 2020-M-2276 sayılı kararının iptali ile markanın hükümsüzlüğü koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6769 sayılı Kanun'un 6 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!