11. Hukuk Dairesi 2023/461 E. , 2024/4530 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1702 Esas, 2022/1417 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/349 E., 2020/213 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2007 yılından beri “biaport” markasını kullandığını, 2012 tarihinde bu markayı 35. sınıfta tescil ettirdiğini, bu nedenle bir hak sahipliğinin mevcut olduğunu, müvekkilinin aynı ibaren için 2018/09102 başvuru numarası ile yaptığı başvurunun kısmen reddine dair itirazlarının YİDK’nun 2019-M-7169 sayılı kararıyla reddedildiğini, müvekkilinin Bursa ve civarında “biaport” markası ile tanındığını, ret gerekçesi “viaport” ile başvuruya konu “biaport” markası arasında bir benzerlik bulunmadığını, liman anlamına gelen “port” kelimesinin kimsenin inhisarına bırakılamayacağını, müvekkilinin markasını 6 yıldır yoğun ve kesintisiz olarak 35. sınıf hizmetlerde kullandığını, “bia” kelimesinin Arapça’da biat kökünden “güven” anlamına geldiğini, “via” kelimesinin ise İngilizce bir terim olup “üzerinden” manasını içerdiğini, müvekkilinin markasının aynı zamanda “bursa inşaat” gibi bir ibarenin kısaltması olduğunu, bu anlamda taraf markalarının birbirlerinden farklılık arz ettiğini, davalı markalarının “viaport marin” ve “viaport marina” şeklinde olduğunu, markaların renk ve görsel kullanımlar açısından farklılıklar taşıdığını, tüketiciyi ilk bakışta dahi yanıltabilecek bir benzerliğin bulunmadığını, müvekkili markasının zaten 2012 yılından bu yana tescilli olduğunu, bu nedenle dava konusu marka açısından da kazanılmış hak sağladığını, müvekkilinin markasının oluş ve şekil, telaffuz ve anlam, renk ve ilk görüntü amblemi açısından ret gerekçesi markadan tamamen farklı olduğunu ileri sürerek YİDK kararının iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; davacının başvurusuna konu “biaport+ şekil” markası ile davalı şirket adına tescilli “vıaport” markaları arasında görsel ve işitsel benzerlik bulunduğunu, ortalama tüketicinin markaları kullanan şirketin aynı olduğu yanılgısına düşebileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı .... İnşaat ve Proje Geliştirme San. Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin inşaat, alış veriş merkezi yatırımı, marina işletmesi, turizm, otelcilik ve fuar sektörü başta olmak üzere yürüttüğü faaliyetleri esnasında kullandığı ve tüketiciler nezdinde maruf ve meşhur olan “via port” ibareli markaların sahibi olduğunu, 13 yıldır bu markayı kullandığını, müvekkilinin “via port” markası ile tescili istenen “bia port” markasının iltibas oluşturacak derecede benzerlik taşıdığını, halk tarafından karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının kullanmama def'inde bulunduğu davalı şirket markalarının YİDK kararında redde mesnet alınan markalar olmadıkları, bu nedenle marka işlem dosyasında ileri sürülen kullanmama def'inin, redde mesnet markalar bakımından hüküm ve sonuçlarını doğuramayacağı, davaya konu 2018/09102 sayılı marka başvurusu kapsamında bulunan ve 03, 06, 07, 08, 09, 11, 12, 14, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 24, 25, 28, 29, 30, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41,42, 43, 44 ve 45. sınıflarda sayılan mal ve hizmetler ile redde mesnet alınan davalı şirkete ait 2011/84097, 2012/45653, 2014/18381, 2015/59946 sayılı markaların koruma kapsamı altında bulunan mal ve hizmetler arasında emtia benzerliği şartı gerçekleştiği, dava konusu marka başvurusu kapsamında reddine karar verilen emtianın tamamının, davalı yanın ret gerekçesi olan önceki tarihli markaları kapsamında aynı, aynı tür ya da benzer mal ve hizmetler şeklinde yer aldığı, iki taraf markasının da ilk harflerinde yer alan “b” ve “v” harfleri dışında birebir aynı harf ve hece diziliminden kaynaklı güçlü bir görsel ve işitsel benzerlik taşıdığı, markalardaki “port” kelimesinden farklı olarak “bia” ve “via” şeklindeki ön sözcüklerin de “b” ve “v” harflerinin “i” sesiyle birlikte kullanımında telaffuzlarının birbirine daha da yanaştığı, davacının 2012/76038 sayılı markasına dayanıp müktesep hak iddia ettiği, anılan markanın dava konusu marka ile birebir aynı görseli içerdiği, 35. sınıf hizmetlerde bir kısım emtiaları kapsadığı, tescil tarihinin 21.10.2014 olduğu, işbu dava konusu marka başvurusunun ise 30.01.2018 tarihinde gerçekleştirildiği, dolayısıyla başvuru tarihi itibariyle, davacının önceki markasının tescili üzerinden henüz 3,5 yıla yakın bir sürenin geçtiği, bu anlamda anılan markanın “çekişme konusu olmaktan çıkma” kriterini karşılaması için tescil tarihi üzerinden itibaren geçmesi gereken asgari 5 yıllık sürenin henüz dolmadığı, müktesep hakka dair şartların meydana gelmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; iman anlamında kullanılan “port” kelimesinin kimsenin tekeline bırakılamayacağını, tartışma konusu markaların kalan kısımlarının “via” ve “bia” unsurlarını taşıdığını, farklı anlamlara geldiğini, davalı şirketin markasının ülkesel bir yaygınlıkta kullanılmadığını, işaretlerin renk ve görsel kullanım açısından farklılıklar taşıdığını, tüketiciyi yanıltabilecek bir benzerlik bile bulunmadığını, müvekkilinin tescilli markası nedeniyle kazanılmış hakkının olduğunu, itirazların değerlendirildiği rapor alınmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının başvuru konusu yaptığı “BİAPORT” ibareli marka ile davalı şirketin itirazına mesnet gösterdiği “VİAPORT” ibareli ibareli markaları arasında iltibas oluştuğu, davaya konu marka başvurusu kapsamında bulunan mal ve hizmetler ile redde mesnet alınan davalı şirkete ait 2011/84097, 2012/45653, 2014/18381, 2015/59946 sayılı markaların koruma kapsamı altında bulunan mal ve hizmetler arasında emtia benzerliği şartı gerçekleştiği gibi taraf markalarının ilk harflerinde yer alan “b” ve “v” harfleri dışında birebir aynı harf ve hece diziliminden kaynaklı güçlü bir görsel ve işitsel benzerlik taşıdığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin markasını 2012 yılında 35. sınıfta tescil ettirdiğini, bu sebeple bir hak sahipliğinin bulunduğunu, müvekkilinin Bursa ve civarında bu markası ile tanındığını, liman anlamında kullanılan “port” kelimesinin kimsenin tekeline bırakılamayacağını, tartışma konusu markaların kalan kısımlarının “via” ve “bia” unsurlarını taşıdığını, farklı anlamlara ve farklı kökenlerden geldiklerini, davalı şirketin markasının ülkesel bir yaygınlıkta kullanılmadığını, işaretlerin renk ve görsel kullanım açısından farklılıklar taşıdığını, tüketiciyi yanıltabilecek bir benzerlik bile bulunmadığını, müvekkilinin markasını 2010 yılından beri fiili olarak, 2012 yılından beri tescilli olarak kullandığını, kendi bölgesinde tanıttığı markasını başka işlerde ve ürünlerde de kullanmak istemesinin yasal hakkı olduğunu, markaların işitsel farklılık taşıdığını, itirazların değerlendirildiği rapor alınmadığını, hizmet ve hizmetin verildiği bölgenin değerlendirilmediğini, görsel karşılaştırma yapılmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, TÜRKPATENT YİDK kararı iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!