11. Hukuk Dairesi 2023/4592 E. , 2024/2689 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2022/48 Esas, 2022/583
HÜKÜM : Davanın reddi
Taraflar arasındaki tazminat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili sigorta şirketinin dava dışı Ardıç Cam San. Tic. Ltd. Şti. ile nakliyat emtia sigorta poliçesi düzenlediğini, sigortaya konu ve zıyaa uğrayan eşyanın Lianyungang'dan (Çin Halk Cumhuriyeti) Haydarpaşa'ya taşınması için 10.09.2011 tarihinde Blue Anchor Line şirketine teslim edildiğini, eşyanın konteyner içerisine yüklü olduğunu, söz konusu konteynerin taşıyıcının hakimiyetinde iken Qingdaı limanında elleçlenmesi sırasında devrildiğini, bunun neticesi eşyanın tamamen zıyaa uğradığını, poliçeye konu taşıma esnasında meydana gelen eşyanın ziyaı neticesi sigortalıya 04.11.2011 tarihinde 37.806,00 TL sigorta tazminatı ödendiğini, davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek 37.806,00 TL'nin tazminatın 04.11.2011 ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1237 nci maddesi gereğince, alıcı ile taşıyıcı arasındaki ilişkilerde konişmento hükümlerinin esas alınması gerektiğini, davaya konu konişmentoda eşyanın teslim edilmesi gereken tarihten itibaren 9 ay dava açma süresi kararlaştırıldığını, bu süre içerisinde dava açılmamışsa taşıyıcının bütün yükümlülüklerden kurtulduğunu, davanın anılan 9 ay sürede açılmaması sebebiyle zamanaşımı yönünden reddi gerektiğini, davaya konu sigorta poliçesinin düzenlenme tarihinin 04.11.2011 olduğunu, halbuki eşyanın 14.09.2011'de zıyaa uğradığının iddia edildiğini, ayrıca poliçede taşıma aracı olarak Maersk Semerang olarak ismi yer almakta iken konişmentoda "York" isminin geçmekte olduğunu, buna göre sigortalının taşımanın tamamlanmasının ardından sigorta sözleşmesi yapmış olması ihtimalinin bulunduğunu, davalı Şirketin davaya konu taşıma işini organize eden firmanın acentesi olduğunu, fiili taşıma işinin Maersk Denizcilik A.Ş. tarafından gerçekleştirilmiş olduğunu, davacının eksper raporu da dahil olmak üzere iddialarını ispatlayan herhangi bir belge ibraz etmediğini, davaya konu eşyanın konteynere yüklenmesi, mühürlenmesi işlemlerinin gönderen tarafından yapıldığını, kazanın hatalı yükleme sonucu meydana geldiğini, gerçekleştirilen taşımanın FOB satım sözleşmesine dayandığını, Lahey Kurallarının 4 üncü maddesinde yükleticinin veya mal sahibinin ile acentesinin veya mümessilinin hareket ve ihmallerinden taşıyanın sorumlu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 16.04.2019 tarih, 2018/18 E ., 2019/353 K. sayılı kararı ile zararın tespitinin ne kadar olduğu hususunun davacı tarafından ispat edilmesi gerektiği, zararın tespiti hususunda bilirkişi raporu alınmak üzere gerekli gider olan 1.400,00 TL ücretin 2 haftalık kesin süre içerisinde karşılanması için davacı tarafa süre verildiği, buna rağmen davacı tarafından süresinde masrafın karşılanmayarak duruşma talikine sebebiyet verdiği, bu durumda davacının zararını ispatlayamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 22.01.2020 tarih, 2019/2891 E., 2020/645 K. sayılı kararı ile“...Mahkemece, 29.01.2019 tarihli celsede davacı tarafın zararının hesaplanması için deniz hukukundan anlayan bir bilirkişi ile cam emtiasının zarar hesabından anlayan bir bilirkişiden oluşan heyetten rapor alınmasına ve rapor için 1.400,00 TL bilirkişi ücretinin 2 haftalık kesin süre içerisinde davacı tarafça mahkeme veznesine yatırılmasına dair ara karar alınmış, davacı tarafça süresi içerisinde ücretin yatırılmaması üzerine HMK’nın 324 üncü maddesi uyarınca bilirkişi delilinden vazgeçilmiş sayılması ile zarar miktarının ispat edilememiş olması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, yargılamayı yapan mahkeme tarafından taraflara herhangi bir işlemi yapması, eksikliği gidermesi, avans ve giderleri yatırması, belgeleri sunması vb. nedenlerle süre verilmesi halinde mahkemece, bu konuda yapılacak ihtarda taraflardan yerine getirilmesi istenen yükümlülüğün açıkça belirtilmesi, avans ve giderlere ilişkin harcama kalemlerinin ve miktarlarının net olarak belirlenmesi, sürenin hakim tarafından belirleneceği hallerde makul bir sürenin verilmesi, verilen sürenin kesin olup olmadığının belirtilmesi ve yapılması istenen yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde sonuçlarının ne olduğunun tereddüte yer vermeyecek şekilde ilgili tarafa bildirilmesi gerekmektedir. Somut uyuşmazlıkta mahkemece verilen kesin süre içerisinde bilirkişi ücretinin yatırılmaması halinde sonuçlarının ne olduğunun tereddüte yer vermeyecek şekilde ilgili tarafa bildirilmemesi nedeniyle verilen kesin mehil sonuç doğurucu nitelikte olmadığı gibi HMK’nın 266 ncı maddesi uyarınca da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukukî bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulmayacak olması karşısında deniz hukukundan anlayan bilirkişiden görüş alınmasına dair ara karar kurulması da doğru görülmemiş, hükmün açıklanan nedenlerle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerektiği
... ” gerekçesiyle karar bozulmuş, davalı vekili tarafından karar düzeltme yoluna başvurulmuştur.
C. Karar Düzeltme Kararı
Dairemizin 01.12.2021 tarih, 2020/6516 E., 2021/6722 K. sayılı kararı ile Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin 1086 sayılı Hukuk Usulu Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddine karar verilmiştir.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşıma sözleşmesinin 4020347 ve 4030284 numaralı koyteynerin içerisinde bulunan camlara ilişkin yapıldığı, yükleme limanının Lıanyungang, koyteynerlerin toplanıp yüklerin elleçlendiği ve gümrük işlemlerinin yapılarak ana gemiye aktarımın yapıldığı limanın ise Qıngdao olduğu, dava konusu malın satış faturasında FOB (Free On Board-gemide masrafsız teslim) teslim şartlı olarak satıldığı, Incoterms 2010 rehberi doğrultusunda, satıcının borcunun satış konusu emtiayı gümrük işlemleri tamamlanmış olarak alıcı tarafından tayin edilen ana gemiye teslim ederek ifa edilmiş sayılacağı, bu zamana kadarki masraf ve rizikolardan satıcının sorumluluğunun bulunduğu, koyteynerlerin konişmentoda belirtilen mühürler bozulmadan gönderilene teslim edilmesi nedeniyle karadan gemiye yükleme yapıldığı sırada camların arasında ayraç kullanılıp kullanılmadığı, sabitleme noktalarının yerinde olup olmadığı, sağlam ve eksiksiz yüklenip yüklenmedikleri, başka bir anlatımla kırık hatasının kök nedeni hususunda açıklık bulunmadığı gibi dosyada yer alan fotoğraflardan dava konusu zararın konteynerin ana gemiye getirilmesi esnasında camların içerisinde olduğu koyteynerin, tırın devrilmesi ile düşerek karada gerçekleştiğinin tespit edilebildiği, davaya dayanak konişmentoda Clean on Bord (malzemenin koyteynere hasarsız ve sağlam bir şekilde taşındığını gösterir) kaydının mevcut olmadığı, bu haliyle zararın ne şekilde oluştuğu belli olmadığı gibi gemide teslim şartı doğrultusunda sorumluluk ve riskin yükleyici/satıcı firmada olduğu, alıcının ya da taşıyıcının sorumluluğunun henüz doğmadığı, zıyanın davalı firmanın hatasından kaynaklanıp kaynaklanmadığı, kaynaklanmış ise gemide gerçekleşip gerçekleşmediği hususlarının davacı tarafça ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkil şirket ile dava dısı Ardıç sirketi arasında düzenlenen nakliyat emtia sigorta poliçesine esas dava konusu eşyanın Çin Halk Cumhuriyetin'den Haydarpaşa'ya taşınmak üzere 10.09.2011 tarihinde Blue Anchor Line şirketine teslim edildiğini, söz konusu eşyayı taşıyan konteynerın elleçleme işlemi sırasında devrilmiş olup söz konusu eşyanın cam olması nedeniyle eşya tamamen zıyaa uğradığını, alınan bilirkişi raporlarında taşımanın FOB şeklinde yapıldığı tespit edildiğini, 25.07.2014 tarihli raporda taşımanın FOB şeklinde yapıldığı için müvekkil şirketin davalıya rücu edebileceği tespit edilmişken dosya kapsamında alınan son raporda taşımanın FOB şeklinde yapılmış olması gerekçe gösterilerek rücu edilemeyeceğinin ifade edildiğini, raporlar arasında açıkça çelişki olmasına rağmen sonraki tarihli rapora dayanılarak karar verildiği mahkemece gerekçelendirilmeden karar verildiğini, iki rapor arasındaki çelişkilerin giderilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı taşıyıcının sorumluluğunun bulunup bulunmadığı ve rucü koşularının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un 1237 nci maddesi,
3.Değerlendirme
Dava, deniz taşıması nedeniyle oluşan zararın rücuen tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece, gemide teslim şartı doğrultusunda sorumluluk ve riskin yükleyici/satıcı firmada olduğu, taşıyıcının sorumluluğunun henüz doğmadığı, zıyanın davalı firmanın hatasından kaynaklanıp kaynaklanmadığı hususlarının davacı tarafça ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Dosya içerisindeki konişmento, sigortalı alıcı ile davalı taşıyıcı arasında düzenlenmiş olup, hem konişmento hem de taşımaya ilişkin kayıtar üzerinde yapılan incelemede davaya konu emtiaların yükleme limanının Lianyungang (Çin Halk Cumhuriyeti) olduğu, emtiaların tahliye limanının Haydarpaşa/İstanbul olarak belirlendiği, konişmentoda ayrıca aktarma limanı olarak Quingdao/ Çin Halk Cumhuriyeti olarak belirlendiği, taşıma şeklinin ise FOB taşıma olduğu anlaşılmaktadır. FOB (Free On Board) taşımalarda genel olarak satıcı/yükleyici firmanın sorumluluğu yükün hasarsız olarak gemiye kadar taşınması ve malları gemiye yüklemeden önce meydana gelecek hasar, kayıp ve ziyadan dolayı sorumluluğu bulunmaktadır. Dosyada bulunan belgeler ve fotograflar üzerinde yapılan incelemede, iki konteynerin aktarma limanı olarak konişmentoda kararlaştırılan Quingdao limanında, liman içi karayolu aktarmasında emtiaların düşmesi nedeniyle hasarın meydana geldiği, ayrıca konteynerler üzerindeki numaraların da konişmentodaki numaralarla örtüştüğü görülmektedir. Davalı taşıyıcının taşıma güzergahı konişmentoda belirlendiğine ve malların aktarma limanında hasar gördüğü anlaşılmasına göre, taşıyıcının sorumluluğunun belirlenmesi bakımından deniz taşıma hukukunda ve deniz yolu taşımacılığında uzman olmak üzere 3 kişilik bilirkişi heyetinden, dosya içerisinde birbirinden farklı neticeye ulaşan önceki bilirkişi raporlarını da değerlendiren bilirkişi raporu alınarak ve satışın FOB satış şekli olduğu hususu da değerlendirilerek taşıyıcının müterafik kusurunun olup olmadığı tartışılıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirmeye dayalı olarak yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenlerle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
02.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!