11. Hukuk Dairesi 2023/458 E. , 2024/4231 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1451 Esas, 2022/1112 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1.Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi
SAYISI : 2016/240 E., 2017/443 K.
Taraflar arasındaki TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ile markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin “...” ortak unsurlu markalarının bulunduğunu, bu ibareyi ihtiva eden otellerin nihai tüketici nezdinde tanınmış olduğunu, müvekkilinin "..." ibaresini 1991 yılından beri ticari faaliyetlerinde yaygın ve etkin bir şekilde kullandığını, davalının “TARİHİ MEŞHUR... TULUMBACISI” ibareli marka başvurusuna yaptıkları itirazın YİDK tarafından nihai olarak reddedildiğini, oysa davalının, markasına herhangi bir ayırt edicilik katmadan müvekkilinin tescilli markalarında yer alan "..." ibaresini kullandığını, marka başvurusunun halkı yanıltmaya yönelik gerçekleştirildiğini, davalının markasının müvekkilinin seri markaları ile iltibas oluşturacağını, ayrıca başvurunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek TÜRKPATENT YİDK'nın 2016-M-4057 kararının iptaline ve tescil edilmesi halinde dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; YİDK kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Diğer davalı, davaya cevap vermemiş, herhangi bir savunmada bulunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile markaların yazılışlarındaki farklılıkların yanı sıra diğer unsurlarının bir araya gelişindeki farklılıklar karşısında markaların genel görünüm bakımından benzer çağrışımlar yaratmadıkları, davalı marka başvurusunda yer alan “...” ibaresinin İstanbul’da bir semt adı olduğu dikkate alındığında kavramsal olarak farklılaşmanın ortaya çıktığı, markalar arasında ilişkilendirme ve karıştırılma olasılığının olmayacağı, markaların benzer kabul edilmemesi ile birlikte dosyada tanınmışlık ve kötü niyete ilişkin delil bulunmadığı, başvurunun halkı yanıltıcı nitelikte olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının müvekkiline ait tanınmış markalar ile dava konusu markanın kullanıldığı ürünler arasında tüketici nezdinde işletmesel bağlantı kurulabilmesi amacıyla bu ibareyi kullandığını, başvurunun ayırt edici unsurlar içermediğini ve müvekkili markası ile iltibas yarattığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu marka başvurusunda yer alan "..." ibaresinin İstanbul'da bir semt adı olması nedeniyle davacının itiraza mesnet markalarında yer alan "..." ibaresinden anlam olarak farklılaştığı, taraf markalarının bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenim dikkate alınarak yapılan değerlendirmeye göre markalar arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında benzerlik ve ilişkilendirilme ihtimale de dahil karıştırılma ihtimali bulunmadığı, kötü niyet ve tanınmışlık iddialarının ispatlanamadığı, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dilekçelerindeki ve istinaf başvurusundaki nedenlerle, başvuru markasında yer alan ... ibaresinin müvekkilinin bu ibare ile tanınmış olan markalarının ortak unsuru olarak seri marka haline geldiğini, bu ibare dışındaki kelimelerin başvuru markasına ayırt edicilik kazandırmadığını, başvuru markası ile müvekkili markaları arasında okunuş ve işitsel olarak iltibas oluştuğunu, tüketici nezdinde işletmesel köken anlamında bir bağlantı kurulabileceğini, müvekkili markalarının tanınmışlığından yarar sağlamak maksadıyla hareket edildiğini, bu durumun imaj transferine neden olacağını, davalının kötü niyetli olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı markasının davacı markaları ile iltibas oluşturup oluşturmadığı, başvurunun kötü niyetli olup olmadığı ve YİDK kararının yerinde olup olmadığı hususlarına ilişkindir. Dava, davalının “TARİHİ MEŞHUR... TULUMBACISI” ibareli marka başvurusuna karşı, davacının ... esas unsurlu markalarını mesnet göstererek iltibas, tanınmışlık ve kötü niyet hukuki sebep ve vakıalarına dayanarak yapmış olduğu itirazın nihai olarak reddine dair TÜRKPATENT YİDK'nın 2016-M-4057 kararının iptali ile davalı markasının hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası ve 25 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!