11. Hukuk Dairesi 2023/4559 E. , 2024/6410 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1845 Esas, 2023/972 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bodrum 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
(... ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi)
SAYISI : 2018/24 E., 2020/76 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
1.Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirkete ait olan "... Hotel"'in, bu isimle 1997 yılından bu yana Bodrum/Muğla'da faaliyet gösterdiğini, ... Hotel markasının 27.11.2000 tarihinde Türk Patent ve Marka Kurumu'nun (TÜRKPATENT) 2000/25689 hizmet nolu belgesiyle davacı şirket adına tescil edildiğini, ayrıca 27.11.2010 tarihli marka yenileme belgesiyle de 27.11.2020 tarihine kadar davacı şirket adına tescilli olduğunu, dört yıldızlı turistik bir otel olan ... Hotel'in, yerli ve yabancı turistlere hizmet verdiğini ve tanınmışlık düzeyinin oldukça yüksek olduğunu, başka bir şubesinin bulunmadığını, mülkiyeti davalı şirkete ait olan başka bir otelin de bir süredir "... Otel" ismiyle faaliyet gösterdiğinin davacı şirket tarafından tespit edildiğini, bahse konu otelin turizm yatırımı belgesinde de isminin "... Otel" olarak gösterildiğini ve otelin bu ismimde faaliyet gösterdiğini, davalı yanın taraflarına gönderdiği ihtarnameden anlaşıldığını, durumun düzeltilmesi için davalı şirkete ihtarname gönderildiğini, cevabi ihtarnamenin esasen davalı tarafça işbu davaya konu edilen tecavüz fiilinin ikrarı niteliğinde olduğunu, zira TÜRKPATENT'de "Burgaz Otel" olarak başvurmalarına rağmen oteli ... Otel ismiyle işlettiklerini ve aynı isimle turizm yatırım belgesi aldıklarının beyan edildiğini, talepleri üzerine Bodrum 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2017/74 D.İş sayılı dosyasında davalı şirkete ait otelin internet adreslerindeki görüntülerin tespitinin yapıldığını, bahse konu adreslerdeki içeriğin renkli yazıcılardan çekildiğini, ayrıca CD'ye de yüklendiğini, aynı sektörde kullanılan davacı şirket adına tescilli ... Hotel markasıyla ilişkilendirilme veya karıştırılma ihtimali yüksek olan ... Otel isminin davacı şirketin izni olmaksızın kullanılmasının marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin açık olduğunu, öte yandan bu hususun davacı şirkete birçok yönden zarar verme ve karışıklıklara neden olma potansiyelinin de bulunduğunu, müşterileri tarafından birçok kez "Lüleburgaz'da şube mi açtınız" şeklinde davacı şirket çalışanlarına sorular yöneltildiğini, yine yurt dışından yapılan bir kısım rezervasyonlarda karşılıklığa sebep olduğunu, müşteriler ve turizm acenteleri nezdinde yaklaşık 20 yıllık özenli çalışmayla oluşturulmuş olan olumlu algının, kendisiyle hiçbir ilgisi olmayan başka bir şirketin olası hatalı eylemleri nedeniyle olumsuza dönebileceğini, ki bu durumun davacı şirkete telafisi mümkün olmayacak şekilde zarar vereceğini, ayrıca özellikle turizm sektöründe Türkiye çapında tanınan davacı şirketin tescilli markasını belirtilen şekilde kullanan davalı tarafın bu şekilde haksız ve hukuka aykırı olarak menfaat elden ettiğini ileri sürerek davalı şirketin yukarıda belirttikleri eylemlerinin davacı şirketin marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, aynı konuda benzer muhtemel tecavüzlerin önlenmesine, mevcut tüm tecavüz fiillerinin durdurulmasına ve kaldırılmasına, bu kapsamda internet adreslerinde geçen "izer otel" isminin kullanımının engellenmesi de dahil olmak üzere bahse konu otel ismindeki "izer otel" kısmının her türlü kullanımının önlenmesine, otelin bir süre belirtilen isimle çalıştırıldığının bizzat davalı tarafça kabul edildiğinden, şu ana kadar oluşan yanlış algının mümkün olduğu kadar düzeltilmesi için, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin (g) bendi uyarınca masrafları davalı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete ve benzeri vasıtalarla ilan edilmesine talep etmiştir.
2.Karşı davada davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin 2016/55327 tescil numarası ile ... markasının 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin altıncı fıkrası hükmüne aykırı olarak tescil edildiğini, söz konusu madde hükmünde tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait ticaret unvanını içermesi halinde hak sahibinin itirazı üzerine reddedileceğini ifade ettiğini, yine 6102 sayılı Kanun'un 50 nci maddesi hükmünde de usulen tescil ve ilan edilmiş olan ticaret unvanının kullanma hakkının sadece hak sahibine ait olduğunun bildirildiği ileri sürülerek davacı şirketin adına kayıtlı 2016/55327 tescil numaralı ... markasının tüm sınıflar açısından hükümsüzlüğüne karar verilmesini ve sicilden terkin edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın taleplerinin haksız ve dayanaksız olduğunu, müvekkilinin eylemlerinin davacının marka hakkına tecavüz teşkil etmediğini, müvekkilinin unvanının eki olan "İZER" kelimesinin müvekkili şirketin kurucusu ve ortakları olan ... ve Naci ...'in soyadlarının kullanılması ile oluştuğunu, şirket unvanının eki olduğunu, ticaret unvanının ticari işletmenin görülebilecek her yerinde basılı evrak ve internet sayfasında kullanımının zorunlu olduğunu, bu sebeplerle ... ibaresinin kullanmasının önlenmesinin ve markaya da tecavüz ettiği tespitinin hukuken mümkün olmadığını, davacının bu ibareyi 2000 yılından bu yana, davalının ise 1993 senesinden bu yana kullandığını, ayrıca tecavüz edildiği iddia edilen markanın ... otel markası olmayıp şekil+izer hotel otelcilik ve turizm a.ş. ibareli marka olduğunu, kaldı ki davacı şirketin ... ismini 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (6102 sayılı Kanun) uyarınca haksız olarak kullandığını, internet sayfalarında ve sosyal medyada iş bu ibarenin kullanımının engellenmesinin yasal olarak talep edilmesinin mümkün olmadığını, müvekkili şirketin otelinin Lüleburgaz, Kırklareli'nde, davacı şirketin otelinin ise Bodrum Muğla'da olması ve tamamen farklı konseptlerde olması sebepleri ile davacı şirketin iddia ve taleplerinin haksız olduğunu, savunarak, davanın reddini istemiştir.
2.Karşı davada davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflarının aynı olması sebebi ile başta aralarında bağlantı olduğu izlenimi yaratılan iş bu davanın asıl dava ile bir bağlantısı olmadığını ve ayrılması gerektiğini, nitekim asıl davada davacı-karşı davalı müvekkili şirketin şekil + “... Hotel Otelcilik ve Turizm A.Ş.” ibareli markasına dayanılarak tecavüzün önlenmesi talep edilmiş iken davalı-karşı davacı şirket tarafından 2016/55327 tescil numaralı “...” ibareli markanın hükümsüzlüğünün talep edildiğini, hükümsüzlüğü talep edilen “...” ibareli markanın eğitim ve öğretim hizmetleri, sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri v.b. gibi faaliyetler ile ilgili hizmet markası olduğunu asıl davaya konu edilen otelcilik hizmetlerinin iş bu markanın konusunu oluşturmadığını; bahse konu “...” kelimesinin davacı-karşı davalı müvekkili şirket ortaklarının isimlerinin ilk iki harflerinin birleşiminden oluştuğu ve şirketin de unvanında yer alan bir ibare olduğunu, dolayısı ile kötüniyetli bir kullanım olmadığını, davalı-karşı davacı şirketin ticari unvanının belirleyici unsurunun “...” kelimesi değil, “... plastik” kelimeleri olduğunu, dolayısı ile 6769 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinin altıncı fıkrasına göre ancak “... plastik” ibaresinin kullanımının engellenebileceği; kaldı ki “...” ibaresinin sırf davalı-karşı davacı şirkete özgülenmiş bir işaret olmadığını,nitekim ticaret siciline işbu ibare ile kayıtlı olan 40’a yakın şirket mevcut olduğunu, bir ticaret unvanının değil de ancak “... plastik” veya “... otelcilik” ibaresini taşıyan başka bir marka tescilinin nispi red sebebi olabileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı karşı davalı şirketin tam ünvanının "... Otelcilik Ve Turizm İşletmeleri Anonim Şirketi" olduğu, 17.11.1994 tarihinde kuruluş tescilinin yapıldığı, daha sonra Bodrum Ticaret Sicil Müdürlüğüne naklinin yapıldığı, davalı şirketin tam ünvanının ise "..." olduğu, 18.10.1993 tarihinde şirket tescilinin yapıldığı, davacı şirket adına TÜRKPATENT ve marka kurumunda kayıtlı 2 adet marka olduğu, bunlardan birinin 2000/25689 başvuru tescil numaralı "... otel şekil" ibareli marka olup konaklama hizmetlerinin yer aldığı 2000 yılından bu yana davacı adına tescilli olduğu, 23.06.2010 tarihinde süresi içerisinde yenilemesinin yapıldığı, marka üzerindeki hak sahipliğinin devam ettiği, davacı adına kayıtlı "..." ibareli 41. sınıf kapsamında tescilli bir markanın daha bulunduğu, davalı şirket adına TÜRKPATENT kayıtlarında herhangi bir marka kaydına rastlanmadığı, ancak davalı şirket ortaklarından ... adına kayıtlı 2018/07147 başvuru tescil numaralı 43. sınıf kapsamında tescilli "necmi izer burgazotel" ibareli bir adet marka kaydının bulunduğu ancak dava dışı ... adına kayıtlı bu markadan davalı şirkete lisans verildiğine dair herhangi bir belge ya da bilginin dosyada yer almadığı, gerek davacının gerek davalının işaretleri içinde bulunan "..." ibaresinin sunulan hizmetin doğası gereği hizmeti tanımlayan ve tamlayan bir ibare olmadığı, markanın esaslı bir unsuru olduğu, her iki tarafın otelcilik hizmeti sunduğu, farklı şehirlerde olmalarına rağmen günümüzde turizm ve konaklama hizmet alım ve araştırmasının internet üzerinden yapıldığı düşünüldüğünde tüketiciler nezdinde sunulan hizmetin bir diğeri ile ilişkilendirilmesi ihtimalinin bulunduğu, karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, iltibaslı kullanım söz konusu olduğu, davacı tanık beyanlarıyla ortaya çıktığı üzere bir çok tüketicinin bu şekilde yanlış rezarvasyon yaptırdıkları, davacının markasının tescilli marka olmasına rağmen davalı-karşı davacı adına tescilli marka olmayıp ticaret ünvanı olduğu, ticaret ünvanının markanın sahip olduğu, ürün kaynağını ve kalitesini garanti etme, ürünü tanıtma işlevine sahip olmadığı, markasal kullanım hakkı vermediği, davalının, davacının markasını tescil ettirdiği 2000 yılına kadar otelcilik hizmet ve faaliyeti sunduğuna dair delil veya belge sunmadığı, turizm yatırım belge tarihinin 2015 olduğu, dolayısıyla davacının otelcilik hizmetine davalıdan çok önce başladığı ve markasını tescil ettirerek kullandığı, davacının kullandığı ibarenin otelcilik sektöründe ayırt edicilik kazanması ve önceliğinin davacıda olduğu, davalının "..." ibaresini markasal olarak kullanmasının (... Otel veya Lüleburgaz ... Otel) markaya tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu, davalının "... Otel" "Lüleburgaz ... Otel" ibarelerini anahtar sözcük, arama sözcüğü olarak kullanmasının marka ihlali ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, tecavüzlü kullanımların gerek fiziki ortamda gerekse internet ortamında önlenmesine, karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Ulusal çapta yayın yapan gazetede giderleri davalıya yüklenerek ilan edilmesine, ilan için kararın kesinleşmesinden itibaren 3 ay içinde başvuru gerektiğine, 3 ay içinde başvurulmadığında başvuru hakkının düşeceğine, karşı davanın ise tarafların faaliyet alanları önceye dayalı kullanım durumuna göre davacı- karşı davalının daha önce tanınmış hale getirdiği, davalı- karşı davacının bu durumun aksini ispata yarar delil veya belge sunmadığı anlaşıldığından karşı davanın ise reddine karar verilmiş, karar davalı-karşı davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı karşı davacının şirketin ticaret unvanını markasal şekilde kullandığı ve ... kelimesinin ticari şirketinin değil, verdiği hizmetin ayırt edilmesinde kullanmakta olduğu, davalının kullanımının otelcilik sektöründe daha önceye dayanan haktan ileri geldiğinin ispatlanamadığı, davalı tarafından yapılan kullanım tescilli marka ile iltibas oluşturduğu, karşı dava yönünden markanın hükümsüzlüğünün önceden tescilli bir ticari unvana dayanarak talebini yeterli olmadığı, tescilli ticaret unvanının markasal kullanımının, ibareyi tescilli marka sahibinden daha önce tanınmış hale getirildiğinin ispatlanamadığı, davanın her iki tarafı şirketlerin de tescilli ticaret unvanlarında "..." kılavuz ibaresinin yer aldığı, davalı - karşı davacın ticaret unvanındaki ibarenin kendisine bu anlamda ayrıcalık kazandırmadığı yönündeki bilirkişi heyet raporunun dosya kapsamına uygun, hükme esas almaya elverişli ve yeterli mahiyette tanzim edildiği gerekçesiyle davalı-karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davalı-karşı davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, marka hakkına tecavüzün tespiti, durdurulması ve muhtemel tecavüzlerin önlenmesi, davaya konu otel ismindeki "... Otel" kısmının her türlü kullanımının engellenmesi ve ilanı, karşı davanın ise davacı karşı davalı adına kayıtlı "..." markasının hükümsüzlüğü ve sicilden terkini istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin altıncı fıkrası ve 149 uncu maddesinin (g) bendi, 6102 sayılı Kanun'un 50 nci maddesi.
3. Değerlendirme
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı-karşı davacı vekilinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
16.09.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!