WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 28 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/4551 E.  ,  2024/6359 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/965 Esas, 2023/841 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2016/694 E., 2019/1138 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; yönetimine Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından el konulan dava dışı banka ile dava dışı borçlu Batı Un Gıda San. AŞ. arasında düzenlenen gelen kredi sözleşmesine davalıların müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduğunu, borcun zamanında ödenmemesi üzerine bankaca kredi hesaplarının kat edilerek borçlulara ihtar gönderildiğini ve temerrütün gerçekleştiğini, alacağın TMSF tarafından müvekkiline temlik edildiğini, temlik sözleşmesi uyarınca davalılar aleyhine başlatılan takibe davalıların itiraz ettiklerini ileri sürerek itirazın iptalini ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı ... cevap dilekçesinde; genel kredi sözleşmesinde borçlu veya kefil olmadığından sorumluluğunun bulunmadığını, davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığını, sözleşmenin 1999 yılında imzalanması nedeniyle alacağın zamanaşımına uğradığını, talep edilen faiz miktarı ve oranının haksız olduğunu savunarak davanın reddi ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı ... ... cevap dilekçesinde; genel kredi sözleşmesinin 05.05.1999 tarihli olduğunu ve alacağın zamanaşımına uğradığını, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan borcu olmadığını, söz konusu borcun ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan takipte ödendiğini, takibin mükerrer olduğunu savunarak davanın reddi ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, davanın 5411 sayılı Bankalar Kanunu'nun belirlediği süre içerisinde açıldığı, davalıların 818 sayılı Borçlar Kanunu (818 sayılı Kanun) hükümlerinin yürürlükte olduğu dönemde düzenlenen genel kredi sözleşmesindeki kefalet miktarlarının asıl borç için 15.000,00 TL ile yani kefalet miktarı ile sınırlı olduğu 818 sayılı Kanun uygulamasına ilişkin olarak yerleşik Yargıtay uygulamalarında kefilin kendi kefaleti ve temerrüdünün sonuçlarına katlanması gerektiği, alacağın likit olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne 15.000,00 TL asıl, 130.298,54 TL temerrüt faizi ve faizin %5 BSMV'si 6.514,93 TL olmak üzere, 151.813,47 TL'ye ilişkin itirazlarının iptaline, 15.000,00 TL asıl alacağa yıllık %27.50 faiz ve faizin %5 BSMV'si uygulanmak suretiyle takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı ... vekilince istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesince verilen karar usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.

3. Değerlendirme
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, davacı ...Ş. harçtan muaf olduğundan ödediği temyiz ilam harcı ve temyiz başvuru harcının isteği halinde temyiz eden davacı ...Ş.'ye iadesine, 12.09.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.