11. Hukuk Dairesi 2023/455 E. , 2024/3962 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1611 Esas, 2022/1330 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE
MAHKEMESİ : Ankara 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/156 E., 2020/240 K.
Taraflar arasındaki TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ile markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin 2017/110134 sayılı “...” ibareli marka başvurusuna müvekkilinin 2003/31010 sayılı “ŞİPŞAK” ibareli markasını mesnet göstererek yaptıkları itirazın TÜRKPATENT YİDK'nın kararı ile müvekkilinin markasına dair kullanımlarının yeterli görülmemesi nedeniyle nihai olarak reddedildiğini, oysa kullanıma dair delillerin ibraz edildiğini, taraf markalarının ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu ve aynı sınıf ürünler için tescil ettirilmek istendiğini, ayrıca başvurunun kötü niyetli olarak yapıldığını ileri sürerek TÜRKPATENT YİDK'nın 15.02.2019 tarih ve 2019-M-1290 sayılı kararının iptaline ve diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Diğer davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davacının itiraza mesnet markasını kullanmadığını, taraf markaların ve üzerinde kullanılacakları emtianın da benzer olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; dava konusu marka başvurusu ile davacının önceki tarihli markasının 29. sınıfta aynı tür emtiaları kapsadıkları, dava konusu markada "HASEK ET" ibaresi ile şekil unsurunun bütüne hakim ve ayırt edici şekilde yer aldığı, "ŞİPŞAK" ibaresinin diğer unsurlara göre küçük bir şekilde yazılmış olduğu, davacı markasının ise sadece "ŞİPŞAK" ibaresinden oluştuğu, "şipşak" ibaresinin tüketici üzerinde “hızlıca pişirerek tüketebileceği, kendisini uğraştırmayacak, günlük tüketime uygun, kolay hazırlayabileceği” gıda ürünleri için kullanılan bir işaret algısı edinebileceği, dolayısıyla ibarenin sahip olduğu anlam gıda ürünleri bakımından tanımlayıcı olmamakla birlikte çok da güçlü, özgün, yaratılmış bir marka algısını tüketicide yaratmayacağı, bu ibarenin dava konusu markadaki tali kullanımı nedeniyle tüketicilerin işaretler arasında benzerlik ilişkisi kurmayacağı, işaretler arasında görsel, işitsel ve kavramsal yönden bütünsel algıda oluşan farklılığın, ortalama tüketici nezdinde işaretlerin ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma ihtimaline neden olmayacağı, işaretler arasında işletmesel bağlantının varlığını ortaya koyacak hiçbir yakınlığın bulunmadığı, dava konusu markadaki “şipşak” ibaresinin kullanımının, davacı markasından imaj transferine yol açmayacağı, davacının işlem dosyasına sunduğu sınırlı sayıda ve pek çoğu tarihsiz veya dava konusu markadan sonraki tarihli oldukları tespit edilen delillerin, davacının markasını kullandığını/üçüncü kişilere verdiği izin ile kullandırdığını ispata elverişli olduğu kabul edilse dahi taraf markalarının birbirleri ile ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, tanınmışlık ve kötüniyet iddialarının ispatlanamadığı, hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı, YİDK kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; her iki markada dikkati çeken esaslı unsurun "ŞİPŞAK" ibaresi olduğunu, dava konusu markadaki "HASEK" ve "ET" ibarelerinin asli unsur olabilecek nitelik taşımadıklarını, taraf markalarının karıştırılması ihtimalinin bulunduğunu, tüketicilerin müvekkilinin ürün yelpazesini genişlettiğini düşüneceğini, başvurunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile içerisinde gıda mühendisi bulunan bilirkişi heyetinden alınan, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporunda da belirtildiği gibi, dava konusu başvuruda "ŞİPŞAK" ibaresinin tali unsur olarak kullanıldığı, her iki markada "şipşak" ibaresi ortak olmakla birlikte, başvurunun esas unsuru olan "HASEK ET" ibaresi ile şeklin markalar arasında görsel benzerlik oluşmasının önüne geçtiği, tüketiciler nezdinde markaların aynı iktisadi-idari kaynaktan geldiği yanılgısının oluşmayacağı, davacının, dosyaya sunduğu deliller ile başvuru tarihinden önce marka kullanımını da ispatlayamadığı, başvurunun kötü niyetli olarak yapıldığına dair delil sunulmadığı, YİDK kararının yerinde olduğu, dolayısıyla mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraf markalarındaki asıl unsurun "şipşak" ibaresi olduğunu, ... Et ibaresinin davalı markasının çatı unsurunu oluşturduğunu, dolayısıyla hem yerel mahkemenin hem de istinaf mahkemesinin dava konusu markanın esaslı unsuruna ilişkin yaptıkları değerlendirmelerin hatalı olduğunu, bütün olarak bakıldığında taraf markalarının işitsel, görsel ve kavramsal olarak benzer olduğunu, "şipşak" ibaresinin uzun yıllardır kullanımı ile halk arasında tanınan "..." markasının serisine dahil olduğunu, önceden tescil edilmiş markaların geçerliliğinin sorgulanamayacağını, müvekkilin markasını uzun yıllardır kullandığını ve tüketici nezdinde ayırt edici nitelik kazandırdığını, davalının başvuruya konu kullanımı ile müvekkiline ait "şipşak" ibareli marka ile müvekkili firma arasındaki bağın zayıflaması, müvekkili markanın sulanmaya başlaması ve davalının müvekkili markasından haksız yarar sağlaması tehlikesi bulunduğunu, davalı şirketin sınırsız sayıda marka belirleyebilecekken müvekkil şirkete ait markayı aynı sınıfta ve aynı ürünler için ayırt edilemeyecek kadar benzer bir şekilde tercih etmesinin kötü niyetli olduğunu, eksik ve hatalı inceleme ile karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalının 2017/110134 sayılı “...” ibareli marka tescil başvurusuna karşı, davacının 2003/31010 sayılı “ŞİPŞAK” ibareli markasını mesnet göstererek yaptığı itirazın reddine dair TÜRKPATENT YİDK'nın 15.02.2019 tarih ve 2019-M-1290 sayılı kararının iptali koşullarının oluşup oluşmadığı, taraf markaları arasında iltibas oluşup oluşmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.556 sayılı Markanın Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 8 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!