WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 18 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/4546 E.  ,  2024/2437 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla)
SAYISI : 2022/428 Esas, 2023/357 Karar

HÜKÜM : Davanın kabulü

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya sattığı malların bedelini tahsil edebilmek için yaptığı icra takibinin davalının kısmi itirazı nedeniyle durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin icra takibine kısmi itiraz dilekçesinde kabul ettiği 55.669,77 TL'lik kısım dışında davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, bu miktarın da icra takip dosyasına ödendiğini savunarak davanın reddini ve kötü niyet tazminatının davalıdan tahsilini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemenin Yargıtay (kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyarak verdiği 12.01.2021 tarihli, 2020/258 E., 2021/24 K. sayılı kararı ile davalının, davacı tarafından başlatılan icra takibine kısmi itirazda bulunduğu, davalının itiraz ettiği kısma ilişkin mal iadesinde bulunduğuna ve ayrıca hizmet sunduğuna ilişkin dosyaya herhangi bir delil sunmayarak ispat yükümlülüğünü yerine getiremediği, bilirkişi raporuna göre davacının kabul edilen miktar düşüldükten sonra 170.693,31 TL alacaklı olduğunun sabit olduğu, ancak davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan icra takibinde davalı tarafından kabul edilen alacak miktarı düşüldüğünde bakiye 169.626,55 TL'lik alacağının kaldığı ve talepten fazlasına karar verilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının icra dosyasındaki alacağın 169.626,55 TL'lik kısmına yaptığı itirazın iptali ile takibin aynı koşullarda bu kısım için aynen devamına, davacının alacağı likit olduğundan itiraz edilen 169.626,55 TL alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı
Dairemizin 07.06.2022 tarihli, 2021/1227 E., 2022/4546 K. sayılı kararı ile " 1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Dava, ticari alım - satımdan doğan alacağın tahsili amacıyla girişilen ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davalı şirketin itiraz ettiği kısma ilişkin mal iadesinde bulunduğuna ve ayrıca hizmet sunduğuna ilişkin herhangi bir delil sunulmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkemece uyulan Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 30.04.2019 tarih ve 2017/5356-2787 sayılı bozma ilamında, taraflar arasındaki ihtilafın davalı tarafından kesilen “satış faturası ciro primi, alan kullanım bedeli, teşhir bedeli, hizmet bedeli,lojistik bedeli, satış faturası iade” açıklamalı toplam 162.000,22 TL bedelli faturaların davacı defterlerine kayıt edilmemesinden kaynaklandığı, taraflar arasındaki ticari ilişki çerçevesinde, davalı yanın davacıya mal iadesinde bulunduğunu ve ayrıca hizmet sunduğunu usulüne uygun delillerle kanıtlaması gerektiğinden, taraflar arasında akdolunan sözleşme hükümleri de gözetilerek, aralarındaki ticari ilişki çerçevesinde davalının mal iadesi ve hizmet sunumuna konu yaptığı faturalar uyarınca malları davacı tarafa iade edip etmediği ve hizmet verip vermediğinin araştırılarak, gerektiğinde yeniden bilirkişi incelemesi de yaptırılıp tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesine yer verilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyulmasına rağmen bozma kararında belirtilen hususlara ilişkin akdolunan sözleşmelerin celp edilip değerlendirilmediği gibi davalı şirketin faturaları ve diğer belgeleri ibraz edebilmesi için verilen sürenin de davalı şirketin birleşmesi nedeniyle makul bir süre olmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle davalı şirkete bozma ilamında ihtilafa konu olan “satış faturası ciro primi, alan kullanım bedeli, teşhir bedeli, hizmet bedeli,lojistik bedeli, satış faturası iade” faturalarını ibraz etmesi için makul bir süre verilmesi ile sözleşmelerin celp edilerek gerekirse yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru olmamış kararın bozulmasını gerektirmiştir." gerekçesiyle hükmün bozulmasına ve dosyanın mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.

C. Mahkemece Bozma İlamına Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyulan bozma ilamı doğrultusunda davalı yana uyuşmazlık konusu olan “satış faturası ciro primi, alan kullanım bedeli, teşhir bedeli, hizmet bedeli, lojistik bedeli, satış faturası iade” faturalarını ibraz etmesi için süre verildiği, davalı tarafın sunduğu belgeler ile dosyada yer diğer bilgi ve belgeler çerçevesinde yeniden bilirkişi incelemesi yapıldığı, bilirkişi kök raporunda, bozma öncesi verilen kararda hüküm altına alınan tutarda davacının davalıdan alacaklı olduğunun belirtildiği, tarafların itiraz etmesi üzerinden dosyanın ek rapora gönderildiği ve ek raporda da aynı tespitte bulunulduğu, bu durumda ispat yükümlülüğü altında bulunan davalının mal iadesini ve hizmet sunduğunu usulüne uygun delillerle ispatlayamadığı, alacağın likit olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının icra dosyasındaki alacağın 169.626,55 TL kısmına yaptığı itirazın iptali ile takibin aynı koşullarda bu kısım için aynen devamına ve asıl alacağın %20 sine tekabül eden icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunulmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkeme kararının gerekçeden yoksun olduğunu, taraflar arasında akdedilen sözleşmeyle, uyuşmazlık vuku halinde müvekkili şirketin defter ve kayıtlarının esas alınacağının kararlaştırıldığını, delil sözleşmesi niteliğinde olan bu hükme göre müvekkili şirketin defter ve kayıtlarının esas alınması gerektiğini, müvekkili şirketin defter ve kayıtlarının ise savunmalarını doğruladığını, delil sözleşmesine yönelik savunmaları kabul edilmese dahi davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı müvekkili şirketin defterlerinin ise usulüne uygun tutulduğu gözetilerek yine müvekkili şirketin defterlerinin esas alınması gerektiğini, belirtilen hususların dikkate alınmadığını, müvekkili şirketçe davacı yana kesilen faturaların taraflar arasındaki sözleşmeye istinaden kesildiğini ve sözleşme hükümlerine uygun olduğunu, söz konusu faturaları davacıya tebliğ ettiklerini ancak davacının süresi içerisinde faturalara itiraz etmediğini, davacının bu faturaları kayıtlarına almamasından müvekkilinin sorumlu olmadığını, hiç bir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla Mahkemece icra inkar tazminatına hükmedilmesinin de doğru olmadığını zira alacağın likit olmayıp yargılamayı gerektirdiğini, haksız bir şekilde icra takibi başlatan davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini,
belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 67 inci maddesi.

3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

26.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.