11. Hukuk Dairesi 2023/453 E. , 2024/4215 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1621 Esas, 2022/1392 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/269 E., 2020/106 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin çikolata sektöründeki yenilikçi ürünleriyle Türkiye’de ve dünyadaki en önemli üretici firmalardan biri olduğunu, davalı şirket tarafından 2018/03726 sayılı şekil markasının 30. sınıfta yer alan emtia üzerinde tescili için yaptığı başvuruya müvekkilinin 2014/60153, 2014/32167, 2009/31893 sayılı tescilli markaları ve 2008/03020 sayılı tescilli tasarımını gerekçe göstererek itiraz ettiklerini, itirazın davalı Türk Patent ve Marka Kurumu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa başvuru ile müvekkilinin markalarının ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, başvurunun müvekkilinin markaları gibi 30. sınıf emtia üzerinde tescil edildiğini, tamamen şekilden ibaret markanın ayırt edicilikten yoksun olduğunu, başvurunun kötü niyetli olarak yapıldığını, herkesin kullanımına açık ayı şeklinin tesciline izin verilmemesi gerektiğini ileri sürerek, YİDK'nın 2019-M-3529 sayılı kararının iptaline ve davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde; taraf markaları arasında benzerlik bulunmadığını, sektörde ayı şeklinin kullanıldığını, davalı şirketin BUMBO ibareli markasının bulunduğunu ve bu tescilli markada yer alan şekil unsurunun işbu başvuruda tescil edilmek istendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu marka başvurusunun kapsamında yer alan malların tamamı yönünden emtia benzerliği koşulunun gerçekleştiği, davalının dava konusu marka başvurusunun ayı şeklinden oluştuğu, davacı adına tescilli markalardaki ambalaj görsellerinin üzerinde de ayı figürünün yer aldığı, taraf markalarında ayı figürasyonunun farklı olduğunun rahatlıkla ayırt edilebildiği, markalar arasında benzerlik tespit edilemediği, ayı şeklinin kullanımının tek bir firmanın tekeline verilmesinin doğru olmayacağı, ayı figürünün 30. sınıfta yer alan emtialar için algı yaratabilecek bir cins, vasıf, kalite, miktar belirten bir özelliğinin bulunmadığı, ayı figürünü gören bir tüketicinin aklına ilk etapta bisküvi, çikolatanın gelmeyeceği, davalının dava konusu 2018/03726 sayılı marka başvurusu ile davacının markaları arasında iltibas tehlikesinin oluşmadığı, dava konusu başvurunun ayırt edici olduğu ve tanımlayıcı nitelikte olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraf markalarının ayırt edilemeyecek derecede benzediğini, emtia sınıflarının da aynı olduğunu, ortalama tüketicilerin dava konusu şekil markası ile karşılaşması halinde üretici firmayla bağ kurması veya piyasadaki aynı sınıftaki ürünlerden farklı bir ürün olarak algılamasının, bir marka olarak tanımasının mümkün olmadığını, herkesin serbestçe kullanımına açık olan şekillerin tesciline izin verilemeyeceğini ileri sürerek, mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 4 üncü maddesi uyarınca bir teşebbüsün mallarının veya hizmetlerinin diğer teşebbüslerin mallarından veya hizmetlerinden ayırt edilmesini sağlaması ve marka sahibine sağlanan korumanın konusunun açık ve kesin olarak anlaşılmasını sağlayabilecek şekilde sicilde gösterilebilir olması şartıyla markaların şekillerden oluşabileceği, somut ayırt ediciliği bulunan ve davacının tasarım ve markalarındaki ayı figüründen belirgin derecede farklı olan başvurunun 30. sınıf emtiaların doğal yapısına ilişkin bir şekil olmadığı, olağan şekillerinden farklı olduğu, kapsanan mallara doğrudan atıfta bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6769 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!