WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/4503 E.  ,  2024/1723 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
SAYISI : 2023/49 Esas, 2023/259 Karar
DAVACILAR : 1....
2.... vekilleri Avukat ...
FER'Î MÜDAHİLLER : 1.... (...) vekili Avukat ...
2.Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (...) vekili Avukat ...
DAVA TARİHİ :
HÜKÜM : Ret

Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin davalı bankanın (Yurtbank A.Ş.) cazip reklam kampanyalarının etkisi ile Yurtbank A.Ş.'nin şubesine giderek 22.11.1999 tarihinde Yurtbank A.Ş'de off-shore hesabı açtıklarını, aynı tarihte bu hesaba 185.000,00 TL yatırdıklarını, davalı bankanın yönetimine tasarruf mevduatı sigorta fonu tarafından 21.12.1999 tarihinde el konulduğunu, davalı bankanın taahhüt ve güvencelerine rağmen müvekkillerinin alacaklarının ödenmediğini ve basına off-shore hesapların ödenmeyeceğinin yansıdığını, davalı bankanın paravan off-shore banka kurmak ve bu bankanın ardı arkasına gizlenmek suretiyle toplamış olduğu mevduatı yine kendisinin tasarruf ettiğini ve grup şirketlerine usulsüz krediler vermek suretiyle tükettiğini, davalı bankanın paravan banka kurmak suretiyle kanuna karşı hile yaptığını ve mevduat sahiplerini yüksek faiz vaadi ile kandırarak off-shore bankası adına açılan hesaplara mevduat yatırmaya yönelttiğini, toplamış olduğu mevduatları hayali şirketlere usulsüz krediler vermek suretiyle tükettiğini iddia ederek davalı bankaya 22.11.1999 tarihinde yatırılan 185.000,00 TL mevduatın davalı bankadan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu iddianın ve iddia edilen borç varsa borcun muhatabının ve sorumlusunun borcu üstlenen ... olduğunu, husumet itirazlarının bulunduğunu, zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, davacı tarafça hile kullanılarak iradelerinin sakatlandığı iddia ediliyor ise de bu yönden dava açmak için bir yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacının iradesinin yanıltılmasının söz konusu olmadığını, davacının para yatıracağı finans kuruluşu hakkında gerekli araştırmayı yapmak suretiyle tedbirli bir tutum içerisine girilmesi gerekirken kendisinden beklenen bu özeni göstermemiş olmasından ve riske girmesinden müvekkili bankanın sorumlu tutulamayacağını, davacının niyetinin ve zararın meydana gelmesinde müterafik kusurunun sorgulanması gerektiğini, müvekkili bankanın Yurt Security Off Shore Bank Limited nezdindeki mevduatlar için herhangi bir garantisinin bulunmadığını, müvekkili bankanın vekalet görevini yerine getirdiğini, dava konusu paraların müvekkili banka bünyesinden çıkarak ayrı bir tüzel kişiliğe sahip Yurt Security Off Shore Bank Limited hesaplarına havale edildiğini, bu aşamadan itibaren Yurtbank'ın sorumluluğun Yurt Security Off Shore Bank Limited'e geçtiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

Feri müdahil ... vekili ve feri müdahil ... vekili davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen İlk Karar
Mahkemece13.12.2018 tarih, 2018/191 E. ve 2018/776 K. sayılı kararı ile davacıların 22.11.1999 tarihinde Yurtbank A.Ş. şubesinde off-shore hesabı açtırdığı, daha sonra 21.12.1999 tarihinde davalı bankaya ... tarafından el konulduğu, davalı bankanın taahhütlerine rağmen davacıya ödemenin yapılmadığı, davalı banka hissedar ve yöneticileri hakkında açılan ceza davası sonucu verilen mahkûmiyet kararının onandığı, müşteri ile banka arasında vekâlet sözleşmesinin bulunduğu, bu sözleşme gereği vekilin görevini özenle yapmak ve müvekkilinin menfaatlerini özenle korumakla görevli olduğu, banka ile off-shore arasında organik bir bağ olduğu, bu organik bağın mudileri aleyhine örgütlü, planlı ve kasıtlı olarak kötüye kullanıldığı ve mudilerinin zarara uğratıldığı, davalı Yurtbank'ın yatırılan mevduat alacağından sorumlu olduğu, satış ve birleştirme işlemleri nedeniyle davalı ING Bank'ın davacıların mevduat alacağından sorumlu olduğu, ceza mahkemesi kararının kesinleşmesi göz önüne alındığında zamanaşımının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile 185.000,00 TL'nin 22.11.1999 tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Yasa'nın 2 nci maddesine göre belirlenen avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir. Karar, davalı vekili ile fer’i müdahil ... ve fer’i müdahil ... vekilince temyiz edilmiştir.

B. Birinci Bozma Kararı
Dairemizin 27.10.2022 tarih, 2019/939 E. ve 2022/7490 K. sayılı kararıyla Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu’nun 22.04.2022 tarih, 2021/7 E. ve 2022/2 K. sayılı kararı gereğince, mudilerin off shore alacaklarının tahsiline yönelik açtıkları davalarda zamanaşımının başlangıcının tespitinde off shore hesabına aktarma tarihi esas alınarak, daha önceden temyiz incelemesinden geçmiş dosyalar bakımından içtihadı birleştirme kararının, usuli kazanılmış hakkın istisnalarından biri olduğu gözetilerek, zamanaşımına ilişen temyiz itirazları konusunda bir değerlendirme yapılması ve davalı tarafça zamanaşımı hususunda bir temyiz sebebi ileri sürülmemiş olsa dahi, feri müdahil tarafından temyiz nedeni olarak getirilmek kaydıyla davalı yönünden zamanaşımı incelemesinin yapılması, dava konusu olay bakımından ceza mahkemesince banka yöneticilerinin eyleminin dolandırıcılık olarak nitelendirildiği gözetilerek uzamış ceza zamanaşımı süresinin bu suça göre belirlenmesi ve uzamış ceza zamanaşımı süresinin 10 yıllık zamanaşımı süresinden kısa olması halinde her halükarda 10 yıllık zamanaşımı süresinin esas alınması, zamanaşımı durduran ve kesen sebeplerden davacı tarafça daha önce açılmış olan bir dava bulunması halinde zamanaşımı süresinin, o davanın kesinleşme tarihinden itibaren 10 yıl olarak kabul edilmesi gerektiği, somut uyuşmazlıkta davacı yanın 22.11.1999 tarihinde Yurtbank A.Ş.’ye yatırdığı parası banka yetkilileri tarafından KKTC’de kurulan paravan Yurt Security Off Shore Bank Ltd. adlı kıyı bankası hesabına aktarılmış, işbu dava ise 04.03.2015 tarihinde açılmış olmakla 10 yıllık zamanaşımı süresi dolan işbu davada zamanaşımı sebebiyle ret kararı verilmesi gerektiği gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

E. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı yanın 22.11.1999 tarihinde Yurtbank A.Ş.’ye yatırdığı paranın banka yetkilileri tarafından KKTC’de kurulan paravan Yurt Security Off Shore Bank Ltd. adlı kıyı bankası hesabına aktarıldığı, bu durum üzerine davacının alacak davasını 04.03.2015 tarihinde açılmış olduğu anlaşılmakla; davanın 10 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde açılmadığı ve bu durumun davalı yanında davaya müdahil olan davalılar tarafından cevap dilekçelerinde ileri sürüldüğü anlaşılmakla davanın zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; verilen kararın haksız olduğunu, 1999 yılında bankaların batması ile yaşanan hadiseden sonra müdilerin ikinci kez mağdur olduğunu, bankaların kapatılmasının üzerinden 10 yıl geçtikten sonra kesinleşmiş kararları gören mudilerin dava açtığını, yarısından fazlasının paralarını aldıklarını, ancak onama veya karar düzeltme aşaması bekleyen diğer mudiler açısından verilen bu karar ile mağdur olduklarını, birçoğunun onama aşamasında paralarını aldıklarını, şimdi ise reeskont faizi ile bu paraları iade edeceklerini, Yargıtay İçtihadi Birleştirme Kararının zamanaşımına ilişkin hukuk ilkelerinin ihlal eder nitelikte olduğunu, 10 yıllık sürenin YİBK kararında vurgulandığı üzere davanın açılabileceği azami süre olduğunu, zamanaşımının başlangıcının tespitinde off-shore hesabına aktarılan aktarma tarihinin esas alınması belirtildiğinden somut uyuşmazlık yönünden zamanaşımı başlangıcının 1999 yılı olduğunun kabulü, bu itibarla 10 yıllık zamanaşımı süresinin uyuşmazlıkta uygulanmasının mümkün olmadığının kabulü gerektiğini, 756 sayılı Türk Ceza Kanunun 102 ve 104 üncü maddesinin ikinci fıkrasına göre suç tarihi 1999 tarihinden sonra dava tarihi itibariyle ceza zamanaşımının gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespiti ve sonuca göre karar verilmesi gerekirken bu şekilde karar verilmesini mağduriyete yol açacağını, YİBHGK kararında karşı oy gerekçesinin İBHGK'nun zamanaşımının paranın off shore hesabına aktarılma tarihinin esas alınması gerektiğine katılmadıkları yönünde olduğunu, haksız karar ile binlerce mudinin mağdur olacağı, almış oldukları ve tasarruf etmiş oldukları paraları, yargılama giderleri, vekâlet ücretleri harçları dahil ödemek zorunda kalacaklarını, yargıya adalete olan güvenin sarsılacağını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı ING Bank A.Ş.'nin külli halefi olduğu Yurtbank Bank A.Ş.’de bulunan davacı mevduatının, davacının iradesi fesada uğratılarak off shore hesabına gönderildiği iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
Mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 60 ıncı maddesi

3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 73 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince tüketici mahkemelerinde tüketici tarafından açılan davalar harçtan muaf olduğundan, davacılardan harç alınmasına yer olmadığına

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

04.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.