WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 29 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/4428 E.  ,  2024/6210 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1098 Esas, 2023/807 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2020/121 E., 2021/292 K.

Taraflar arasındaki ipoteğin fekki davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin taşınmazı üzerinde ipotekler bulunduğunu bilerek dava dışı ...'tan 15.11.2012 tarihinde satın aldığını, taşınmaz üzerinde ipoteği bulunan dava dışı Ziraat Bankasına kredi müşterisi şirketin (Petek 1 İnşaat ... Ltd.Şti.) olan borcunu (64.000,00 TL) müvekkilinin ödemesi üzerine bu bankanın ipoteği hemen kaldırdığını, davalı bankanın Aydınlıkevler / Ankara şubesine giderek aynı şirketin (Petek 1... İnş...Ltd.Şti) kredi borcunun güncel kapama bakiyesinin 137.000,00 TL olduğunu öğrenen müvekkilinin bu miktarı bankaya yatırarak, ipotek ile teminat altına alınan kredi borcunun 132.000,00 TL'lik bölümünü 31.12.2012 tarihinde, 5.000,00 TL'ye de 02.01.2013 tarihi itibariyle bankaya ödediğini, ancak, taşınmaz üzerindeki ipoteğin kaldırıldığını düşünen müvekkilinin 2014 yılında davaya konu taşınmazı satma tasarrufunda bulunduğunda ipoteğin kaldırılmadığını öğrendiğini, davalı banka şubesine ipoteğin kaldırılması talebiyle 15.05.2014 tarihli dilekçesi ile müracaat eden davacının bu isteğinin bankaca kabul edilmediğini ve daha önce yatırmış olduğu paradan (137.000,00 TL) hiç bahsedilmeyerek, dava dışı kredi borçlusu şirketin 136.000,00 TL borcunun 09.06.2014 tarihine kadar ödenmesi durumunda ipoteğin kaldırılacağının bildirildiğini, daha sonrada yaptığı başvurudan da sonuç alamadığını, son olarak 15.08.2014 tarihli ihtarname ile kredi borçlusu şirketin hesabının kat edildiğinin ve takibe aktarılacağının kendisine bildirildiğini ileri sürerek ipoteğe karşılık yatırdığı (137.000,00 TL) ile ipoteğin bedelsiz kaldığından dava dışı şirketin kredi borcunu ödediğinden dolayı satın aldığı Ankara/Yenimahalle 61520 ada 1 parsel zemin kat 28 nolu dükkan üzerindeki 600.000,00 TL ipoteğin kaldırılmasını talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; açılan davayı kabul etmediklerini, ipoteğin kaldırılması istenilen taşınmazın, bankanın Aydınlıkevler Şubesine borçlu Petek 1 inş... Ltd. Şti'nin kullanmış olduğu kredilerin teminatı olarak 1.dereceden 600.000,00 TL ipotek konulduğunu, söz konusu taşınmazın ipotek şerhi ile birlikte davacıya devredildiğini, ipotek resmi senet akit tablosunun 1. maddesi içeriği gereğince ipoteğe konu taşınmaz lehine ipotek tesis edilen firmanın müvekkili banka nezdindeki tüm borçlarının tahsili halinde ipotek fekkinin mümkün olabileceğini, asıl borçlu firmanın edimlerini yerine getirmemesi üzerine Ankara 8.İcra Müdürlüğünün 2014/18687 esas sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe geçildiğini, 01.07.2014 hesap kat tarihi itibariyle, davaya konu ipotek kapsamında bankanın 141.583,85 TL alacağı olduğunu ve Borçlar Kanunu 127. ve Medeni Kanun 884. maddelerine göre ipotek yükü ile taşınmazı edinmiş malikin borçluya ait koşullar içinde borcu ödeyerek taşınmaz üzerindeki ipoteğin kaldırılmasını isteyebileceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından ipotek borcuna karşılık olarak yatan paranın dava dışı borçlu şirketin borçlarına mahsup edilebilmesi bakımından borçlu şirketten talimatın beklenmesine gerek bulunmadığı, ödemeyi ipotekle teminat altına alınmış kredi risklerine mahsup etmeyip dava dışı borçlu şirketin serbestçe tasarrufuna sunmuş olan davalı Bankanın bankacılık uygulamaları ve teamüllerinin gerektirdiği işlem sürecine uygun hareket etmediği, ödeme tarihindeki güncel borcun davacı tarafından ödendiği , icra takibinin ödeme tarihinden sonra yapıldığı, icra masrafları ve faizden davacının sorumlu olmadığı, gayrinakit borç bulunmadığı, davacı aleyhine icra takibi yapılmadan önce borcun davacı tarafından ödenmiş olduğu gerekçesiyle ipoteğin fekki talebi ile açılan davanın kabulüne, Ankara ili, Yenimahalle İlçesi, 61520 Ada, 1 parsel, zemin kat 28 no'lu dükkan niteliğindeki bağımsız bölüm üzerinde davalı banka lehine tesis edilen 600.000,00 TL bedelli ipoteğin fekkine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili banka şubesi ile dava dışı şirket arasında imzalanan kredi sözleşmesine istinaden dava dışı şirkete kredi kullandırıldığını, dava konusu taşınmazın da kredinin teminatı olarak ipotek verildiğini, ipoteğin 1. dereceden ve fekki bankaca bildirilinceye kadar hüküm ifade edeceğini ve süresiz olduğunu, davanın önce Asliye Hukuk Mahkemesinde açıldığını, mahkemece açılan davanın kredi borçlu firmanın ticari mevduat hesabına davacının para yatırmasının alım satım işlerinin olağan akışına aykırı olduğu ve davacıyla müvekkili banka arasında ipotek fekki hususunda bir mutabakat bulunmadığından davanın reddine karar verildiğini, müvekkili banka ile davacı arasında ipoteğin fekki konusunda bir mutabakat veya kredinin erken ödenmesine ilişkin bir anlaşma bulunmadığını, kredi kullanan firmanın erken ödeme talebinde bulunması halinde bankanın bunu kabul etmesi gerektiğini, bankada böyle bir talebin bulunmadığını, bankanın kabulünün de olmadığını, ipoteğin kaldırılması konusunda mutabakat sağlanmadan kredi borçlusu firmanın ticari mevduat hesabına davacının 137.000,00 TL para yatırmasının alım satım işlerinin olağan akışına aykırı olduğunu, ipoteğin fekkinin zimmi mutabakat ile ipoteğin fek edilemeyeceğini, paranın firmanın mevduat hesabına değil kredi hesabına yatırılması gerektiğini, ayrıca kredi müşterisinin kullanmış olduğu kredide herhangi bir aksama da söz konusu olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı iledavalı banka ile dava dışı Petek 1 İnş. ... Ltd. Şti. arasında 12.01.2012 tarihli, 500.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, dava dışı şirketin kullanacağı kredilerin teminatı olarak 600.000,00 TL limitle dava konusu taşınmazın davalı banka lehine 1.dereceden ipotek verildiği, taşınmaz üzerinde davalı banka ile birlikte dava dışı Ziraat Bankası'nın da ipoteğinin bulunduğu, davacının taşınmazı ipotek yüklü olarak satın aldığı, davacı tarafından 31.12.2012 tarihinde "... ödenen meblağa mahsuben" açıklamasıyla 132.000,00 TL ve 02.01.2013 tarihinde de "... ipoteğin kaldırılması için kalan meblağ" açıklamasıyla 5.000,00 TL'nin davalı bankanın şubesinde yatırıldığı, dava dışı şirketin 31.12.2012 tarihi itibariyle davalı bankaya toplam 133.096,42 TL borcunun bulunduğu, 28.12.2020 tarihli davalı banka vekilinin yazılı beyanına göre 31.12.2012 tarihi itibariyle dava dışı şirketin teminat mektubundan kaynaklanan herhangi bir gayri nakdi riski bulunmadığı, hal böyle olunca ilk derece mahkemesinin gerekçesinde de belirtildiği üzere davalı bankaca, davacı yanca ipotek borcuna karşılık olarak yatırılan paranın dava dışı şirketin borçlarına mahsup edilebilmesi bakımından borçlu şirketin talimatı beklenmeksizin ödemeyi dekontlarındaki açıklamalar da gözetildiğinde ipotekle teminat altına alınmış kredi risklerine mahsup etmesi gerekirken dava dışı şirketin tasarrufuna sunmuş olmasından ötürü davalı bankanın bankacılık uygulamalarına ve teamüllerine aykırı davrandığı, davacının yapmış olduğu ödemenin dava dışı şirketin borcunu karşıladığı, tüm bu nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin davanın kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizliğin görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ipoteğin fekki şartlarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

10.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.