11. Hukuk Dairesi 2023/4421 E. , 2024/1892 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2015/701 Esas, 2023/148 Karar
ASIL DAVADA
BİRLEŞEN İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2015/543 E.
SAYILI DOSYASINDA
DAVA TARİHİ : 01.03.2011 (Asıl dava) 16.03.2011 (Birleşen dava)
HÜKÜM : Asıl davanın kısmen kabulü, birleşen davanın kabulü
Taraflar arasındaki asıl davada alacak, birleşen davada men ve istirdat davalarının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak asıl davanın davacısı vekili ile asıl ve birleşen davanın davalısı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava konusu meblağ 133.657 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle uygulanması gereken 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 3156 sayılı Kanun ile değişik 438 inci maddesi gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; taraflar arasında 13.06.2006 tarihli otogaz bayilik sözleşmesinin imzalandığını, sözleşme kapsamında müvekkilinin davalının işlettiği otogaz istasyonuna gerekli demirbaş ve techizatı verip yatırım desteği sağladığını, sözleşmede belirtilen süre dolmadığı halde davalının 14.09.2010 tarihli ihtarname ile sözleşmenin Rekabet Kurumunun 2002/2 ve 3 sayılı tebliğleri gereğince 18.09.2010 tarihi itibariyle geçersiz hale geldiğinden bahisle sona erdiğini iddia edip yeni sözleşme imzalanmayacağını bildirdiğini, oysa sürenin 13.03.2011 tarihine kadar devam ettiğini, davalının bu eyleminin haksız fesih niteliği taşıdığını, bu hususların da davalıya 17.09.2011 tarihli ihtarname ile bildirildiğini, davalının halen başka bir firmanın otogaz bayisi olarak faaliyet gösterdiğini, sözleşmenin 14/b maddesi uyarınca müvekkilinin zararını ve satış kaybından doğan mahrum kaldığı kârı talep edebileceğini ileri sürerek şimdilik 8.000,00 TL kâr kaybının avans faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili, 18.12.2018 tarihli ıslah dilekçesi ile alacak taleplerini 65.770,07 TL+KDV olarak ıslah ettiklerini belirtmiştir.
2.Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; müvekkilinin bayilik sözleşmesi kapsamında davalıya demirbaşlar verdiğini, davalının süresi dolmayan sözleşmeyi haksız feshettiğini, halen aynı istasyonda başka bir firmanın otogaz bayiliğini yaptığını, ancak ariyet aldığı demirbaş malzeme ve teçhizatı iade etmediğini, müvekkilinin muvafakatı olmadan bu malzemeleri kullanamayacağını ileri sürerek anılan menkullerin istirdadını, bunların bulunmaması halinde 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (2004 sayılı Kanun) 24 üncü maddesinin tatbikini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; Rekabet Kurulu ve yargı kararları gereğince 05.09.2005 tarihli sözleşmesinin 5. yılın sonu olan 05.09.2010 tarihinde sona erdiğini, sözleşmenin uzatılmayacağının davacıya ihtarname ile bildirildiğini, her ne kadar gaz verilmesi esnasında davacı ile tekrar sözleşme imzalanmışsa da ilk sözleşmenin esas alınması gerektiğini, bir erken fesihten söz edilemeyeceğini, davacının sözleşmenin 14. maddesi kapsamında kâr kaybı isteyemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı vekili birleşen davaya cevap dilekçesinde; Rekabet Kurulu ve yargı kararları gereğince 05.09.2005 tarihli sözleşmesinin 5. yılın sonu olan 05.09.2010 tarihinde sona erdiğini, sözleşmenin uzatılmayacağının davacıya ihtarname ile bildirildiğini, her ne kadar gaz verilmesi esnasında davacı ile tekrar sözleşme imzalanmışsa da ilk sözleşmenin esas alınması gerektiğini, bir erken fesihten söz edilemeyeceğini, sözleşmenin süre bitimi nedeniyle sona ermesi sebebiyle her türlü ekipmanın bayiye bırakılacağının ek protokolün 2. maddesi hükmü gereği olduğunu, malzemenin iadesinin istenemeyeceğini, davacının kurumsal kimlik, işaret ve logoları zaten teslim aldığını, müvekkilinin sözleşmenin sona ermesinden sonra başka bir firma ile sözleşme imzaladığını, menkullerin hiçbirinin şu anda kullanılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Birleşen Davada Verilen Karar
Mahkemece birleşen davada 08.07.2014 tarih, 2013/579 E. ve 2014/185 K. sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Birleşen Davada Bozma Kararı
Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 02.03.205 tarih, 2014/14965 E. ve 2015/2851 K. sayılı kararıyla davacının 13.03.2006 tarihli LPG Bayilik Sözleşmesine dayanarak işbu davayı açtığı, davalının taraflar arasında daha önce 05.09.2005 tarihli bayilik sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme dikkate alındığında feshinin haklı ve süresinde olduğunu savunduğu, akaryakıt bayiliğine ilişkin 05.09.2005 tarihli sözleşmenin tarafının davacı şirket değil dava dışı Aytemiz Akaryakıt Dağıtım ve Paz. A.Ş. olduğu, iddianın dayanağı 13.03.2006 tarihli LPG bayilik sözleşmesinin davalı tarafından süresinden önce feshedildiği, davalının haksız feshi karşısında davacının taleplerinin irdelenerek bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile düzenlenen bilirkişi raporuna göre davanın reddinde isabet görülmediği gerekçesiyle birleşen davada verilen karar bozulmuştur.
C. Mahkemece Asıl Davada Verilen Karar
Mahkemece asıl davada 08.05.2014 tarih, 2013/580 E. ve 2014/137 K. sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
D. Asıl Davada Bozma Kararı
Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 12.03.2015 tarih, 2015/1221 E. ve 2015/3514 K. sayılı kararıyla taraflar arasında 13.03.2006 tarihinde 5 yıl süreli LPG satışına ilişkin sözleşme imzalandığı, dava dışı Akpet Dağıtım A.Ş. ile yapılan sözleşmenin, bu sözleşmeden ayrı bir sözleşme olduğu, 13.03.2006 tarihli LPG satış sözleşmesi uyarınca davalının feshinin haklı olup olmadığı araştırılıp, sonucuna göre davacının talepleri doğrultusunda bir alacağının bulunup bulunmadığı belirlenip varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle karar bozulmuştur.
E. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının dayandığı 05.09.2005 tarihli bayilik ve işletmecilik sözleşmesinin tarafının davacı değil dava dışı Aytemiz Akaryakıt Dağ. ve Paz. A.Ş. olduğu, davacının dayandığı 13.03.2006 tarihli bayilik sözleşmesinin ise davacı şirketin ünvan değişikliği öncesi Aytemiz Gaz Tic. ve San. A.Ş. ile imzalandığı, Yargıtay ilamında iddianın dayanağı 13.03.2006 tarihli sözleşmenin davalı tarafından süresinden önce feshedildiğinin belirtildiği, davacının, süresinden önce yapılan haksız fesih nedeniyle 60.533,89 TL kâr kaybının hesaplandığı, birleşen davada; taraflar arasındaki ve davanın dayanağı olan 13.03.2006 tarihli sözleşmenin 14/b bendinde bayinin Aytemiz Gaz’ın feshi ihbarında tayin edeceği müddet içinde Aytemiz Gaz’ın kendisine ariyet olarak verdiği malzemeleri teslim aldığı gibi mükemmel şekilde iade ve teslim ile mükellef olduğu yönünde düzenleme yapıldığı, davacının davalıya teslim ettiği bildirilen 1adet 4 kw akuple kademeli pompa sta 318 71c/gh (cemp ), 1adet astro 122 çift tabancalı lpg dispenser, 1 adet 10 m3 yeraltı lpg stok tankı ve 1 adet By- pass B -166 1 corken valfın iadesini istediği, dava dilekçesinde yazılı ürünlerin davalının delil olarak sunduğu söküm tutanağında yer almadığı, bu ürünlerin davalıya teslimi ve davalı uhdesinde kaldığı hususunun çekişmesiz olduğu, talimat mahkemesince yapılan keşif sonucu üç kalem ürünün bulunduğu, bir kalem ürünün bulunamadığı, mevcut olmayan ürünün dava tarihi itibariyle değerinin tespit ettirildiği, taraflar açısından bağlayıcı olan sözleşmenin davalı yanca süresinden önce ve haklı sebep olmaksızın haksız feshi nedeniyle iadenin istenebileceği gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, 60.533,89 TL alacağın 01.03.2011 dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya dair talebin reddine, birleşen davanın kabulüne, 1adet astro 122 çift tabancalı lpg dispanseri, 1 adet 10 metreküp yer altı lpg stok tankı, 1 adet 4 kw akuple kademeli pompa bta 318 ürünlerin davalıdan istirdadına, edimlerin ifası hususunda 2004 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesinin uygulanmasına, 1 adet by-pass b-166 1 corken valf ürününün dava tarihi itibariyle bedeli olan 717,65 TL’nin davalıdan istirdadına, bu miktarın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davanın davacısı vekili ile asıl ve birleşen davanın davalısı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Asıl davada davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; önceki kök ve ek raporda alacaklarının 65.770,07 TL olarak tespit edildiğini, buna göre taleplerini ıslah ettiklerini, 21.08.2020 tarihli raporda ise maddi hata yapıldığı gerekçesiyle tutarın 60.533,89 TL’ye indirildiğini, bu hatanın bilirkişiden kaynaklandığını, reddolunan 5.236,18 TL için aynı tutarda karşı vekâlet ücretine hükmedilmesinin hakkaniyete aykırılık taşıdığını ileri sürerek karşı vekâlet ücreti yönünden kararın düzeltilerek onanmasını istemiştir.
2. Asıl ve birleşen davada davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; asıl ve birleşen davalarda önceden verilen davanın ret kararlarının bozulmasına ilişkin Yargıtay kararlarının yeknesaklık arzetmediğini, protokolde yer alan önel verilmeden dava açıldığından asıl ve birleşen davaların reddinin gerektiğini, ek protokol uyarınca sözleşmenin bayi tarafından feshi halinde bir müeyyide öngörülmediğini, davacı tarafından gerçekleştirilmiş tek taraflı bir feshin de bulunmadığını, davacının demirbaş iadesi ve kâr kaybı isteyemeyeceğini, grup şirketleriyle imzalanan 05.09.2005 ve 13.03.2006 tarihli sözleşmelerin bağlantılı olduğunu, sözleşmenin 5 yıllık bitim süresine uyularak müvekkilince feshedildiğini, erken fesihten söz edilemeyeceğini, Akpet Akaryakıt Dağıtım ve Paz. A.Ş. ile davacının grup şirketi olduklarını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla ıslah edilen tutara ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini, gerekçeli karar başlığında dava tarihinin yanlış gösterildiğini, corken valfın sıfır fatura tutarının KDV hariç 326,26 TL olduğunu, bilirkişinin günümüzdeki sıfır değeri üzerinden geriye giderek hatalı değer tespit ettiğini, bir an için günümüzdeki değerinden yola çıkarak değer tespiti gerektiği düşünüldüğünde de teslim tarihine kadar geriye gidilerek değerinin bulunabileceğini, bu ürünün TL üzerinden fiyatlandırıldığını, USD üzerinden yapılan hesaplamaya dayalı kararın yerinde olmadığını, ürünlerin istirdadına karar verilemeyeceğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl dava alacak, birleşen dava men ve istirdat istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.818 sayılı Borçlar Kanunu'nun (818 sayılı Kanun) 1 vd. maddeleri, 63 üncü maddesi.
2. 2004 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesi
3. Değerlendirme
1.Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl davada davacı vekilinin tüm, asıl ve birleşen davada davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2. Davacı, asıl dava dilekçesinde 8.000,00 TL'nin avans faizi ile tahsilini istemiş, ıslah dilekçesi ile talebini 65.770,07 TL+KDV olarak ıslah etmiştir. Mahkemece 60.533,89 TL üzerinden asıl dava kabul edilmiştir. Bu durumda asıl davada 8.000,00 TL'nin dava, 52.533,89 TL'nin ıslah tarihinden itibaren faiziyle tahsili yönünde hüküm kurulması gerekirken kabul edilen tutara dava tarihinden itibaren avans faizi işletilmesi yerinde olmamış, kararın bu yönden bozulmasını gerektirmiştir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesi ve 5236 sayılı Kanun’un geçici 2 nci maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 5236 sayılı Kanun’un 16 ncı maddesi ile değiştirilmeden önceki 438 inci maddesinin yedinci fıkrası gereğince mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Asıl davada davacı vekilinin tüm, asıl ve birleşen davada davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2.Asıl ve birleşen davada davalı vekilinin asıl davaya yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının hüküm fıkrasının 1 numaralı bendinde yer alan “60.533,89 TL alacağın 01/03/2011 dava tarihinden itibaren” ibaresinin çıkartılarak yerine “8.000,00 TL'nin dava tarihi olan 01.03.2011 tarihinden, 52.533,89 TL'nin ıslah harcının yatırıldığı 28.12.2018 tarihinden itibaren” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden asıl davada davacıya yükletilmesine,
Asıl ve birleşen davada davalının yatırdığı peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
07.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!