WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 25 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/442 E.  ,  2024/3603 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2022/401 Esas, 2022/635 Karar
HÜKÜM : Davanın kabulü

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen menfi tespit davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Asıl ve birleşen davalarda, davacılar vekili dava dilekçelerinde; müvekkilleri ile davalı alacaklı arasında ticari ilişki nedeniyle müvekkillerinin davalıya borcu olduğunu, bu borçlarına karşılık çeşitli tarihli çekler verildiğini, daha sonra tarafların anlaşarak asıl ve birleşen davaların konusunu oluşturan çeklerin verilme nedeni olan borcun yenilendiğini ve bu çekler yerine yeni ödeme takvimi yapıldığını, borç yenilenmiş olmasına karşın davalının asıl ve birleşen davaya konu çekleri icra takibine konu ettiğini, bir kısmını takibe konu etmeye hazırlandığını, çeklerin arkasının yazdırıldığını ileri sürerek ilgili çeklerden dolayı borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.

II. CEVAP
Asıl ve birleşen davalarda davalı vekili cevap dilekçelerinde; davacı tarafın dayandığı sözleşmenin borç yenileme sözleşmesi olmadığını, 3 üncü kişinin kefaleti sözleşmesi olduğunu, davacı tarafın dayandığı bu sözleşmede davacılar imzasının sonradan eklendiğini savunarak davaların reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 07.06.2018 tarih, 2015/1071 E. ve 2018/511 K. sayılı kararıyla; davacıların dayandığı sözleşmenin borç yenileme sözleşmesi olduğu, davacıların borcunun sözleşmede kararlaştırılan şekilde ve vadesinde ödendiği böylece sözleşmede belirtilen ve asıl dava ile birleşen davaların konusunu oluşturan çeklerin bedelsiz kaldığı, sadece birleşen İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/363 E. sayılı davasının konusunu oluşturan bononun borç yenileme sözleşmesi kapsamında olmadığı bu bono bedelinin ödendiğinin ispatlanamadığı, asıl davada davacı vekilinin kötü niyet tazminatı talebinin bulunmaması nedeniyle tazminata hükmedilmesine gerek bulunmadığı gerekçesi ile birleşen İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/363 E. sayılı dosyası dışındaki asıl ve birleşen davaların kabulüne, birleşen İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/363 E. sayılı davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 10.09.2020 tarih, 2019/12 E. ve 2020/819 K. sayılı kararıyla; Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 16.12.2015 tarih, 2015/14278-7077 E., K. sayılı kararı ile asıl ve birleşen davaların dayanağı olan sözleşmenin bir borç yenileme sözleşmesi olduğunun kabul edildiği, davacıların anılan sözleşmeye sonradan imza koyduklarını davalının ispat edemediği, reddedilen birleşen dava konusu çekin sözleşme konusu çek olmadığı, davacıların bu dosyada ödeme unsurunu ispat edemedikleri, asıl davaya konu çeke ilişkin ilamsız takip yapılmadığı, ihtiyati haciz talep edildiği bu nedenle kötüniyet tazminatı verilemeyeceği, ilk derece mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri ayrı ayrı temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairemizin 16.03.2022 tarih, 2020/7464 E. ve 2022/1966 K. sayılı kararıyla ''...1-Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurularının HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından, asıl ve birleşen davalarda davacılar vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları ile asıl ve birleşen davalarda davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.

2- Asıl dava, çeke dayalı menfi tespit istemine ilişkin olup mahkemece asıl davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkemece, asıl davaya ilişkin davacının kötü niyet tazminat talebinin bulunmadığı belirtilerek buna ilişkin karar verilmemiştir. Ancak, davacılar vekilinin asıl dava dosyasına sunduğu, 08.06.2015 havale tarihli cevaba cevap dilekçesinde kötüniyet tazminatı talebinde bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan icra takibinin haksız ve kötü niyetle yapılmış olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile hüküm kurulması doğru olmamış kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir...'' gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl dosyada davacı tarafın kötü niyet tazminat talebinin davalının, borç yenileme sözleşmesinin varlığı, davacı tarafın borç yenileme sözleşmesi uyarınca borcunu ödemesi karşısında haksız ve kötü niyetli olarak takip yaptığı anlaşılmakla takip tutarının %20'si oranında kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Mahkemelerinin asıl 2015/1071 E. sayılı dosya yönünden, davanın kabulüne davacıların davaya ve İstanbul Anadolu 7. İcra Müdürlüğünün 2015/8836 E. sayılı takip dosyasına konu Türkiye İş Bankası Modoko/İstanbul Şubesine ait keşidecisi ... Tekstil Sanayi ve Dış Ticaret Ltd. Şti. olan 2058513 no.lu 75.000,00 TL bedelli çek nedeniyle borçlu olmadıklarının tespitine, davalının icra takibi başlatmakta haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılmakla çek tutarı olan 75.000,00 TL'nin %20'si oranında kötü niyet tazminatının davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine, birleşen İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/142 E. sayılı dosyası, birleşen İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/672 E. sayılı dosyası, birleşen İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/589 E. sayılı dosyası, birleşen İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/409 E. sayılı dosyası, birleşen İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/779 E. sayılı dosyası, birleşen İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/1038 E. sayılı dosyası, birleşen İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/1039 E. sayılı dosyası, birleşen İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/363 E. sayılı dosyası, yönünden Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 16.03.2022 tarih, 2020/7464 E. ve 2022/1966 K. sayılı kararı ile temyiz itirazları reddedildiğinden bu dosyalar yönünden yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin kötü niyet tazminatına mahkum edilmesinin yasal koşullarının oluşmadığını, müvekkilinin davacıya karşı açıkça kötü niyetli olduğu, haksız olduğunu bildiği veya bilmesi gerektiği halde icra takibi başlatmış olduğu, borçlu aleyhine icra takibi başlatmakta açıkça kötü niyetli olduğu davacı/borçlu tarafından açıkça ispat edilememiş olduğundan davacı lehine müvekkil aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine dair kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.