WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 29 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/4415 E.  ,  2024/6212 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/91 Esas, 2023/936 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2018/1072 E., 2020/326 K.

Taraflar arasındaki rehnin fekki ve tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Citroen bayisi olan Otodem Otomotiv .. Ltd. Şti.'den Citroen Jumper L4H2 marka 2 adet sıfır km aracı satın ve teslim aldığını, müvekkilinin bu araçlara ilişkin vergiyi de 31.07.2018 tarihinde vergi dairesine yatırdığını, teslim alınan araçların tescili için İstanbul 18. Noterliğine başvurulduğunu, ancak araçların kaydında davalı banka lehine rehin bulunması nedenle sistemin araçların tesciline izin vermediğini, Otodem Otomotiv yetkililerinden, araçların Adım Otomotiv'den alındığını, bu nedenle bankanın araçların kaydına rehin koyamayacağını öğrendiğini, Otodem'in araçları 26.07.2018 ve 31.07.2018 tarihlerinde düzenlenen faturalar ile Adım Otomotiv'den aldığını, müvekkiline araçları satan Otodem ile davalı banka arasında imzalanan sözleşmelere göre bankanın Otodem'in distribütörlerden alacağı araçları finanse edeceğini, oysa Otodem'in araçları distribütör Baylas'tan almadığını, bu nedenle davalı banka lehine konulan rehinlerin usulsüz olduğunu, araçları personel taşımacılığı yapmak için satın alan müvekkilinin rehin nedeniyle araçları tescil ettiremediğini ve çalışamayarak kazanç kaybına uğradığını ileri sürerek araçların kaydına davalı banka tarafından konulan rehinlerin kaldırılmasına, 94.496,00 TL kazanç kaybının ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının söz konusu araçları müvekkili bankanın alacaklı olduğu dava dışı Otodem Otomotiv'den satın alması nedeniyle davanın Otodem Otomotiv'e karşı açılması gerektiğini, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, müvekkili banka tarafından kredi sözleşmelerine istinaden ... ...'un müteselsil kefaletiyle Otodem Otomotiv lehine krediler kullandırıldığını, kredilerin ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek Otodem ve kefil hakkında 14.09.2018 tarihinde İstanbul 8. İcra Dairesinin 2018/31554 E. sayılı dosyasında takip başlatıldığını, müvekkili banka tarafından dava dışı borçlu Otodem Otomotiv lehine ticari nitelikli bayinin sıfır km araç alımlarının finanse edilmesini sağlamak amacıyla garantili bayi TL spot krediler kullandırıldığını, araç kayıtlarına kredi borcu kapatılıncaya kadar devam etmek üzere rehin tesis edildiğini, ancak kredi borçlarının ödenmediğini, bu nedenle müvekkili bankanın alacağının ve rehin hakkının devam ettiğini, müvekkili bankanın kesinleşen alacağı ve devam eden rehin hakkına istinaden herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı banka tarafından dava dışı Otodem Otomotiv'e garantili bayi spot kredi kullandırıldığı, kredilerin kullanımı esnasında Otodem tarafından distribütör Baylas Otomotiv tarafından keşide edilen, muhatabının Otodem Otomotiv Şirketi olduğu e-faturaların ibraz edildiği, ancak söz konusu e-faturaların gerçeği yansıtmadığının anlaşıldığı, dava konusu araçların ilk faturası ve satışının Baylas Otomotiv tarafından Adım Otomotiv şirketine yapıldığı, bu durumda garantili bayi spot kredinin özel şartları nedeniyle, dava dışı Otodem şirketinin kredi kullanmak amacıyla sahte fatura ibraz etmiş olabileceği, sözleşmelerin nispiliği ilkesi gereğince, kişilerin ancak kendi iradeleri ile akdettikleri sözleşmeden doğan borçları ifaya zorlanabilecek veya bu sözleşmeden doğan hakları talep etme yetkisine sahip olabilecekleri, her ne kadar dava dışı Otodem şirketince yanıltıcı mahiyette fatura ibraz edilmiş olsa da, davalı banka tarafından kredi tahsis edilerek fatura bedelleri ödenip kullandırılan kredilere istinaden de araçlara rehin şerhi tesis edildiği, davacının davalı banka ile dava dışı Otodem şirketi arasında imzalanan kredi sözleşmelerinin borçlusu, kefili veya tarafı olmadığı, dolayısıyla dava konusu araçlar üzerindeki rehinlerin geçersiz şekilde kurulması veya davalı bankanın özen yükümlülüğünü ihlal ederek faturalar üzerinde gerekli incelemeyi yapmaksızın kredi kullandırarak rehin kurması halinde dahi, rehinlerin geçersiz olduğu ve kaldırılması gerektiğine ilişkin talebi ileri sürebilecek olan, dava dışı Otodem şirketi olup, davacının tarafı olmadığı bir sözleşmeye dayalı olarak talepte bulunmasının mümkün olmadığı, diğer yandan taşınır eşya olan motorlu araçların, taşıdıkları önem ve risk sebebiyle diğer taşınır eşyaların bağlı olduğu mülkiyeti devir rejiminden farklı olarak daha sıkı şekil şartlarına tabi tutulduğu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (2918 sayılı Kanun) 19 uncu maddesinin birinci fıkrasına göre araç sahiplerinin araçlarını yönetmelikle belirtilen esaslara göre yetkili kuruluşa tescil ettirmek ve tescil belgesi almak zorunda olduğu, 2918 sayılı Kanun'un 20 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendine göre ise noterler tarafından yapılmayan her çeşit satış ve devirlerin geçersiz olduğu, söz konusu hükümlerin, araçların mülkiyetinin devrinin sağlanması için geçerlilik şartını oluşturduğu, dava dışı Otodem şirketi ile davacı arasında noterden yapılmış geçerli bir satış ve tescil işlemi bulunmadığı, davacı tarafça araçlara ilişkin ÖTV'nin yatırılmasının da, davacıyı araçların maliki kılmadığı göz önüne alındığında, mülkiyet hakkına sahip olmadığı araçlara ilişkin rehnin geçersizliğinin veya kazanç kaybı taleplerinin davalı bankaya karşı ileri sürülmesinin olanaklı olmadığı, davacı tarafın, varsa yaptığı ödemeleri, masrafları ve kazanç kaybını sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre ancak dava dışı satıcıdan talep edebileceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava konusu araçları Citroen bayisi olan Otodem Otomotiv'den satın ve teslim aldığını, araçların ÖTV'sini de yatırdığını, ancak araçlar üzerinde davalı banka lehine rehin kaydı bulunması nedeniyle araçların müvekkili adına tescil edilmediğini, Otodem Otomotiv'in araçları distribütör olan Baylas Otomotiv'den değil, Adım Otomotiv'den aldığını, rehnin ancak distribütörden alınacak araçlar için konulabilecek olması nedeniyle davalı bankanın araçların kaydına rehin koyamayacağını, davalı bankaya başvurulmasına rağmen rehinler kaldırılmadığı gibi müvekkilinin kazanç kaybının da ödenmediğini, müvekkilinin davalı bankanın kusuru nedeniyle araçları adına tescil ettiremediğini, henüz tescili yapılmamış olan araçların mülkiyetinin satış ve teslim ile müvekkiline geçtiğini, bu nedenle müvekkilinin bu davayı açmakta hukuki yararının bulunduğunu, davalı bankanın kredi kullandırdığı Otodem tarafından sunulan faturaları incelemeyerek kusurlu davrandığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından dava dışı Citroen bayisi Otodem Otomotiv'den 31.07.2018 tarihli faturalar konusu iki adet sıfır aracın satın ve teslim alındığı, araçların ÖTV tutarlarının da davacı tarafından ödendiği, ancak araçlar üzerinde davalı banka lehine rehin kaydı bulunması nedeniyle araçların davacı adına tescil edilmediği, sunulan kayıtlara göre araçların distribütör Baylas Otomotiv tarafından dava dışı bayi Adım Otomotiv'e 30.05.2018 tarihli faturalar ile satıldığı, davacıya satışı yapan Otodem Otomotiv'in de araçları Adım Otomotiv'den 26.07.2018 ve 31.07.2018 tarihli faturalar ile satın aldığı, ancak davacının satıcısı Otodem Otomotiv tarafından davalı bankaya kredi başvurusu yapılırken araçlar doğrudan kendisine distribütör Baylas tarafından ... gibi 26.07.2018 ve 31.07.2018 tarihli faturaların ibraz edildiği, oysa Baylas Otomotiv'den alınan yazıdan da anlaşılacağı üzere Otodem tarafından davalı bankaya ibraz edilen faturaların gerçek olmadığı, davalı banka tarafından, bayi Otodem tarafından araçlar distribütörden alınmamış olmasına rağmen, bayilerce distribütörden alınan araçların finansmanı için tahsis edilen krediler kapsamında 28.09.2017 tarihli garantili bayi çerçeve sözleşmesi ve 26.09.2017 tarihli genel kredi sözleşmesi tahtında dava dışı Otodem firmasına krediler kullandırıldığı, yine davalı banka ile Otodem arasında akdedilen 28.09.2017 tarihli rehin sözleşmesi kapsamında dava konusu araçlar üzerine davalı banka lehine rehin konulduğu, kredi borçlarının ödenmemesi üzerine davalı banka tarafından kredi hesapları kat edilerek Otodem ve kefili hakkında ilamsız icra takibi başlatıldığı, dava dışı Otodem firmasının konkordato başvurusu sonrasında borca batık olduğu tespit edilerek Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/666E., 2019/45K. sayılı kararı ile 14.01.2019 tarihi itibariyle iflasına karar verildiği, üzerine davalı banka lehine rehin konulmuş araçların, davacıya satış tarihi itibariyle sıfır kilometre olup henüz trafik kaydına tescilli olmadıkları, bu nedenle araçlar menkul mal niteliğinde olup, tescili zorunlu bulunan ancak henüz ilk tescili yapılmamış olan söz konusu araçların mülkiyetinin kazanılması için satış ve zilyetliğinin tesliminin yeterli olduğu, 2918 sayılı Kanun'un 20 nci maddesinin (a) bendi gereğince, tescili zorunlu bulunan ve ilk tescili yapılacak olan araçların satın alma veya gümrükten çekme tarihinden itibaren üç ay içinde yazılı olarak ilgili tescil kuruluşuna başvurulması gerekmekte ise de, hükümde belirtilen tescil yükümlülüğünün mülkiyetin geçişine etkili olmadığı, bu nedenle somut olayda araçların mülkiyeti, borçlandırıcı işlem olan satış ve tasarruf işlemi niteliğindeki zilyetliğin nakli ile davacı alıcıya geçtiği, dava dışı satıcı Otodem tarafından davalı bankaya kredi başvurusu için ibraz ettiği faturaların, distribütör olan Baylas Otomotiv tarafından düzenlenmediği, kulladırılan kredi davalı bankanın kredi tahsis kurallarına uygun olmasa da, kredi sözleşmesi ve bunun teminatı olan rehin sözleşmesi ve buna bağlı olarak tesis edilen rehin hakkının geçerli olduğu, araçların henüz trafiğe tescil edilmemiş olması nedeniyle satış ve teslim ile mülkiyeti kazanmış olan davacının, bu durumda araçları, üzerlerinde bulunan rehin borcu ile birlikte satın aldığı ve maliki olduğu, dava dışı Otodem'in davalı bankaya olan ve rehinlerin teminat altına alındığı kredi borçlarının ödenmediğinin de sabit olduğu, nitekim davacının şikayeti üzerine başlatılan ceza soruşturmasında beyanı alınan Otodem bayi müdürü ve satış müdürü de ifadelerinde, uygulamada müşteriye satış yaptıktan sonra alıcıdan bedeli tahsil edilince araçlar üzerindeki rehinlerin kaldırıldığını, ancak o dönem şirketin finansman sorunları nedeniyle rehinleri kaldıramadıklarını beyan ettiği, bu nedenle somut olayda rehnin kaldırılması koşulları oluşmadığından, mahkemece davacının rehnin kaldırılması isteminin reddine karar verilmesinde isabetsizliğin bulunmadığı, davacının diğer talebinin, rehin nedeniyle araçları işletememesi nedeniyle oluşan kazanç kaybının tahsili istemine ilişkin olduğu, davacı, rehinlerin kaldırılmaması nedeniyle uğradığını ileri sürdüğü kazanç kaybını, ancak dava dışı Otodem şirketine karşı ileri sürebilecek olup, kazanç kaybının davalı bankadan talep edemeyeceği, bu nedenle mahkemece davacının kazanç kaybı isteminin reddine karar verilmesinde de bir isabetsizliğin olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı tarafından dava dışı bayiden satın alınan araçlar üzerinde davalı banka lehine konulan rehnin kaldırılması ile rehin nedeniyle davacı adına adına tescil edilemeyen araçların çalıştırılamamasından kaynaklanan kazanç kaybının tahsili şartlarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2918 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesi ile 20 nci maddesinin (a) ve (d) bentleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

10.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.