11. Hukuk Dairesi 2023/441 E. , 2024/3602 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/1132 Esas, 2022/1827 Karar
HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 1. Tüketici Mahkemesi
SAYISI : 2016/1087 E., 2019/128 K.
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 16.02.2015 günü sürücü .....'in sevk ve idaresindeki davalı Lüks ... Seyahat Petrol Ürünleri İnş. ve San. Tic. Ltd. Şti.'ne ait .... plakalı ticari otobüs Afyonkarahisar yönünden Konya istikametine seyir halindeyken yoldan çıkarak devrilmesi neticesinde yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilinin yolcu olduğunu, kusuru bulunmadğını, kaza nedeni ile müvekkilinin sakat kaldığını, çalışamaz hale geldiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak üzere şimdilik müvekkili için kalıcı sakatlıktan (cismani ve bedensel zarardan) doğan güç ve efor kaybı nedeni ile 100,00 TL ve geçici iş göremezlik sebebi ile 100,00 TL olmak üzere toplam 200,00 TL maddi tazminatın, müvekkilinin SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderleri olmak üzere, 5.462,00 TL tedavi masraf ve giderinin, müvekkilinin sakat kalmasından dolayı 400.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere, her üç alacağın ticari faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; kazanın olay günü yerin karlı ve kaygan olmasından meydana geldiğini, mücbir sebep ve beklenmeyen hal söz konusu olduğundan araç şoförünün herhangi bir kusuru bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının maddi tazminat taleplerinin alınan bilirkişi raporları doğrultusunda fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak üzere 100,00 TL geçici 100,00 TL sürekli iş görmezlik tazminatının 16.02.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesi gerektiği, ayrıca davacının SGK tarafından karşılanmayan maddi tazminata ilişkin talebinin ise kısmen sabit olduğu ve 2.974,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesi gerektiği, manevi tazminata hükmedilebilmesi için kişinin beden bütünlüğüne zarar gelmesi ve kişilik haklarının zedelenmesi gerektiği, ayrıca yine manevi tazminata hükmedilebilmesi için bir zararın olması, bunun belli bir haksızlık ve adaletsizlik içerisinde meydana gelmesi, hatta olaya göre bir süre devam etmesi ve ikisi arasında illiyet bağının bulunması gerektiği ancak dava konusu olayda bu hususların kısmen oluştuğu anlaşılmakla, 20.000,00 TL manevi tazminatın hakkaniyete uygun olacağı gerekçesiyle davacının maddi tazminata ilişkin davasının kabulü ile talebe bağlı kalınarak fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak üzere 100,00 TL geçici 100,00 TL sürekli iş görmezlik tazminatının 16.02.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davacının manevi tazminata ilişkin talebinin kısmen kabulü ile, 20.000,00 TL manevi tazminatın 16.02.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin reddine, davacının SGK tarafından karşılanmayan maddi tazminata ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 2.974,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin yolcu konumunda olduğunu, kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusurunun bulunmadığını, müvekkilinin İstanbul Adli Tıp Kurumundan alınan rapora göre %45 oranında sakat kaldığını, üstelik sakatlığının çalışma gücünü kaybetmesine yol açtığını, bunun yanısıra moda tasarımı işini yapamamasına, hem çok sevdiği işini kaybetmesine, hem de psikolojisinin bozulmasına yol açtığını, olayın taşıma sözleşmesi nedeni ile yapılmasının, şöförün uykusuz, dikkatsiz ve acemi olmasının da manevi tazminatın ağırlaştırılmasını gerektiğini, biletli yolcu olarak, kendisinin canını emanet eden, otobüse güvenerek hizmet alan müvekkilinin sevdiklerine kavuşmayı beklerken kötürüm kaldığını, şüphesiz ticari taşıma nedeni ile manevi tazminatın arttırılması gerektiğini, çekilen manevi zararı karşılamayan, davalının ağır kusurunu, müvekkilinin organ kaybını, %45'lik özür oranını görmezden gelen mahkeme kararını kabul etmediklerini, hükmedilen manevi tazminatın hakkaniyete aykırı olduğunu ve arttırılması gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve manevi tazminatın talepleri doğrultusunda arttırılmasına karar verilmesini istemiştir.
2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin davanın reddi gerekirken kısmen kabulüne karar vermesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, kaza tespit tutanağında görüldüğü üzere karlı ve kaygan zemin nedeniyle kaza meydana geldiğini, yoğun kar yağışından kaynaklanan ve illiyet bağını kesen sebeplerin dikkate alınmadığını, Karayolları Genel Müdürlüğünün yoldan kaynaklı kusurunun araştırılması yoluna gidilmeden kararın eksik incelemeye dayandığını, ayrıca taleplerine rağmen manevi tazminata hükmedilebilmesi için kusur varlığının yeterli olduğu gerekçesi ile yeniden kusur incelemesi yapılmadığını, kararın bu yönüyle de eksik incelemeye dayandığını, 02.03.2018 tarihli dilekçelerinde ... Sigorta'nın davaya dahil edilmesini ve genişletilmiş kasko paketinin manevi tazminatı kapsaması nedeniyle talebin ... Sigorta'ya yöneltilmesini talep ettiklerini, ancak bu talep hakkında da bir karar verilmediğini, bu açıdan da kararın eksik incelemeye dayandığını belirterek, 20.000,00 TL manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, bu tazminatın kaldırılmasını aksi takdirde maluliyet oranıyla orantılı olarak düşürülmesi gerektiğini ve davacının tüm taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırışmasını ve davanın reddini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile maddi ve manevi tazminat isteminin temelinde, sözleşme ilişkisi bulunan davalı tarafın haksız eylemi bulunduğu, İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sırasında, Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Kurulundan alınan kurul raporunda davacının meslekte kazanma gücünde azalma oranının %45 olduğu, geçici iş göremezlik süresinin ise 9 aya kadar uzayabileceğinin bildirildiği hususları dosya kapsamı ile sabit olup tazminat koşullarının gerçekleştiğinin kabulü gerektiği, olayda davacının kazaya etken bir kusurunun bulunmamasına ve alacağı tedbir olmamasına göre müterafik kusur indimine gidilmemesi yerinde olup, maddi tazminatın belirlenmesinde de usul ve yasaya aykırılık görülmediği, bununla birlikte; somut olayın özelliklerine göre, olay tarihi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olay tarihindeki paranın alım gücü göz önünde bulundurulduğunda İlk Derece Mahkemesince belirlenen manevi tazminat miktarının hak ve nesafet kuralları çerçevesinde düşük olduğu, 50.000,00 TL manevi tazminat takdirinin uygun olacağı sonuç ve kanaatine varılmış dolayısıyla davacı vekilinin istinaf başvuru sebebinin kabulü, davalı vekilinin istinaf başvuru sebebinin reddi gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacının maddi tazminata ilişkin davasının kabulü ile talebe bağlı kalınarak fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak üzere 100,00 TL geçici 100,00 TL sürekli iş görmezlik tazminatının 16.02.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davacının manevi tazminata ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 50.000,00 TL manevi tazminatın 16.02.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin reddine, davacının SGK tarafından karşılanmayan maddi tazminata ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 2.974,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin yolcu konumunda olup kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusuru bulunmadığını, taraflar arasında taşıma sözleşmesi olduğunu, otobüs firmasının kişiyi güvenli şekilde taşıma yükümlülüğü olduğunu, şoförün ağır kusuru ile kazaya sebebiyet verdiği halde bu hususun manevi tazminat takdirinde dikkate alınmadığını, müvekkilinin İstanbul Adli Tıp Kurumundan alınan rapora göre %45 oranında sakat kaldığını, sakatlığı çalışma gücünü kaybetmesine yol açtığını, bunun yanısıra moda tasarımı işini yapamamasına, hem çok sevdiği işini kaybetmesine, hem de psikolojisinin bozulmasına yol açtığını, hükmedilen 50.000,00 TL'lik manevi tazminatın çok az ve hakkaniyete aykırı olduğunu, hükmedilen manevi tazminatın kusura, sakatlık oranına, emsal kararlara göre az olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; olay günü yerin karlı ve kaygan olmasından meydana gelmiş olup mücbir sebepler ve beklenmeyen hal söz konusu olduğundan araç şoförünün herhangi bir kusuru bulunmadığını, üstelik kaza meydana geldiğinden sonra şoför ve muavin aracın ön camını kırarak yolcuları ön camdan çıkardığını ve müvekkil aleyhine açılan haksız ve mesnetsiz davanın ve tazminat taleplerinin reddi gerektiğini, Yerel Mahkeme ve Bölge Adliye Mahkemesince alınan kusur ve maluliyet raporlarının yetersiz olduğunu, müvekkili şirketin olayda herhangi bir kusuru olmadığını, itirazlarının nazara alınmadığını, raporların çelişkili olduğunu, yeniden rapor alınmamasının hatalı olduğunu, raporların hükme esas almaya elverişli olmadığını, davacının davasını ispat edemediğini, hükmedilen tazminat tutarlarının fahiş olduğunu, davanın ... Sigorta A.Ş.'ye ihbarı yapılmamasının hatalı olduğunu, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesi gerekirken müvekkili şirket aleyhine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davacının ne maddi ne de manevi zararının söz konusu olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine,
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 73 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince tüketici mahkemelerinde tüketici tarafından açılan davalar harçtan muaf olduğundan, davacıdan alınan temyiz başvuru harcı ile temyiz ilam harcının istek halinde davacıya iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!