WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/4377 E.  ,  2024/1776 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/560 E., 2023/834 K.
DAVA TARİHİ : 20.06.2016
HÜKÜM/KARAR : Davanın kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/144 E., 2017/359 K.

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen markaya tecavüzün, haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi ve ticaret unvanının terkini davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "AKUT" markasını ilk defa 1994 yılında kullandığını, 1996 yılında ise dernek olarak faaliyetine başladığını, arama kurtarma faaliyetlerinin yanında sel ve deprem gibi doğal afetlerde resmi kurumlara yardım eden bir dernek haline geldiğini, 15.01.1999 tarihli Bakanlar Kurulu kararı ile kamu yararına çalışan dernek vasfını kazandığını, "AKUT" markasının Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tanınmış marka olarak tescil edildiğini, ayrıca 2001/09899 nolu "AKUT" ve 2012/110783 nolu "AKUT Lise Akut Öğrenci Toplulukları Lise Afet Bilinçlendirme Eğitim Projesi" isimli markaların sahibi olduğunu, AKUT ibaresinin seri marka haline geldiğini, müvekkilinin AKUT ibaresinin ilk ve gerçek sahibi olduğunu, davalı tarafa yapılan ihtara rağmen davalının AKUT markasını kullanmaya devam ettiğini, AKUT ibaresinin müvekkili ile özdeşleştiğini, bu nedenle davalının Akut markasından haberdar olmamasına imkan bulunmadığını, davalının ibare üzerinde herhangi markasal bir hakkı olmadığını ileri sürerek davalı tarafın kullanımlarının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğin tespiti, men'i, durdurulması, davalının ticaret unvanında yer alan "AKUT" ibaresinin sicilden terkini ile hükmün ilanına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın unvanının ... olduğunu, müvekkili şirketin faaliyetlerinin bu konu ile ilgili olmadığını, müvekkilinin inşaat alanında faaliyet gösterdiğini, kullanımlar arasında iltibas, haksız rekabet ya da karıştırılma ihtimali bulunmadığını, müvekkili şirketin de markasının tescilli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 27.11.2017 tarih, 2016/144 E. ve 2017/359 K. sayılı kararıyla; davacı tarafa ait "AKUT" markasının Türkiye'de arama-kurtarma, ilk yardım ve doğal afetle mücadele konularında tanınmış marka niteliğinde olduğu, davacıya ait "AKUT'' markası tanınmış marka olduğundan farklı mal ve hizmetlerde de korunacağı, bu doğrultuda davalı tarafa ait "AKUT" esaslı unsurlu ticaret unvanının sicilden terkini için gerekli koşulların bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile, davalı yanın davacıya ait tanınmış AKUT ibareli markasını ticaret unvanında ve evraklarında markasal kullanmak suretiyle davacı marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetinin tespitine, men'ine ve durdurulmasına, davalının ticaret unvanından Akut ibaresinin terkinine ve hükmün ilanına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 02.04.2021 tarih, 2018/2009 E. ve 2021/706 K. sayılı kararıyla; 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında davalının ticaret unvanının çekirdek unsuru olan AKUT ibaresinin, davacının tanınmış markasından kaynaklanan haklarının ihlali niteliğinde olduğu, unvan terkini için gerekli koşulların oluştuğu, bu nedenle ilk derece mahkemesince davalı ticaret unvanının terkine karar verilmesinin yerinde olduğu, ancak mahkemece davalının, AKUT ibareli tanınmış markayı ticaret unvanında ve evraklarında markasal kullanılmak suretiyle, davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğine karar verilmişse de ticari evraklarda davalının AKUT ibaresini markasal kullandığı yönünde bir delilin dosya kapsamında bulunmadığı, davalının ticaret unvanının çekirdek unsuru "AKUT" ibaresini, markasal olarak kullandığının ispatlanamadığı, salt tescilli ticaret unvanı kullanımının da markaya tecavüz ve haksız rekabet teşkil etmeyeceği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, kararın kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, davalının ticaret unvanından Akut ibaresinin terkinine, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetinin tespiti, men'ine ve durdurulması ile hükmün ilanına yönelik talebin reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin 07.12.2022 tarih, 2021/4768 E. ve 2022/8755 K. sayılı kararıyla davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerektiği, davacı vekilinin temyiz itirazları bakımından ise davalı kullanımının markasal kullanım niteliğinde olduğu, davacının tanınmış nitelikteki AKUT markası ile iltibas yaratacağı, davalının kullanımının davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun kabulü gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekili tarafından sunulan delillere göre davalının AKUT ibareli kullanımlarının markasal kullanım olduğunun kabulü gerektiği, davacıya ait 2001/09899 numaralı AKUT markasının tüm emtia ve hizmetlerde tescilli olduğu ve AKUT markasının Türkiye'de arama-kurtarma, ilk yardım ve doğal afetle mücadele konularında tanınmış marka olduğu, davalı şirketin ise inşaat alanında faaliyet gösterdiği, davalı şirket tarafından inşa edilen yapıların çökmesi, yeterli dayanıklılığa sahip olmaması ihtimallerinde davacı dernek faaliyetini zorunlu kılacak sonuçların ortaya çıkabileceği, bu gibi hallerde davalı şirket kullanımınn davacı dernek markasının itibarına zarar verebileceği, davacının tanınmış nitelikteki AKUT markası ile iltibas yaratacağı, AKUT sözcüğünün dava konusu ticari faaliyette kullanılması durumunda ilgili toplum kesiminin derhal davalı ile davacı arasında bağlantı kuracağı, davalının mal veya hizmetlerinin davacıdan geldiği zannının ortaya çıkacağı veya ortalama tüketici kitlesinin davacı ile davalı arasında işletmesel bir bağlantı bulunduğunu düşünecekleri, davacı derneğin unvanının da AKUT olduğu, dolayısıyla işletmesel bağlantı ihtimalinin dahi ortaya çıkacağı kabul edilerek böylece davalının eyleminin 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 9 uncu ve 61 inci maddeleri karşısında davacının marka hakkına tecavüz ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu anlamında haksız rekabet oluşturduğunun kabulü ile davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 27.11.2017 tarihli 2016/144 E. - 2017/359 K. sayılı kararının kaldırılmasına, davacı ... tarafından davalı şirket aleyhine açılan davanın kabulü ile; davalının davacıya ait tanınmış Akut ibareli markasını ticaret unvanında ve evraklarında markasal kullanmak suretiyle davacı marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetinin tespitine, men'ine ve durdurulmasına, davalının ticaret unvanından Akut ibaresinin terkinine, masrafı davalıdan alınmak üzere kesinleşen hüküm özetinin yurt çapında yayın yapan tiraji en yüksek 3 gazededen birinde bir kez ilanına, karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; gerekçenin yeterli olmadığını, bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmediğini, inşaat sektöründe davacının faaliyetinin bulunmadığını, karışıklık ihtimali olmadığını, markasal kullanımının ispatlanamadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, markaya tecavüzünün ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi ve ticaret unvanından terkin istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 9 uncu ve 61 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

05.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.