WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/4369 E.  ,  2024/1794 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/472 Esas, 2023/836 Karar
DAVA TARİHİ : 19.01.2017
HÜKÜM : Davanın kabulüne

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen marka hakkına tecavüzün tespiti, men'i, ref’i, davalıya ait ticaret unvanının terkini ve davalıya ait www.byzara.com alan adına erişimin engellenmesi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin “ZARA” markasını çeşitli yazı stilleri ve renklerle 1963 yılından beri kullandığını, tüm dünyada ZARA kelimesinin müvekkili firma ile özdeşleştiğini, markasını ilk kez 1979 yılında İspanya'da tescil ettirdiğini, Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) nezdinde de ilk kez 1994 yılında 153527 sayı ile tescil ettirdiğini, “ZARA” ibaresinin TÜRKPATENT tarafından da T/01479 sayı ile tanınmış marka olarak kabul edildiğini, davalının "ZARA" markasını aynen içeren www.byzara.com alan adını kendi adına tescil ettirdiğini ve ilgili alan adı ile işletilen websitesi üzerinde, tescilli ve tanınmış "ZARA" markasını "BY" ve "BAY" ibareleri ile "BY ZARA" ve "BAY ZARA"şeklinde müvekkilinin ana faaliyeti olan tekstil sektöründe markaları ile karıştırılmaya yol açacak şekilde izinsiz ve tescilsiz olarak kullandığını ileri sürerek davalının müvekkili adına tescilli markaları kullanımı ile yarattığı marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, men'i, ref’i, davalıya ait ticaret unvanının terkini ve davalıya ait www.byzara.com alan adına erişimin engellenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; haksız rekabete ilişkin iddiaların 3 yıl geçmesi sonucu zamanaşımına uğrayacağını, tüm talepler yönünden zamanaşımının bulunduğunu, davalı şirket sahiplerinin nüfus aile kayıt tablosundan da görüleceği üzere ZARA'lı olduklarını, Zara'lı olan şirket sahibi ailenin, memleketine olan sevgi ve bağlılığı nedeni ile ticaret unvanını "BAY ZARA" olarak belirleyerek tescil ettirdiğini, davacı tarafın müvekkilinin kötüniyetli olduğu, haksız kazanç ve yarar sağlamaya çalıştığı yönündeki iddialarını ve İstanbul 9. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/138 D.İş sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, davalı tarafından kullanılan http://byzara.com.tr şeklindeki internet alan adının da şirket kuruluşuna paralel olarak 12.04.2008 yılında alındığını, eylemin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet olarak nitelendirilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 23.11.2017 tarih, 2017/431 E. ve 2017/351 K. sayılı kararıyla; davalının ticaret unvanı ve alan adı kullanımının haksız olmadığı, tescile uygun olarak unvanı kullanma hakkının olduğu, ancak internet sitesi ve tanıtım vasıtalarında kullanmakta olduğu “BAY ZARA”, “BAYZARA”, “BY ZARA”, “BYZARA” ibarelerinin markasal kullanımlarının ise davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının kullandığı “BAY ZARA”, “BAYZARA”, “BY ZARA”, “BYZARA” ibarelerinin markasal kullanımı nedeniyle davacının marka hakkına tecavüzünün ve haksız rekabetinin tespitine, durdurulmasına ve önlenmesine, haksız rekabetin sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalının ticaret unvanının terkinine yönelik talebin reddine, davalının www.byzara.com alan adlı web sitesinden tecavüze konu içeriklerin çıkarılmasına, mümkün olmadığı takdirde siteye erişimin engellenmesine, markasal kullanımların web sitesinde, fuarlarda, kartvizitlerde, etiketlerde, tanıtım materyallerinde, faturalarda ve sair her türlü mecralarda kullanımının önlenmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 29.04.2021 tarih, 2018/2234 E. ve 2021/974 K. sayılı kararıyla; davalı şirketin ticaret unvanının 16.04.2008 tarihinde ticaret siciline kaydedildiği, 12.04.2008 tarihinde ticaret unvanının çekirdek unsurunu içeren www.byzara.com alan adının tescil ettirildiği, davalının ticaret unvanının çekirdek unsurunu, alan adında kullanmakta haklı olduğu, tüzel kişi tacir olan ve basiretli davranmakla yükümlü olan davacı şirketin, davalının tescilli ticaret unvanının ve alan adının terkini için dava açmakta uzun süre sessiz kalarak 19.01.2017 tarihinde dava açmasının dürüstlük kuralına aykırı olduğu, markaya tecavüz fiili yönünden internet sitesi içerisindeki markasal kullanımlar nedeniyle davanın kabul kararı verildiği, her bir talebin koşulları ve karar gerekçelerinin farklı olduğu, verilen kararın çelişki yarattığından bahis edilemeyeceği, İstanbul 9. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/138 D.İş. sayılı dosyasında davalının web sitesinde yapılan inceleme ile, davalı şirketin web sitesi sayfalarında başlık kısmında, "hakkımızda" başlıklı tanıtım sayfası içeriğinde, ev tekstil ürünlerinin tanıtıldığı sayfada "By Zara" ibaresinin markasal olarak kullanıldığı, kullanımın ticaret unvanı kullanımı şeklinde olmadığı gibi, "By" ibaresinin İngilizce "tarafından" anlamında kullanıldığı, davalının kullanımının Türkçe karşılığının "ZARA tarafından" anlamına geldiği ve iltibas yaratacak şekilde olduğu, mahkemece markaya tecavüzün meni ve refine karar verilmesinin yerinde olduğu, ancak dosya kapsamından davalının markasal kullanımının hangi tarihte başladığı tespit edilemediği gibi, markasal kullanımın eski tarihli olduğu ve kullanımdan davacının haberdar olduğu, buna rağmen sessiz kaldığının davalı tarafça ispatlanamadığı, bu nedenle markaya tecavüz ve haksız rekabete yönelik dava yönünden sessiz kalma koşullarının oluşmadığı, davalı vekilinin, ticaret unvanı ve alan adına yönelik davanın sessiz kalma suretiyle reddine ilişkin mahkemenin gerekçesine yönelik istinaf sebebi ile, davacı vekili lehine iki ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğu yönündeki istinaf sebeplerinin haklı görüldüğü gerekçesiyle istinaf başvurularının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, düzeltilmiş gerekçe ile davanın kısmen kabul kısmen reddine, davalının “BAY ZARA”, “BAYZARA”, “BY ZARA”, “BYZARA” ibarelerini markasal kullanımı nedeniyle davacının marka hakkına tecavüzünün ve haksız rekabetinin tespitine, durdurulmasına ve önlenmesine, haksız rekabetin sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalının ticaret unvanının terkinine yönelik talebin reddine, davalının www.byzara.com alan adlı web sitesinden tecavüze konu içeriklerin çıkarılmasına, mümkün olmadığı takdirde siteye erişimin engellenmesine, belirtilen markasal kullanımların web sitesinde, fuarlarda, kartvizitlerde, etiketlerde, tanıtım materyallerinde, faturalarda vs. her türlü mecralarda kullanımının önlenmesine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin 14.12.2022 tarih, 2021/4776 E. ve 2022/9040 K. sayılı kararıyla davalının davacıya ait tescilli marka ile karıştırılmaya sebebiyet verecek nitelikte benzer işareti tescil kapsamındaki ürünlerde tanıtıcı işaret olarak kullandığı gibi, internet alan adı olarak da kullandığının sabit olması karşısında, Mahkemece 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 29 uncu maddesi yollamasıyla anılan Kanun'un 7 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi uyarınca ticaret unvanının terkinine, (f) bendi uyarınca da alan adının tahsisinin iptaline (terkinine) karar vermek suretiyle marka hakkına tecavüzün sonuçlarının ortadan kaldırılmasının temini gerekirken hatalı gerekçeyle ticaret unvanı yönünden davanın tamamen reddine, alan adı yönünden ise sadece içeriğin çıkartılmasına karar verilmesinin doğru olmadığı, öte yandan, tek başına ticaret unvanı tescil ettirilmesi ya da alan adının tahsisi marka hakkına tecavüz teşkil etmeyip, ancak markasal olarak, diğer bir anlatımla mal veya hizmetlerin ayırt edici işareti olarak kullanılması halinde marka hakkına tecavüz teşkil edeceğinin kabulünden hareketle, davalının ticaret unvanını ve alan adını ciddi surette markasal olarak kullanımının üzerinden 5 yıldan daha fazla bir sürenin geçtiği davalı tarafça iddia ve ispat edilemediğine göre, Daire içtihatları ile varlığı kabul edilen 5 yıllık sessiz kalma sebebiyle hak kaybının, ticaret unvanı ve alan adının tescili tarihinden itibaren başlatılmasının doğru olmadığı gerekçesiyle kararın davacı yararına bozulmasına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin ticaret unvanının 16.04.2008 tarihinde ticaret siciline kaydedildiği, 12.04.2008 tarihinde ticaret unvanının çekirdek unsurunu içeren www.byzara.com alan adını tescil ettirdiği anlaşılıyorsa da, davalının ticaret unvanı ve alan adını tescil tarihinden itibaren ciddi surette markasal olarak kullandığına dair dosya kapsamında somut delil ya da tespit bulunmadığından ve ciddi kullanımın hangi tarihten başladığı anlaşılamadığından davalı tarafın zamanaşımı itirazının yerinde olmadığı, sessiz kalma koşullarının oluşmadığı, ZARA ve ZARA HOME markalarının 24 ve 35. sınıflarda davacı adına tescilli olduğu, davacının ZARA markasının 01.02.2011 tarihinde T/01479 numarası ile tanınmış marka olarak özel sicile kaydedildiği, davalının ticaret unvanının çekirdek unsurunu davacı markaları ile iltibas yaratacak şekilde tescil kapsamındaki ürünlerde tanıtıcı işaret olarak kullandığı, alan adında ve internet sitesi içeriğinde ev tekstil ürünlerinin tanıtıldığı sayfada davacı markası ile iltibas yaratacak şekilde "By Zara" ibaresinin markasal olarak kullanıldığı, kullanımın 6769 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi yollaması ile aynı Kanun'un 7 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi gereğince markaya tecavüz teşkil ettiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, davalının “BAY ZARA”, “BAYZARA”, “BY ZARA”, “BYZARA” ibarelerini markasal kullanımı nedeniyle davacının marka hakkına tecavüzünün ve haksız rekabetinin tespitine, durdurulmasına ve önlenmesine, haksız rekabetin sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalının ticaret unvanının terkinine yönelik talebin reddine, davalının ticaret unvanından "BY ZARA" ibaresinin terkinine, davalının www.byzara.com alan adının terkinine ve alan adına erişimin engellenmesine, belirtilen markasal kullanımların web sitesinde, fuarlarda, kartvizitlerde, etiketlerde, tanıtım materyallerinde, faturalarda ve sair her türlü mecralarda kullanımının önlenmesine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından bir marka veya markasal kullanım söz konusu olmadığından görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğunu, yetkili mahkemenin davalı şirket merkezinin bulunduğu Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, 9 yıldır müvekkili şirket adına tescilli olan ticaret unvanına ilişkin olarak, davacı tarafından ileri sürülebilecek tüm taleplerin zamanaşımına uğradığını, tanıklarının dinlenmediğini, bilirkişi raporu alınmadığını, delillerinin toplanmadığını, müvekkilinin hiçbir şekilde ürün üzerinde ticaret unvanı veya Zara ibaresi ve markasını kullanımının mevcut olmadığını, müvekkilinin ticaret unvanını ve alan adını usul ve yasaya uygun olarak ZARA'lı olması nedeniyle seçtiğini, 2008 yılında tescil edildiğini, hiçbir kötüniyet taşımaksızın ticari örf adet ve dürüstlük kuralına uygun şekilde tescil tarihinden itibaren kullandığına dair 2008 ve 2010 yılına ait fatura örneklerini cevap dilekçeleri ekinde sunduklarını, davacının basiretli tacir olarak Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edilen ticaret ünvanını bilmediğini öne süremeyeceğini, www.byzara.com.tr alan adının iptal edildiğini, web sitesinde ve diğer her yerdeki "Byzara" ibaresini içeren kullanımın kaldırıldığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemişlerdir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, marka hakkına tecavüzün tespiti, men'i, ref’i, davalıya ait ticaret unvanının terkini ve davalıya ait www.byzara.com alan adına erişimin engellenmesi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi, 7 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

05.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.