11. Hukuk Dairesi 2023/4368 E. , 2023/5423 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2018/1168 Esas, 2020/2200 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/175 E., 2017/199 K.
Taraflar arasındaki haksız rekabetin men'i, maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin YAKASAN ve YAKA markaları adı altında paketleme ve dolum makine yakası aparatlarının her türlü üretimi, dağıtımı ve bunların toptan ve perakende pazarlanması konusunda Türkiye çapında yetkili olduğunu, paketleme ve dolum makine yakası aparatlarının iç ve dış pazarda tanınır ve mamül marka haline getirdiğini, tüketici çerçevesinde belli oranda bilinirliğe ulaştığını, ancak daha önceden müvekkilinin yanında çalışan davalı ... isimli şahsın müvekkili şirketten ayrıldıktan sonra eşi G. S. adına yaka Dünyası Makine İmalat San. ve Tic. Ltd. Şti.'ni kurdurarak müvekkiline ait ürünlere benzer ürünleri piyasaya sürdüğünü, bu durumun müvekkili aleyhine haksız rekabet teşkil ettiğini, davalıların bu fiillerinin değişik iş dosyasında hazırlanan bilirkişi raporuyla da sübuta erdiğini, davalıların müvekkilinin ticari itibarından ve tanınmışlığından haksız bir şekilde yararlandığını, yaptıkları taklit ürünlerle satışlardan dolayı müvekkilinin zarara uğradığını, konuyla ilgili suç duyurusunda bulunduklarını ileri sürerek davalıların eylemlerinin haksız olduğunun tespiti ile haksız rekabetin men'ine, kararın gazetede ilanına, şimdilik 25.000,00 TL'lik maddi ve 50.000,00 TL'lik manevi tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; değişik iş dosyasında alınan bilirkişi raporunda ürünlerin benzer olmakla birlikte 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (556 sayılı KHK) hilafında iltibas oluşturacak bir benzerlik taşımadığı kanaatine varıldığını, yaptıkları araştırmada aynı ürünlerin değişik markalarda ve isimlerde pazarlanmakta olduğunun görüldüğünü, müvekkilinin yaka dünyası markasını 18.03.2011 tarihinde tescil ettirdiğini, müvekkillerinin eylemlerinde haksız rekabet ve hukuka aykırılığın bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda dayanak olan tasarımın davalı tarafın kullandığı ürünlerdeki tasarımla şekil benzerliğinin işin niteliğinden kaynaklı olup piyasada herkes tarafından üretilen ve satılan yedek parça niteliğinde bulunduğu, davalı tarafın bu ürünleri YAKA DÜNYASI olarak piyasaya sürdüğü, kendi ticaret unvanı ve markası kapsamında ürünler ürettiği, davalının daha önce davacı yanında çalışmış olmasının kendisi açısından sonradan iş kurmasına engel bir durum olmayıp davacı adına onun haklarını ihlal eden bir eylem ve girişimde bulunmadığı sürece davalının ticaret yapmasının bir hak olduğu, haksız rekabetin mevcut olmadığı, davacı adına tescilli bir tasarıma da dayanılmadığı gibi, marka ihlali ve haksız rekabet konusunda davayı ispat edici bir delilin bulunmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, dosyanın kararı veren mahkemeye gelmesinden sonra herhangi bir araştırma yapılmadığını, davalının çalıştığı şirketin adını kullanması iddiasına ilişkin kısmın ayrılması gerektiğini, eksik inceleme ile karar verildiğini, davalının ayrıldıktan sonra değil hala müvekkili şirkette çalışırken eşi ve kardeşi üzerinden şirket kurduğunu, ceza ve değişik iş dosyalarındaki raporların incelenmediğini, zira alınan iki raporda da haksız rekabetin varlığının belirtildiğini, bilirkişi raporlarına itirazın değerlendirilmediğini, görevsiz mahkemenin aldığı raporun hükme esas alındığını, marka hakkına tecavüz hususunda karar verilmediğini, karşı taraf lehine vekalet ücreti verilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özellikle davacı tarafın tespit dosyasında davalının eyleminin marka tecavüzü olduğunu da gündeme getirdiği, ayrıca marka haklarına dayandığı ve tespit dosyasına davacıya ait markaların örneklerini sunduğu, yine dava dilekçesinde kendisine ait markalara atıf yapıldığı, bu nedenle fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesinin görevli olduğu, dava konusu ürünlerin ilk defa davacı tarafından piyasaya sürüldüğü hususunun ve yine bu ürünlerin davacıyla özdeşleştiğine dair delillerin dosyaya sunulmadığı, kaldı ki birçok firma tarafından bu ürünlerin üretilmekte olduğu, davacı tarafça davalının müşteri listesi, bilgi ve belgeleri rıza dışı aldığı hususunun kanıtlanamadığı, davalının ürünlerindeki benzerliğin işin niteliğinden kaynaklandığı, davalı ...'nın daha önceden davacı yanında çalışmış olmasının sonradan kendi adına üretim yapamayacağı şeklinde yorumlanamayacağı, bu şekildeki değerlendirmenin Anayasada teminat altına alınan çalışma hürriyetine aykırı olacağı, yine tescilli bir tasarıma dayanılmadığı durumlarda ürün benzerliğinin tek başına haksız rekabetin varlığı için yeterli olmadığı, ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönden doğru olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, tasarım hakkına tecavüz, haksız rekabetin tespiti ve maddi manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 54 ve devamı maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!