11. Hukuk Dairesi 2023/4366 E. , 2024/6331 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1029 Esas, 2023/488 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. ... ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/138 E., 2021/40 K.
Taraflar arasındaki maddi, manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili ve davalı vekili (taraf vekilleri) tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Bölge Adliye Mahkemesince davalı aleyhine hüküm altına alınan ve temyize konu edilen toplam miktar 80.000,00 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarı ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla; davalı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edildiğinden davacı vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Weihai Hifei Marine Co. Ltd. firmasının Türkiye distribütörü olduğunu ve müvekkilinin 2011 yılından bu yana distribütörü olduğu firmanın üretmiş olduğu "HIGHFIELD" markalı ürünlerin Türkiye'de satışını yaptığını, müvekkilinin münhasır distribütörü olduğu "HIGHFIELD" isimli markanın, davalı tarafça haksız yere Türkiye’de marka olarak tescil edildiğini, davalının daha önceden müvekkili şirketten mal alan, müvekkili ile ticareti olan ve söz konusu markanın Weihai Hifei Marine Co. Ltd. firmasına ait dünyaca tanınmış bir marka olduğunu ve müvekkilinin de söz konusu firmanın Türkiye distribütörü olduğunu bildiğini, davalı aleyhine İstanbul 1. ... ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli, 2015/49 E. ve 2015/215 K. sayılı kararı ile açılan marka hükümsüzlüğü davasının kabulüne karar verilerek markanın sicilden terkin edildiğini, davalının kötü niyetli olarak bu marka tesciline dayanarak müvekkili hakkında Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/18718 soruşturma sayılı dosyasında şikayette bulunduğunu, bu şikayet nedeniyle 2015 yılında düzenlenen fuara polis marifetiyle baskın yapıldığını, akabinde kamu davası açıldığını, müvekkilinin beraatine karar verildiğini, davalının hukuka aykırı eylemleri nedeniyle müvekkilinin maddi ve manevi yönden zarara uğradığını, satışlarının düştüğünü, fuar için yaptığı masrafın boşa gittiğini, kazancından yoksun kaldığını iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak şimdilik 10.000,00 TL maddi ve 1.000.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 12.12.2019 tarihli dilekçesi ile 10.000,00 TL olan maddi tazminat talebini 415.347,45 TL olarak ıslah ederek bu tutarın haksız ... tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte tahsilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin markayı kullanmadığını, herhangi bir satışının olmadığını, müvekkilinin markanın hükümsüzlüğüne karar verildiği döneme kadar marka üzerinde hak sahibi olmasına rağmen hiçbir şekilde söz konusu markaya ait bir bot üretmediğini, satışını yapmadığını, müvekkilinin marka üzerinde hak sahibi olduğu dönemde dahi "HIGHFIELD" markalı botları yalnızca davacı yanın sattığını, bu nedenle davacı yanın herhangi bir zararının olmadığını, taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının isteyebileceği maddi tazminat tutarı yönünden yapılan değerlendirmede, öncelikle davacının fuar için yaptığı masraflara ilişkin talebi yönünden, olayın gelişimine göre bu masrafların tahsili yönünden uygun nedensellik bağı bulunmadığından davacının bu talebinin yerinde görülmediği, davacının yoksun kalınan kazanç yönünden talebine gelince, bilirkişi raporunda değinildiği üzere davacının bot satışlarında, 2011 yılından haksız eylemin gerçekleştiği 2015 yılına kadar ortalama %73,69 adetsel artış olduğu ve bu artış oranına göre muhtemel 2016-2017 yılı muhtemel brüt satış karının 347.267,45 TL olabileceği, davacının bot fuarı için toplamda 68.080,00 TL, KDV hariç maliyete katlandığı ve bedellerinin ödendiğinin tespit edildiği, davacının 2015 yılından sonra defter kayıtlarında bot satışlarının olmadığı, mali inceleme kısmında varsayımsal brüt kar hesabı yapılmış ise de davalının haksız rekabetinin bu hesaba ne kadar etki ettiği, 2015 yılı sonrasındaki satış düşüklüğüne etkisinin ne olacağını tespit etmek mümkün olamayacağından ve davalının bu dönemde satış yapıp yapmadığı da tespit edilemediğinden maddi tazminat miktarının 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 50 ve 51 inci maddelerinde yer alan ilkeler çerçevesinde belirlenmesi gerektiği, davacının marka kullanımının lisans sözleşmesine dayalı olduğu, bu sözleşmenin 2016 yılında karşılıklı olarak feshedildiğinin ve marka kullanım hakkının başka bir şirkete verildiğinin davacının da kabulünde olması hususu gözetilerek eylemin ağırlığı, süresi, davacı satışlarının azalmasının tek sebebinin davalının eyleminin olmaması, davacının önceki yıllardaki kazancı gözetilerek davacı yararına 50.000,00 TL maddi tazminat takdir edildiği, davalının haksız şikayet ve fuar alanına polis marifetiyle baskın yapılması, aynı zamanda davacı şirketin itibarını zedeler mahiyette olduğundan 6098 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesi atfıyla 58 inci maddesi uyarınca eylemin ağırlığı, tarafların ekonomik durumu ve manevi tazminatın amacı gözetilerek davacı yararına 30.000,00 TL manevi tazminat takdir edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece 50.000,00 TL maddi, 30.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesinin miktar olarak düşük olduğunu, müvekkilinin uğradığı maddi zararın bilirkişi tarafından tespit edildiğini, dolayısıyla tespit edilen bu rakama hükmedilmesi gerektiğini, davalının haksız ve kötü niyetli marka tesciline dayanarak polis eşliğinde arama ve el koyma işlemi yaptırdığını, olay nedeniyle müvekkilinin ticari itibarının zedelendiğini, birçok siparişin iptal edildiğini, dava konusu markanın gerçek hak sahibi müvekkili olup davalının kötü niyetli marka tescil ettirdiğinin Mahkeme kararıyla netleştiğini, ayrıca davalının şikayeti üzerine açılan ceza davasında müvekkilinin beraat ettiğini, müvekkilinin söz konusu ürünlerin münhasır distribütörü olduğunu, dolayısıyla mevzuat çerçevesinde tazminat talep etme hakkı bulunduğunu, müvekkilinin yoksun kaldığı kârın KDV hariç 68.080,00 TL olduğunu, dolayısıyla maddi ve manevi tazminatın düşük takdir edildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının dava tarihinde dava konusu markanın distribütörü olmadığını, 2016-2017 yıllarında bu markaya ait botları getirmeyi bıraktığını, botların distribütörlüğünün Monarch Marin isimli firmaya geçtiğini, dolayısıyla davacının distribütörlüğü başka bir firmaya ait olan ürünleri satamadığını, zarara uğradığını iddia etmesinin doğru olmadığını, müvekkilinin eyleminin sadece markayı kendi adına tescil ettirmesinden ibaret olduğunu, markayı hiç kullanmadığını, dolayısıyla davacının iddia ettiği zarar ile müvekkilinin eylemi arasında uygun illiyet bağı bulunmadığını, davacı tarafın ihtiyati tedbir kararı aldığını, bu doğrultuda botların satışına engel olacağını, zarara uğramasını gerektirir bir durumun ortaya çıkmayacağını, ayrıca haksız rekabet yapılması ihtimalinin de ortadan kalktığını, davanın reddi gerektiğini, müvekkilinin dava konusu marka ile ilgili olarak ürün imal etmediğini, satmadığını, davacının bu ürünleri ithal edip satmasını da engellemediğini, davacının kendilerine ait bir başka şirket üzerinden bu botları sattığını, ayrıca o dönemde göçmen kaçakçılığının yaygın olması sebebiyle bu işte kullanılan büyük botları getirip satarak fazlaca kar ettiğini, maddi ve manevi yönden bir zararı bulunmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının dosya içeriği delillere, usul, yasa ve hakkaniyete uygun olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiş olup Bölge Adliye Mahkemesinin 24.05.2023 tarihli ek kararı ile davalı vekilinin verilen yasal süre içerisinde tamamlanması gereken temyiz harçları ve posta masraflarını yatırmadığı gerekçesiyle davalının temyiz başvurusundan vazgeçmiş sayılmasına karar verilmiştir.
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen asıl kararına karşı davacı vekili, asıl ve ek kararına karşı davalı vekili süresi içinde temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itiraz sebeplerini tekrar ederek ve Mahkemece davacı şirketin müşteri çevresini kaybetmesi nedeniyle 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (6769 sayılı Kanun) uyarınca tazminata hükmedilmesi gerektiğini, davalının bilinçli olarak ticari defterlerini incelemeye sunmadığını, bilirkişilerce müvekkili şirket kayıtları üzerinde inceleme yapıldığını, buna göre tazminat hesaplandığını, distribütörlüğün sona ermesinin sebebinin davalının kötü niyetli eylemleri olduğunu, takdir olunan maddi ve manevi tazminat miktarının düşük ve olayla orantısız olduğunu, müvekkilinin mağduriyetinin ortada olduğunu, 2015 yılından sonra müvekkilinin dava konusu marka bot satışlarının olmamasının tek sebebinin davalının haksız marka tescili olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itiraz sebeplerini tekrar ederek ve hatalı şekilde kesin olarak karar verildiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka hakkının ihlaline dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
A. Davalı Temyizi Yönünden
Davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
B. Davacı Temyizi Yönünden
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalıya iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!