WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 15 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/4353 E.  ,  2024/1970 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/156 Esas, 2022/792 Karar
DAHİLİ DAVALILAR ... mirasçıları
1....
2....
3.... vekilleri Avukat ...
DAVA TARİHİ :
HÜKÜM :Kısmen kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen marka hükümsüzlüğü davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının Tarsus'ta ''Asutay Kuyumculuk" adıyla 1973'ten beri faaliyette bulunduğunu, bu adı ile maruf hale geldiğini, davacının bir dönem ortaklık yaptığı kardeşi Ramiz'in oğlu olan davalının 21.10.2013 tarihinde 2013/85500 no.lu dosya ile ''Asutay'' adının kuyumculuk sektöründe tescili için marka tescil başvurusunda bulunduğunu, davalının amacının "Asutay" adının sektördeki tanınmışlığından yararlanmak olduğunu, davacının ticarete başladığı ilk yıllardan beri "Asutay" adı ile faaliyette bulunması nedeniyle markayı tescil ettirmeden ilk defa kullanan ve maruf hale getiren kişi sıfatıyla gerçek hak sahibi olduğunu ve 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin üçüncü fıkrası hükmünden yararlanmaya hak kazandığını ileri sürerek, markanın iptal ve hükümsüzlüğüne, sicilden terkini ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili bilahare davalılar vekilleri cevap dilekçesinde; husumet itirazında bulunmuş, marka başvurusunun yapıldığı 21.10.2013 tarihinde davacı ile dahili davalının ortaklıklıklarının devam ettiğini, babası olan ...'ın 1973 yılından beri Tarsus'ta kuyumculuk işi ile uğraştığını ve "Asutay" soyadını bilinir kıldığını, davalının, davacının bilgisi dahilinde tarafların ortaklıklarının devam ettiği sırada 21.10.2013 tarihinde tescil başvurusunda bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Tarsus 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 02.03.2017 tarihli ve 2014/518 E., 2017/68 K. sayılı kararıyla; kardeş olan davacı ... ile davalı ...'in 1973 yılından 2014 yılına kadar adi ortaklıkla dava konusu "ASUTAY" ismi altında kuyumculuk faaliyetinde bulundukları, diğer davalı ...'ın davalı ...'in oğlu olduğu, davalı ...'ın dava konusu "ASUTAY" markasını tescil ettirmek amacıyla 21.10.2013 tarihinde başvuruda bulunduğu, adına tescilini sağladıktan sonra 07.07.2014 tarihinde babası olan davalı ...'e devrettiği, davalı ...'ın dava konusu marka üzerinde hak sahibi olmadığı, anılan marka üzerinde davacı ile ortağı ve kardeşi olan diğer davalı ...'in hak sahibi oldukları, devrin iyiniyetli olmadığı, hükümsüzlük koşullarının oluştuğu gerekçesi ile tescilin iptali ve sicilden terkinine, diğer taleplerin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 01.06.2017 tarihli ve 2017/659 E., 2017/541 K. kararıyla; "Asutay Kuyumculuk" unvanının davacı ile kardeşi olan ...'ın adi ortaklık olarak işlettikleri kuyumculuk işyerinin unvanı olduğu, tarafların 1971 yıllardan itibaren ortak işlettikleri kuyumcu işyeri ile birlikte markanın bilinmeye başlandığı, kardeşlerin yaklaşık 40 yıl süre ile markayı kullandıkları, adi ortaklığın tasfiyesi sırasında markanın kullanım hakkı ile ilgili bir anlaşmanın varlığının ileri sürülüp kanıtlanmadığı, her iki tarafın da markayı kullanma hakkının bulunduğu ve önceye dayalı hak sahibi olduğu ancak, davaya konu markanın, dava tarihinden sonra 26.06.2014 tarihinde davalı ... adına tescil edildiği, dava açıldıktan sonra markanın hak sahibi olan ...'a devredilmiş olması nedeniyle davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin 27.02.2019 tarihli ve 2017/4052 E., 2019/1595 K. kararıyla;
" Dava marka hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, bölge adliye mahkemesince, davacı ile dahili davalı ...’in adi ortaklık olarak işlettikleri kuyumcuda dava konusu ibareyi yıllardır kullandıkları, marka üzerinde hak sahibi oldukları ve markayı kullanma haklarının bulunduğu, dava açıldıktan sonra davalı ... tarafından dahili davalıya markanın devredildiği ve davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Ancak, Dairemizin yerleşik kararlarında da belirtildiği üzere dava konusu marka müşterek mülkiyet hükümlerine tabi olacağından diğer malikin izni olmadan dahili davalı ...’in aynı ibare üzerinde bağımsız marka hakkı oluşturacak ve 556 sayılı KHK hükümlerine göre marka tescilinin sahibine tanıdığı hak ve yetkileri tek başına kullanması sonucunu doğuracak şekilde kendi adına marka tescili yaptırması mümkün bulunmamaktadır. Bu durumda, belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmeyip bozmayı gerektirmiştir." gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin 05.11.2019 tarihli ve 2019/1109 E., 2019/2096 K. sayılı kararı ile Dairemiz bozma ilamına uyularak, müşterek mülkiyet hükümlerine tabi olduğu tartışmasız olan markanın diğer malik davacının izni olmadan davalı ve dava tarihinden sonra devir nedeniyle dahili davalı ...'ın aynı ibare üzerinde bağımsız marka hakkı oluşturacak ve 556 sayılı KHK hükümlerine göre marka tescilinin sahibine tanıdığı hak ve yetkileri tek başına kullanması sonucunu doğuracak şekilde kendi adına marka tescili yaptırması mümkün olmadığından İlk Derece Mahkemesi'nin davanın kabulüne ilişkin kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

C. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairemizin 15.10.2020 tarihli ve 2020/292 E., 2020/4170 K. kararında"1-Dava marka hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, İlk Derece Mahkemesince yukarıda özetlendiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı davalılar tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş, Bölge Adliye Mahkemesi'nce davalıların istinaf taleplerinin esastan kabulü ile, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın konusuz kalması nedeniyle esas hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiş, bu kararın davacı tarafça temyizi üzerine de Dairemiz tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Dairemiz bozma ilamına uyulmasına karar veren Antalya Bölge Adliye Mahkemesi, bu defa davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir. Bozma öncesi ilk derece mahkemesi kararını kaldırıp esas hakkında hüküm veren Bölge Adliye Mahkemesince, bozma ilamı doğrultusunda yeniden esas hakkında hüküm kurulması gerekirken 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin 1. alt bendi uyarınca başvurunun esastan reddine dair karar verilmesi yerinde görülmediğinden, Bölge Adliye Mahkemesi kararının re'sen bozulmasına karar vermesi gerekmiştir. 2- Bozma sebep ve şekline göre, davalılar vekilinin esasa yönelik temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir." gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak kaldırılmasına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesi Direnme Kararı
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin 09.02.2021 tarihli ve 2020/1969 E., 2021/207 K. sayılı kararı ile önceki gerekçeye ek olarak; Yargıtay Özel Dairesinin birinci bozma kararı üzerine sadece bölge adliye mahkemesinin kararının ortadan kalktığı, ilk derece mahkemesinin kararının hukuken varlığını ve geçerliliğini koruduğu, bozma ilamına uyulduktan sonra ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu durumda yeniden davanın esası hakkında hüküm kurulmasının davalılar vekilinin istinaf incelemesinin yapılmaması anlamına geldiği, dolayısıyla Özel Dairenin yeniden hüküm kurulmasına ilişkin bozmasının istinaf kanun yolu hukukî değerlendirmesine uygun olmadığı gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir.

C. Dairemizin İnceleme Kararı
6100 sayılı Kanun 373 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince Dairemizce yapılan incelemede, Daire kararının yerinde olduğu belirtilerek temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir.

D.Hukuk Genel Kurulu Kararı
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15.11.2022 tarihli ve 2022/11-926 E., 2022/1518 K. sayılı ilâmı ile bölge adliye mahkemesince ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak hüküm mahkemesi sıfatıyla yeniden esas hakkında hüküm kurulmakla ilk derece mahkemesi kararının hukukî varlığını kaybettiği, bölge adliye mahkemesi tarafından Özel Daire bozma kararına uyulmakla yapılan yargılama ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi mahiyetinde olmadığı, bu itibarla Özel Daire bozma ilamına uyan bölge adliye mahkemesince uyulan bozma kararı doğrultusunda uyuşmazlığı sona erdirecek, infaza elverişli hüküm kurulması gerekirken, hayatiyetini kaybetmiş ilk derece mahkemesi kararı ile ilgili istinaf incelemesi yapılarak istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, hâl böyle olunca Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulması gerekirken önceki hükümde direnilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle direnme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

E. Bölge Adliye Mahkemesince Verilen Temyize Konu Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı ile dahili davalı ...'in adi ortaklık olarak işlettikleri kuyumcuda dava konusu ibareyi yıllardır kullandıkları marka üzerinde birlikte hak sahibi oldukları ve markayı kullanma haklarının bulunduğu, dava konusu marka müşterek mülkiyet hükümlerine tabi olacağından diğer malikin izni olmadan dahili davalı ...’in aynı ibare üzerinde bağımsız marka hakkı oluşturacak ve 556 sayılı KHK hükümlerine göre marka tescilinin sahibine tanıdığı hak ve yetkileri tek başına kullanması sonucunu doğuracak şekilde kendi adına marka tescili yaptırması mümkün olmadığından davacının bu yöndeki taleplerinin kabulü gerektiği, davacının, markanın kendi adına tescili talebinin ise aynı gerekçeyle dava konusu markanın müşterek mülkiyet hükümlerine tabi olması nedeniyle yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, Türk Patent ve Marka Kurumu'nun 2013-85500 tescil no.lu "ASUTAY" markasının davalı ... adına olan tescilinin iptali ve sicilden terkinine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekilleri temyiz dilekçesinde özetle; tarafların 1973 yılından beri "Asutay Kuyumculuk" ibaresini birlikte ihdas ve istismal ettiklerinin tartışmasız olduğunu, markanın gerçek hak sahibi olan her bir ortağın, adi ortaklığın sonlandırılması sırasında ayrık bir düzenleme yapılmamışsa, markayı adına tescil ettirebilmesinin mümkün olduğunu, emsal kararların da bu yönde olduğunu, davacının, müvekkillerinin babasının tek başına adına marka tescili yaptırmayacağından bahsile hükümsüzlük talebinde bulunurken yargılama safahatında "Asutay" esas unsurlu markayı kendi adına tescil ettirdiğini, kötü niyetli bu davranışın hukuken korunmaması gerektiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka hükümsüzlüğü talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 556 sayılı KHK hükümleri.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı peşin harcın istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.