11. Hukuk Dairesi 2023/4350 E. , 2024/1719 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI :2020/562 Esas, 2021/300 Karar
ASIL VE BİRLEŞEN DAVADA
ASIL DAVADA DAVALILAR :1-...
2-...
BİRLEŞEN DAVADA DAVALILAR :1-...
2-... vekilleri Avukat ...
DAVA TARİHİ :10.02.2012 (Asıl dava), 15.09.2014 (Birleşen dava)
HÜKÜM :Kısmen kabul
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, asıl ve birleşen davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin mahkeme kararı ile tasfiye hâlindeki Tramar Mermer Üretim Ltd. Şti.ye (Tramer Mermer) tasfiye memuru olarak atandığını, aynı dosya üzerinden verilen kararla tasfiye memurluğu ücretinin 2009 yılı Ocak ayından itibaren 1.750,00 TL'ye yükseltildiğini, bu ücretin yarısının anılan davanın davacıları, diğer yarısının ise (o davanın da davalısı olan) davalılar tarafından ödenmesine karar verildiğini, davalıların 2012 yılı Şubat-Mart-Nisan-Mayıs aylarına ait tasfiye memurluğu ücretini, 2012 yılı Mart ayı KDV'sini, 2012 yılı Ocak-Mart ayları muhtasar giderini, 2012 yılı Mart-Nisan ayları muhasebe ücretini, 2012 yılı Nisan ayı kurumlar vergisi ücretini ödememeleri üzerine aleyhlerine başlatılan icra takibine itiraz ettiklerini belirterek itirazın iptaline, alacağın %40’ı oranından ... olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûmiyetlerine karar verilmesini, birleşen dava ile; 2012 yılının Haziran, Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim, ..., Aralık, 2013 yılı Ocak, Şubat Mart, Nisan, Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos, Eylül aylarına ait olup yukarıda bahsi geçen karar gereği davalıların müvekkile ödemek zorunda oldukları aylık 875,00 TL tasfiye memuru ücretinin ödenmemesi üzerine başlattıkları takibe yapılan itirazın iptalini, %40 dan ... olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; asıl davaya ilişkin; müvekkillerinin davada taraf sıfatı bulunmadığından husumet yöneltilemeyeceğini, sorumluluğun dava dışı Tramar Mermer'e ait olduğunu belirterek davanın reddini, %20 oranından ... olmamak üzere tazminata mahkûmiyetine karar verilmesini istemiş, birleşen davaya ilişkin; tasfiye memuru ücretinden şirket ortaklarının sorumlu olmadığını, şirket borçlarından şirket kendi mal varlığı ile sorumlu olduğunu, bu ana kuralın istisnasının 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanun (6183 sayılı Kanun) ile getirilen ortakların kamu borçlarından ikincil sorumluluklarının olduğunu, tasfiye memuru hakkında görev kötüye kullanma nedeni ile suç duyurusunda bulunduklarını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen İlk Karar
İzmir 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 23.12.2014 tarih, 2014/863 E., 2014/815 K. sayılı kararıyla asıl dava yönünden; davanın kısmen kabulü ile davalı borçluların takip dosyasına karşı yaptığı itirazının kısmen iptaline, takibin 1.750,00 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, asıl alacağa takip tarihinden itibaren artan ve eksilen oranda yasal faiz uygulanmasına, hüküm altına alınan alacak miktarı üzerinden %40 oranında hesaplanan 700,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleşen dava yönünden; davanın kısmen kabulü ile davalı borçluların takip dosyasına karşı yaptığı itirazının kısmen iptali ile takibin 14.000,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, asıl alacağa takip tarihinden itibaren artan ve eksilen oranda yasal faiz uygulanmasına, hüküm altına alınan alacak miktarı üzerinden %20 oranında hesaplanan 2.800,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
B. Birinci Bozma Kararı
Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 08.02.2016 tarih, 2015/7038 E., 2016/1143 K. sayılı kararı ile onanmasına karar verilmiş, karar asıl ve birleşen davada davalılar vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 19.06.2018 tarih, 2016/9604 E., 2018/4539 K. sayılı kararı ile ilamların genel haciz yoluyla ilamsız takibe konu edilmesinin icra hukuku ve yargılama tekniğine uygun düşmediği, bu yola başvurmakta alacaklının hukuki yararının bulunmadığı gibi borçlunun hukuki durumunu da ağırlaştırdığı, ilama dayalı bir alacağın ilamsız takibe konu edilemeyeceğine dair Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulunca karar verildiği, bu durumda bu kararın bağlayıcılığı gözetilip ilama dayalı alacağın ilamsız takip konusu yapılamayacağı nazara alınarak hüküm kurulması gerektiği gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İzmir 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 23.01.2019 tarih, 2018/1107 E., 2019/81 K. sayılı kararıyla Yargıtayın bozma ilamı doğrultusunda asıl ve birleşen dava yönünden davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığı gerekçesi ile davanın usulden reddine karar verilmiş, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
D. İkinci Bozma Kararı
Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 23.06.2020 tarih, 2019/4624 E., 2020/3115 K. sayılı kararı ile maddi yanılgı sonucu verilen kararlara uyulmasının taraflar yönünden usuli kazanılmış hak doğurmayacağı, öncelikle tasfiye memuruna verilecek ücretin belirlendiği ücret artırım kararı, aylık ücreti belirlemekte olup, ödeme süresi ve süreye göre ödenecek ücret miktarı bakımından bir kesinlik ifade etmediği, ödenecek miktar süreye göre belirleneceğinden taraflar arasında bu yönde oluşan sorununda yargı kararı ile giderilmesi gerektiği, bu durumu belirleyen bir ilamın varlığından bahsedilemeyeceğinin açık olduğu, ayrıca İzmir 9. İcra Müdürlüğünün 2012/5667 E. sayılı dosyasından başlatılan ilamsız icra takibinde tasfiye memuru ücret alacağı yanında tasfiye memurunca ödenen KDV, kurumlar vergisi, muhtasar gideri ve muhasebe ücreti talep edilmiş olup, bu alacak kalemleri ile ilgili bir mahkeme kararı bulunmadığı, her ne kadar mahkemece bozma ilamına uyularak davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiş ise de, yukarıda yapılan açıklamalar ve saptamalar çerçevesinde Dairemiz bozma ilamının maddi hataya dayalı olduğu maddi hatanın usuli kazanılmış hakkın istisnalarından bulunduğu, bu nedenle maddi hataya dayanan bozma kararına uyulması ile usuli kazanılmış hakkında doğmayacağı aşikar olduğu gerekçesi ile onanan ilk kararda olduğu gibi davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğinden hükmün temyiz eden davacı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
E. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl dava yönünden; davanın kısmen kabulü ile davalı borçluların takip dosyasına karşı yaptığı itirazının kısmen iptaline, takibin 1.750,00 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, hüküm altına alınan alacak miktarı üzerinden%20 'si oranında hesaplanan 350,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleşen dava yönünden birleşen dava yönünden; davanın kısmen kabulü ile davalı borçluların takip dosyasına karşı yaptığı itirazının kısmen iptali ile takibin 14.000,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, hüküm altına alınan alacak miktarı üzerinden %20 oranında hesaplanan 2.800,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 28.04.2022 tarihli ve 2021/4750 E., 2022/3570 sayılı kararıyla davanın esastan reddi veya kabulünü içeren bozmaya uyularak tesis olunan kararın önceki bozmayı ortadan kaldıracak şekilde yeniden bozulması üzerine mahkemece verilen kararın temyiz incelemesinin Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna (YHGK) ait olduğu gerekçesi ile dosyanın YHGK'na gönderilmesine karar verilmiş, YHGK'nın 05.07.2023 tarih, 2022/11-727 E., 2023/728 K. sayılı kararıyla, ... Dairece verilen birinci bozma kararının usule ilişkin nihai karar niteliği taşıdığı, davanın esastan reddi veya kabulünü içeren bozma niteliğinde olmadığı gibi birbiriyle çelişen iki ayrı bozma kararı da bulunmadığı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 429 uncu maddesinin dördüncü fıkrasında düzenlenen koşullar gerçekleşmediğinden mahkemece ... Dairenin ikinci bozma kararına uyularak verilen son kararın temyiz incelemesi yapma görevinin Hukuk Genel Kuruluna değil ... Daireye ait olduğu gerekçesi ile asıl ve birleşen davalılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Yargıtay 11.Hukuk Dairesine gönderilmesine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Asıl ve birleşen davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozma ilamı ile davacı tarafından ilamsız takip yapılmasında hukuki yarar bulunmadığına ilişkin karardan davacının tasfiye memuru ücret alacağı yanından tasfiye memurunca ödenen KDV, kurumlar vergisi, muhtasar gideri, muhasebe ücreti de talep edilmiş olduğunu ve bu alacak kalemlerine ilişkin mahkemece verilmiş bir karar bulunmadığı gerekçesi ile dönüldüğünü, dosya kapsamında alınan raporlar ile müvekkillerden tasfiye memurunca ödenen KDV, kurumlar vergisi, muhtasar gideri ve muhasebe ücretinin (vergiler) talep edilemeyeceğini, bunların ancak şirketten talep edilebileceğini, davadaki uyuşmazlığın davacının tasfiye memuru ücretinin davalı müvekkillerinden talep edilip edilemeyeceği noktasında toplandığını, alacakların ilamsız takibe konu edilebileceğinin kabul edilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu, zira tasfiye memurunca ödenen vergiler yönünden davanın kabulüne karar verilmediğini, bu alacaklar yönünden kabulüne karar verilse dahi mahkeme tarafından karar verildiğinden bu alacak yönünden ilamsız takip yapılmasının mümkün olmadığını, vergiler yönünden davanın reddine, tasfiye memuru ücreti yönünden de hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, tasfiye memuru ücretinden ortakların değil şirketin malvarlığı ile sorumlu olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 67 ... maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, asıl ve birleşen davalılar vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Asıl ve birleşen davalılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
04.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!