WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 11 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/4346 E.  ,  2024/1891 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
(Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla)
SAYISI : 2022/190 Esas, 2022/838 Karar
DAVA TARİHİ :
HÜKÜM : Davanın kabulü

Taraflar arasındaki menfi tespit ve istirdat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; hayvancılık faaliyetinde bulunan müvekkili şirketin Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu'nun (TKDK) bir takım imkanlarından faydalandığını, davalının ise tarım makineleri alanında satış ve montajında iştigal ettiğini, davalının çalışanın müvekkili ile temas kurup bir kısım ürünlerin alım satımı ve çiftlik kurumu için anlaştığını, bu kişinin ürün ve montaj bedelleri ödendiğinde iade edilmek üzere bir adet teminat senedini aldığını, akabinde TKDK’ya verilmek üzere iki sözleşme aktedildiğini, davalının düzenlediği iki faturanın müvekkilince ödendiğini, başka bir ticaretin bulunmadığını, ancak davalının sırf Katma Değer Vergisi (KDV) iadesini müvekkiline ödetmek için senedi geri vermediğini, müvekkilinin de icra tehdidi altında ödemek zorunda kaldığını, davalının peyderpey tahsil ettiği bu senedi bu kez de Tire İcra Müdürlüğünün 2013/2885 E. sayılı dosyası ile takibe koyduğunu, müvekkili ...’ın bu senedi kendi adına mı, şirket adına mı imzaladığını tam hatırlayamadığını, bu sebeple davalı ... adına ve şirket adına açtıklarını, teminat senedi olduğunu belirtmek için üzerinde “senet satılamaz” açıklaması olduğu halde takip dosyasına bu açıklama gizlenmek suretiyle fotokopisinin verildiğini, aslında davalının sebepsiz ödenen 63.500,00 TL ve KDV’si 22.000,00 TL olmak üzere toplam 85.500,00 TL müvekkiline borçlu olduğunu ileri sürerek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitini, senedin müvekkiline iadesini, haksız tahsil edilen 63.500,00 TL ve 22.000,00 TL KDV iadesinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte ödenmesini, kötü niyet tazminatının tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; İcra Hukuk Mahkemesince davacının tüm taleplerinin reddedildiğini, kesin hüküm bulunduğunu, 2013/2885 E. sayılı takipte davacı şirketin taraf olmadığını, şirketin bu davalı açmakta hukuki menfaatinin bulunmadığını, davacının iddiasını yazılı delille ispatlaması gerektiğini, Tire İcra Hukuk Mahkemesinin 2014/1 E. sayılı dosyasında havale ile yapılan ödemelerin Özkan Canlı Hayvan Paz. Ltd. Şti.’nin davalıya olan borcunun ödenmesi için yapıldığı hususunda Mahkeme içi ikrar bulunduğunu, bu davada ise sebepsiz ödeme iddiasının kötü niyet taşıdığını, müvekkili Özkan Canlı Hayvan Paz. Ltd. Şti. arasında 2013 yılında yapılan alış veriş sonucu gerçekleştirilen 63.000,00 TL ödemenin bu davası ilgisi olmadığını savunarak davanın reddini, kötü niyet tazminatının tahsilini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 31.05.2016 tarih, 2015/232 E., 2016/316 K. sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı
Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 25.10.2018 tarih, 2016/19470 E., 2018/5267 K. sayılı kararıyla Mahkeme kararı onanmıştır. Davacı vekilinin karar düzeltme istemi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 13.02.2020 tarih, 2019/1041 E., 2020/452 K. sayılı kararıyla Mahkemece 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 102 nci maddesi uyarınca 25.000,00 TL ve 30.000,00 TL bedelli dekontlardaki ödemelerin dava konusu senet için yapılmış bir ödeme olup olmadığının değerlendirilerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken havale dekontundaki kişilerin senet ilişkisinde taraf olmadığı ve ödemelerin senet alacağına mahsuben yapıldığının belge ile ispatlanamadığı şeklinde yanılgılı ve dosya kapsamına uygun olmayan gerekçe ile davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle onama kararının kaldırılıp Mahkeme kararı bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile menfi tespit davasının icra takibinden önce sonuçlanmaması ve menfi tespit davası görülmekte iken borcun alacaklıya (davalıya) ödenmesi halinde menfi tespit davasına istirdat davası olarak devam edileceği, 6098 sayılı Kanun’un 101 inci maddesine göre birden çok borcu bulunan borçlunun ödeme gününde bu borçlardan hangisini ödemek istediğini alacaklıya bildirebileceği, borçlu bildirimde bulunmazsa, yapılan ödemenin kendisi tarafından derhâl itiraz edilmiş olmadıkça, alacaklının makbuzda gösterdiği borç için yapılmış sayılacağı, 102 nci maddesine göre de kanunen geçerli bir açıklama yapılmadığı veya makbuzda bir açıklık bulunmadığı durumda ödemenin muaccel borç için yapılmış sayılacağı, birden çok borç muaccel ise ödemenin, borçluya karşı ilk olarak takip edilen borç için yapılmış olduğunun kabul edileceği, takip yapılmamış ise ödemenin vadesi ilk önce gelmiş olan borç için yapılmış olacağı, birden çok borcun vadesi aynı zamanda gelmişse, mahsubun orantılı olarak; borçlardan hiçbirinin vadesi gelmemişse ödemenin güvencesi en az olan borç için yapılmış sayılacağı, davacının takibe konu borcu çeşitli tarihlerde ödemek suretiyle itfa ettiği, 40.500,00 TL cebri icra yoluyla fazla ödeme yaptığı, davacının takibe konu senet nedeniyle davalıya borcunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, Tire İcra Müdürlüğünün 201328/85 E. sayılı dosyasında takibe konu bono nedeniyle davacının, davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacının devam eden icra takibi sonucu fazla ödediği 40.500,00 TL'nin istirdatına, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kötü niyet ispat edilemediğinden kötü niyet tazminatı verilmesine yer olmadığına, davanın diğer talepler yönünden reddine karar verilmiştir. Mahkemece tashih kararı ile “davanın kısmen kabulü ile Tire İcra Müdürlüğü'nün 2013/2885 E. sayılı dosyasında takibe konu bono nedeniyle davacının, davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacı tarafından devam eden icra takibi sonucu fazla ödenmiş olan 40.500,00 TL'nin istirdatına, davalıdan dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile alınarak davacıya verilmesine,” olarak düzeltilmesine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Tire İcra Hukuk Mahkemesinin 2014/1 E. sayılı dosyası sebebiyle davanın kesin hükümden reddinin gerektiğini, dava dilekçesinde bakıldığında davanın hem ... hem de Özkan Canlı Hayvan Paz. Ltd. Şti. tarafından açıldığının görüldüğünü, Tire İcra Müdürlüğünün 2013/2885 E. sayılı dosyasının ise davacı ... ile müvekkili arasında olduğunu, Özkan Canlı Hayvan Paz. Ltd. Şti.’nin taraf sıfatı bulunmadığını, bu durumda her iki davacı yönünden delil toplanamayacağını, davacının iddiasını yazılı delille ispatlaması gerektiğini, davacının İcra Hukuk Mahkemesinde senedin sahteliğini, bu davada teminat senedi olduğunu iddia ettiğini, İcra Hukuk Mahkemesindeki beyanlarda davacının havalelerin Özkan Canlı Hayvan Paz. Ltd. Şti.’nin müvekkiline borcu için yapıldığı yönündeki beyanların Mahkeme içi ikrar niteliği taşıdığını, davalı ile Özkan Canlı Hayvan Paz. Ltd. Şti. arasındaki 2013 yıllı alış veriş sebebiyle toplam 55.000,00 TL ödeme yapıldığını, bunların ise dava konusu kambiyo senedi ile bir ilgisinin bulunmadığını, bozma öncesi verilen davanın reddi kararından sonra taraflar arasındaki harici anlaşmaya göre takip borçlusu davacı ...’ın 19.08.2019 tarihinde takip borcuna karşılık 49.000,00 TL ödemesi üzerine takip dosyasının işlemden kaldırıldığını, konusuz kalan dava hakkında hüküm kurulamayacağını, davacının ödemesini resmî belgelerle ispatlaması gerektiğini, ispat yükünde hataya düşüldüğünü, farklı kişilerin farklı borçlar için yaptıkları ödemenin toplandığını, karar vermekle dosyadan el çeken Mahkemenin kısa karara aykırı ek karar tesisinin usul ve yasaya aykırılık taşıdığını, kaldı ki davacı ...’ın 19.08.2019 tarihinde ödeme yaptığını, faiz tür ve başlangıç tarihinin yanlış belirlendiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, menfi tespit ve istirdat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 72 nci maddesi.

2.6098 sayılı Kanun'un 122 nci maddesi.

3. Değerlendirme
1.Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.

2. Mahkemece esas hakkında hüküm verildikten sonra, davacı vekilinin talebi üzerine asıl hükümde "davacı tarafından devam eden icra takibi sonucu fazla ödenmiş olan 40.500,00 TL' nin istirdatına, davalıdan alınarak davacıya verilmesine," şeklindeki ibarenin "davacı tarafından devam eden icra takibi sonucu fazla ödenmiş olan 40.500,00 TL'nin istirdatına, davalıdan dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile alınarak davacıya verilmesine," şeklinde düzeltilmesine karar verilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 304 üncü maddesi uyarınca hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, Mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir. Ancak, hükmün tashihi ile hüküm değiştirilemez veya hükme ekleme yapılamaz. Somut olayda, Mahkemece asıl karardaki hükmün 27.02.2023 tarihli kararla değiştirilmesi suretiyle hükümde değişiklik yapılması doğru görülmemiş, 27.02.2023 tarihli tashih kararının bozulmasını gerektirmiştir.

3. Davalının esasa ilişkin temyizi itirazlarının incelenmesinde de; takibe konu dava senet nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ve ödenen miktarın istirdatı istemine ilişkindir. Davacı dava konusu 30.12.2012 ödeme tarihli 63.500,00 TL bedelli bononun tümünü ödediğini ileri sürmüştür. Davalı 08.12.2013 tarihli takip talebinde 63.500,00 TL asıl alacak, 8.211,94 TL işlemiş faiz olmak üzere 71.711,94 TL'nin asıl alacağa işleyecek avans faizi, icra giderleri ve vekalet ücreti ile birlikte tahsilini istemiştir. Davacının sunduğu 25.000,00 TL bedelli dekont 04.01.2013, 30.000,00 TL bedelli dekont 25.11.2013 tarihlidir. Mahkemece 31.05.2016 tarihli kararla dava reddedilmiş, Yargıtay'ın 25.10.2018 tarihli kararı ile Mahkeme kararı önce onanmış, bu aşamadan sonra davacı 19.08.2019 tarihinde 49.000,00 TL tutarında bir ödeme daha yapmış, ancak Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 13.02.2020 tarihli kararı ile davacının karar düzeltme itirazları kabul edilerek karar bozulmuştur. Davacı bono tutarının bakiyesi 8.500,00 TL'yi de davalının talimatıyla dava dışı bir kişiye ödediğini iddia etmişse de Mahkemece bu ödeme kabul edilmemiş verilen karar davacı tarafından temyiz edilmemiştir. Bu durumda Mahkemece, uzman bir bilirkişiden rapor alınmak suretiyle 19.08.2019 ödeme tarihi itibariyle takip dosyasının kapak hesabının yapılması, davacının istirdat isteyebileceği miktarın belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bu yönde bir değerlendirme yapılmadan senet bedeli olan 63.500,00 TL'nin davacının üç ayrı ödemesinin toplamı olan 104.000,00 TL'den düşülüp 40.500,00 TL üzerinden tahsil hükmü kurulması yerinde olmamıştır.

V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Mahkeme kararının ve 27.02.2023 tarihli tashih kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

07.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.