WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/4321 E.  ,  2024/1726 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/384 Esas, 2023/557 Karar
DAVA TARİHİ :
HÜKÜM : Davanın kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin, 1960 yılında ABD’de kurulduğunu, otomotiv endüstrisinde parça, bileşen ve sistemler ürettiğini, 2016/30374 sayılı "MAGALLOY" ibareli, 12. sınıfta yer alan malları içerir müvekkili marka başvurusunun, davalı kurumun Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (a), (c) bentleri uyarınca uyarınca reddedildiğini, bu karara yaptıkları itirazın ise YİDK tarafından reddine karar verildiğini, başvuruyu oluşturan "MAGALLOY" ibaresinin, ayırt edici nitelikte olduğunu, birçok ülkede müvekkili adına tescilli bulunduğunu, söz konusu ibarenin magnezyum alaşımının kısaltması olarak kullanıldığı hususunun ise doğru olmadığını, magnezyumun parlayıcı/kolay tutuşan, kırılgan ve pahalı olduğunu, fren ve yakıt borularının güçlü ve paslanmaz olması gerektiğini, MAGALLOY ibaresinin Türkçe ve İngilizce karşılığının olmadığını, bu şekilde değerlendirildiğinde dahi "mag" kelimesinin Türkçe’de bir anlamının bulunmadığını, başvurunun 12. sınıfta tescili talep edilen malları tanımlayan bir kelime grubunun kısaltması olmadığını ileri sürerek, YİDK'in 2016-M-11359 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde;başvurunun tescili istenen ürünler bakımından "magnesium alloy" (magnezyum alaşımı) ifadesinin kısaltması olduğunu, söz konusu alaşımın otomotiv sektöründe pek çok firma tarafından kullanıldığını, başvurunun kapsamındaki mallar bakımından "MAGALLOY" ibaresinin ayırt edici nitelikten yoksun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 27.03.2019 tarih, 2017/277 E. ve 2019/126 K. sayılı kararıyla; "MAGALLOY" ibaresinin, başvuru kapsamında yer alan malların özelliğinin direkt olarak işaret etmediğinden soyut ayırt ediciliğe sahip olduğu, 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi anlamında marka olarak tescil edilemeyecek bir ibare olmadığı, MAGALLOY/MAG ALLOY ibaresinin, yurtdışında "MAGNESIUM ALLOY" yani "MAGNEZYUM ALAŞIMI" ibaresinin kısaltması olarak özellikle başvurusu yapılan malların dahil olduğu otomotiv sektöründe tekerlekler başta olmak üzere genellikle krank kutusu, kam kapağı, kaporta gibi motorlu araç parçası üretiminde kullanılan bir ibare olduğu, ancak, Türkiye’de otomotiv sektöründe söz konusu ibarenin yaygın bir kullanımına ulaşılamadığı, ayrıca, söz konusu ibarenin İngilizce olduğu, Türkçe anlamının tüketici kitlesinin büyük bir bölümü tarafından bilinmesinin beklenemeyeceği, "MAG ALLOY" ibaresinin Türkçe karşılığının toplumun ve özellikle otomotiv sektöründeki tüketici kitlesinin büyük kesimi tarafından bilinmesinin mümkün bulunmadığı, "MAGALLOY" ibaresinin başvurusu yapılan mallar bakımından 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında marka olabileceği gerekçesiyle davanın kabulüne, YİDK'in 2016-M-11359 sayılı kararının iptaline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 25.02.2021 tarih, 2019/1050 E. ve 2021/258 K. sayılı kararıyla; dava konusu başvuruyu oluşturan "MAGALLOY" ibaresi İngilizce kökenli bir kısaltma olduğu ve söz konusu ibarenin, özellikle yurt dışında magnezyum alaşımının kısaltması olarak kullanıldığı, otomotiv terimlerinin yer aldığı İngilizce web sitesinde, bu ibarenin "Magnezyum alaşımı, birçok bileşen için, özellikle tekerlekler için, kullanılan güçlü bir hafif metal" olarak tanımlandığı, magnezyum alaşımının otomotiv sektöründe tekerlekler başta olmak üzere genellikle krank kutusu, kam kapağı, kaporta gibi motorlu araç parçası üretiminde kullanılan bir bileşen olduğu açıklandığı, başvuruyu oluşturan "MAGALLOY" ibaresi, otomotiv sektöründe ve motorlu araç parçası üretiminde kullanılan magnezyum alaşımının kısaltması olarak yaygın biçimde kullanılan bir ibare olduğundan, başvuru kapsamında yer alan mallar yönünden tanımlayıcı nitelikteki bu ibarenin, 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi karşısında tescili mümkün olmadığı, Türkiye'de söz konusu ibarenin yaygın bir kullanımı bulunmadığı, anılan ibare yönünden 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi anlamında bir tescil engelinin bulunmadığı bildirilmiş ise de İngilizce'nin ülkemizde yaygın olarak
bilindiği, yine bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere internet üzerinde yapılan basit bir araştırmada dahi söz konusu ibarenin, magnezyum alaşımının kısaltması olduğunun anlaşılacağı gözetildiğinde, bilirkişi raporuna itibar edilmeyeceği, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 16.04.2019 tarih, 2018/1304 E., 2019/3049 kararında da kabul edildiği üzere başvuru konusu ibarenin başka ülkelerde tescilli olması, tanımlayıcı olan bir ibarenin Türkiye'de tescili sonucunu doğurmayacağı, başvuru konusu ibareye aynı KHK'nın 7/son maddesi kapsamında ayırt edicilik kazandırıldığının da iddia ve ispat edilemediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin 05.12.2022 tarih, 2021/4677 E. ve 2022/8642 K. sayılı kararıyla''... Dava, marka başvurusunun mutlak nedenlere dayalı olarak reddine dair karara vaki itiraz reddeden YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup, Bölge Adliye Mahkemesince, yukarıda özetlenen şekilde davacı vekilinin istinaf istemlerinin kabulü ile, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bir ibarenin tescil kapsamındaki mal veya hizmet sınıfları yönünden tanımlayıcı olduğunun kabulü için, ibarenin kullanılacağı mal veya hizmetin potansiyel alıcı veya kullanıcılarının azımsanmayacak sayıda kısmının bu ibareyi tanımlayıcı olarak algılaması gerekir. Ayrıca bir ibarenin herhangi bir ülkede tanımlayıcı olarak kabul edilmesi, o dilin konuşulmadığı bir başka ülkede tanımlayıcı olarak kabul edilmesini gerektirmez.

Davaya konu marka başvurusu "MAGALLOY" ibaresinden oluşmakta olup, dosya içerindeki bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere bu kelimenin İngilizce veya Türkçe bilinen bir anlamının olmadığı, tescili talep edilen 12. sınıf ürünlerin cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, kaynak belirtmediği veya malların üretildiği, hizmetlerin yapıldığı zamanı göstermediği veya malların ve hizmetlerin diğer karakteristik özelliklerini belirten işaret ve adlandırmaları münhasıran veya esas unsur olarak içermediği, 12. sınıf ürünlerin Türkiye’deki potansiyel kullanıcılarının davaya konu markayı tanımlayıcı ibare olarak algılamayacağı anlaşılmaktadır. Bu durumda, ‘’MAGALLOY’’ ibaresinin tescili istenen mal sınıfları yönünden somut ve soyut ayırt ediciliği bulunduğu ve ilk derece mahkemesince verilen davanın kabulü kararının isabetli olduğu anlaşılmış olmakla, yazılı şekilde “MAGALLOY” ibaresinin “magnezyum alaşımı” ibaresinin İngilizce kısaltması olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar veren Bölge Adliye Mahkemesi kararı isabetli olmamış olup, bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir...'' gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu başvuruyu oluşturan "MAGALLOY" ibaresinin İngilizce veya Türkçe'de bilinen bir anlamı bulunmadığı, öte yandan bu ibarenin, başvuru kapsamında yer alan 12. sınıf mallar yönünden cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, kaynak belirtmediği gibi malların üretildiği, hizmetlerin yapıldığı zamanı göstermediği veya malların diğer karakteristik özelliklerini belirten işaret ve adlandırmaları münhasıran veya esas unsur olarak içermediğini, 12. sınıfta yer alan malların Türkiye’deki potansiyel kullanıcılarının davaya konu markayı tanımlayıcı ibare olarak algılamalarının da söz konusu olmayacağından "MAGALLOY" ibaresinin, tescili istenen mallar yönünden somut ve soyut ayırt ediciliği haiz olduğunu, bu itibarla, başvurunun reddine ilişkin YİDK kararı yerinde olmayıp, anılan kararın iptaline ilişkin dava yerinde
bulunduğundan, uyulmasına karar verilen bozma ilamı doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile TÜRKPATENT YİDK'nın 2016-M-11359 sayılı kararının iptaline karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu başvurunun 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca markasal koruma hakkı kazandırmayacağı, bu ibarenin bir bütün olarak içerdiği anlam itibariyle 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca reddi konu olan ürünler bakımından vasıf ve özellik belirten doğrudan tanımlayıcı nitelikte bir ibare olduğunu ve söz konusu mallar bakımından ticari kaynak gösterme, ayırt etme vasfının bulunmadığını, bu itibarla davacı tarafın tescil talebinde bulunduğu “magalloy” ibareli marka başvurusunun, 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) , (c) bentleri gereğince, başvuru kapsamında yer alan mallar bakımından herhangi bir ayırt ediciliğe sahip olmadığını, bir ticari işletmenin mal ve hizmetlerinin diğer ticari işletme mal ve hizmetlerinden ayırt edilmesini sağlamaya yönelik bir fonksiyonu bulunmadığını, ayrıca mal ve hizmetlerin vasfını/karakteristik özelliğini belirtiyor olması nedeniyle tanımlayıcı nitelikte olduğunu, herkes tarafından kullanımı mümkün olan ve davacının inhisarına bırakılması mümkün olmayan bir ibare olduğundan marka olabilme niteliğini haiz olmadığını, dava konusu YİDK kararının yasaya uygun ve yerinde olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.