WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 11 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/4296 E.  ,  2024/1658 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2022/887 E., 2023/276 K.
Avukat ...
DAVA TARİHİ :
HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen ipoteğin fekki davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;

Mahkeme kararının davalı vekiline 31.05.2023 tarihinde tebliğ edildiği, temyiz dilekçesinin ise 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 361 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen iki haftalık temyiz süresi geçirildikten 15.06.2023 tarihinde verildiği anlaşılmakla; davalı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.

Davacı vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından davacı aleyhine Adana 13. İcra Müdürlüğünün 2014/13853 E. sayılı dosyası üzerinden ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatıldığını, davacının icra takibine konu borçlu şirket ile ilgili herhangi bir kefaletinin ve sözleşme üzerinde imzasının bulunmadığını, davacı ve eşinin birlikte yaşadığı mesken üzerine davalı banka lehine tesis edilen ipoteğin geçersiz olduğunu, davacının eşi tarafından Mersin 5. Aile Mahkemesi'nin 2014/488 E. sayılı dosyası ile ipoteğin fekkinin talep edildiği, tüm bu hususlara rağmen davalı banka tarafından haksız ve kötü niyetli olarak eşi tarafından açılan davayı konusuz bırakma amacı ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlattığını, ipotek resmi senedi ve sunulan sözleşmenin kefalet sözleşmesi olarak kabul edileceği düşünülse dahi bu sözleşmenin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 583 ve 584 üncü maddelerine göre yok hükmünde olduğunu ileri sürerek Mersin, Yenişehir, Çiftlikköy 18.I.III. Pafta, 30 Ada, 2 parsel, 22 cilt no adresinde bulunan taşınmaz üzerindeki davalı banka lehine tesis edilen ipoteğin fekkine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın dava dışı İzzet Fazlıoğlu İnş. Tur. San. Ltd. Şti.'nin doğmuş ve doğacak tüm borçları için davalı banka lehine ipotek verildiğini, kullandırılan kredinin ödenmemesi üzerine alacağın tahsili için Adana 13. İcra Müdürlüğünün 2014/13853 E. sayılı dosyasından ipoteğin paraya çevrilmesine dayalı takip başlatıldığını, davanın haksız olduğunu, davacı hakkında kefalet nedeniyle başlatılan bir takip bulunmadığını, davacının dava konusu takipte ipotek veren 3. kişi konumunda olduğunu, davalı bankaca davacı hakkında hiçbir şekilde kefalet ilişkisi öne sürülmediği halde bu konuda açılan işbu davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının, eşinin rızasının olmadığı gerekçesiyle ipoteğin kaldırılmasını talep etmesinin dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, taşınmaz üzerinde aile konutu şerhi bulunmadığını, iyi niyetli olarak ipotek hakkı iktisap eden davalının kazanımının geçerli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 20.09.2018 tarihli ve 2014/807 E., 2018/559 K. sayılı kararıyla taşınmaz üzerine konulmuş olan ipoteğin hukuksuz olduğunun Mersin 5. Aile Mahkemesinin kesinleşen kararı ile de tespit edilerek ipoteğin fekkine karar verilmiş olduğu, bu durumda eldeki davanın ipoteğin fekki talebi yönünden konusuz kaldığı, kefalet yönünden ise; davacının ipoteğe esas olan kredi sözleşmelerinde kefaletinin bulunmadığı, dolayısıyla da davaya konu ipoteğin, davacının kendi kefaletinin güvencesi olarak değil, dava dışı İzzet Fazlıoğlu İnş. Tur. San. Tic. Ltd. Şti.'nin davalı bankadan kullanmış olduğu kredilerin teminatını oluşturmak üzere tesis edildiği, kefalet hükümleri çerçevesinde değerlendirme yapıldığında, ipotek akit tablosunun 5 inci maddesi ile tesis edilen kefaletin; eş rızasının olmaması, ipotek akit tablosunda kefalet tarihi, tutarı ve türünün davacının el yazısı ile yazılmamış olması nedenleriyle geçersiz olduğu gerekçesiyle ipotek, Mersin 5. Aile Mahkemesi'nin 22.12.2015 tarih, 2014/488 E., 2015/748 K. sayılı kararı ile iptal edilmiş olduğundan bu konuda yeniden bir karar verilmesine yer olmadığına, davacının, 10.06.2013 tarihli, 12226 yevmiye numaralı ipotek nedeniyle davalıya kefaletinin geçerli olmadığının tespitine, davalının icra takibinde haksız ve kötü niyetli olduğuna dair delil bulunmadığından davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 18.03.2020 tarihli ve 2018/1743 E., 2020/319 K. sayılı kararıyla İlk Derece Mahkemesince verilen kararın yerinde olduğu, davacının dava açmada hukuki menfaatinin bulunduğu ve haklı olduğu, yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasında ve davacı lehine nispi vekalet ücreti takdirinde usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 26.04.2022 tarih, 2020/8350 E. ve 2022/3420 K. sayılı kararıyla davalı vekilinin sair temyiz itirazları reddedilerek, davanın kefalet sözleşmesinin geçersizliği nedeni ile açılan ipoteğin fekki talebine ilişkin olduğu, talepler arasında aile konutuna dayalı bir ipotek fekki talebi bulunmadığı, bu nedenle Mahkemece davacı tarafından talep edilmeyen bir husus hakkında talep aşılarak karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi yerinde olmadığı, Mahkemece, kararın hüküm kısmından karar verilmesine yer olmadığına dair hükmün çıkartılarak yeni bir hüküm kurulması gerektiğinden kararın bu nedenlerle resen bozulması gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kefalet yönünden; davacının ipoteğe esas olan kredi sözleşmelerinde kefaleti bulunmadığı, dolayısıyla da davaya konu ipotek, davacının kendi kefaletinin güvencesi olarak değil, dava dışı İzzet Fazlıoğlu İnş. Tur. San. Tic. Ltd. Şti.'nin davalı bankadan kullanmış olduğu kredilerin teminatını oluşturmak üzere tesis edildiği, ipotek akit tablosunun 5 inci maddesi ile tesis edilen kefaletin eş rızasının olmaması, ipotek akit tablosunda kefalet tarihi, tutarı ve türünün davacının el yazısı ile yazılmamış olması nedenleriyle geçersiz olduğu ipoteğin fekki talebine yönelik olarak ise, ipoteğin Mersin 5. Aile Mahkemesi'nin 22.12.2015 tarih ve 2014/488 E., 2015/748 K. sayılı kararı ile fekkine karar verildiği, kararın 25.10.2017 tarihinde kesinleştiği, davacının dava açıldığı tarihte, eşi tarafından ipoteğin fekki davası açıldıktan sonra davalı tarafından Adana 13. İcra Müdürlüğü'nün 2014/13853 E. sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığından, davacının bu davayı açmakta hukuki yararı bulunuyor ise de, hukuki yararın dava şartı olduğu, dava şartlarının hüküm verilinceye kadar olması gerektiği, ipoteğin fekki talep edilen taşınmaz üzerine konulan ipoteğin fekkedildiği, davacının ipoteğin fekkini talep etmesinde hukuki yararı bulunmadığı, davalının icra takibinde haksız ve kötü niyetli olduğuna dair delil bulunmadığı gerekçesiyle ipoteğin fekkine yönelik talebin hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine, davacının kefaletinin geçerli olmadığının tespitine, kötü niyet tazminatının reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesinin hukuka uygun olmadığını, davanın tespit davası niteliğinde olduğunu, tapu sicilinden davalı bankanın ipoteği kaldırması, ipoteğin fekkine dair karar verilmesine engel olmadığını, diğer taraftan ipoteğin fekki yönünden davanın konusuz kaldığına ancak dava açmaya davalı tarafından sebebiyet verildiğinden davalı taraf aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken usulden red sebebi ile müvekkili aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalının kötü niyetli olduğunu belirterek Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava ipoteğin fekki istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
1.Davalı vekilinin temyiz dilekçesinin süreden REDDİNE,

2.Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalıya iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

29.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.