11. Hukuk Dairesi 2023/4293 E. , 2024/6472 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1484 Esas, 2022/1843 Karar
HÜKÜM : Başvurunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2015/245 E., 2020/694 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davalı-birleşen davada davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor
dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. ASIL VE BİRLEŞEN DAVA
1.Davacı vekili asıl davaya ilişkin dava dilekçesinde; davacının ağabeyi ... ...'nın birden fazla yapı denetim şirketi olduğunu, Manavgat Çağlayan Yapı Denetim isimli şirketini 200.000,00 TL karşılığında devretmesi için anlaştıklarını, davacının kararlaştırılan tutarı ödediğini, ancak şirketin devrinin gerçekleştirilmediğini, davacının ... ...'ya yapı denetim şirketini vermiyorsa ödediği 200.000,00 TL'yi geri vermesini söylediğini, ancak bu talebinin de yerine getirilmediğini, davacının kardeşinden bu parayı almak üzere Antalya'da her iki tarfında tandığı bir takım eş ve dostları araya koyduğunu şirketin devri veya ödemiş olduğu bedelin iadesini ve talep ettiğini bu sırada kendisine“madem kardeşin ... ... sana vekaletname vermiş o halde sana sattığı Çağlayan Yapı Denetim Şirketi adına senetleri imzala kendisinden (... ...) peyderpey bu senetleri tahsil ederek parayı alırsın” şeklinde söylendiğini, davalı ... ile birlikte bir arkadaşının ofisinde bu bonoların düzenlendiğini, davacının Çağlayan yapı denetim şirketi adına ve kendi adına tanzim, vade, bedel olmayan bonoları imzaladığını, bonolarda ...'ın alacaklı gösterildiğini, davacının bonoyu kardeşi ... ...'dan olan alacağını tahsil amacıyla imzalayıp verdiğini beyanla hile yolu ile kendisinden alınan bono nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile, bonoya dayalı olarak İstanbul Anadolu 4. İcra Müdürlüğünün 2013/694 E. sayılı dosyasında yapılan takibin iptaline, davalıların kötü niyetli olması nedeni ile aleyhlerine %20 oranında tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davacı ... vekili birleşen davaya ilişkin dava dilekçesinde; davalı ... tarafından davacı ve diğer senet borçluları aleyhine İstanbul Anadolu 4. İcra Müdürlüğünün 2013/694 esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine dayalı icra takibinde bulunulduğunu, iş bu takibe yasal sürede itiraz edilerek icranın geri bırakılması ve takibin iptali talebiyle İstanbul Anadolu 15. İcra Hukuk Mahkemesinin 2013-102-103 E. sayılı dosyaları ile takibin iptali ile icra takibine itiraz davası açıldığını, mahkemece 02.05.2013 tarihinde itiraz ve şikayetlerin reddine karar verildiğini ve bu kararın kanun yollarından geçerek kesinleştiğini, davacının davalıya borcunun bulunmadığını, davacının davalıya tanzim ederek ederek verdiği tek bir kambiyo senedi olduğunu bu senedinde 15.11.2005 tanzim tarihli 360.000,00 TL tutarlı teminat senedi olduğunu, başkaca ...'ya hiçbir borcu bulunmadığı gibi takip konusu senede dayalı da borcunun bulunmadığını, davalının dava dışı ...'yı ve davacıyı ayrı ayrı kandırarak kendisine ait taşınmazları elde etmeyi amaçladığını, ...'nın kendisini alacaklı kılarak hile ile düzenlettiği bu senetleri icra takibine koyduğunu, davacıya karşı olmayan alacak nedeniyle haksız yapılan takip ve taşınmazlar üzerine konulan hacizler ve ihale neticesinde ...'nın bu olayı öğrenerek Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/245 E. sayılı dosyası ile menfi tespit davası açıldığını, davacının Antalya ilinde bulunan tüm taşınmazlarının sahte senedin takibe konulması yolu ile ele geçirildiğini ve satış işlemlerine da başlandığını ileri sürerek müvekkilinin davaya konu bono nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, davaya konu bonoya dayalı olarak başlatılan takibin iptaline ve karşılığı olmayan bononun iptaline ve kötü niyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı/birleşen davacı ... vekili asıl davaya ilişkin cevap dilekçesinde; işbu davaya konu talep bakımından müvekkiline husumet yönetilemeyeceğini, davaya konu senedin davalı tarafından müvekkilinden zor ve hileyle alındığını savunarak asıl davanın müvekkili bakımından reddini istemiştir.
2. Davalı ... vekili asıl ve birleşen davalara ilişkin cevap dilekçesinde; dava dilekçesinin usul ve esasa aykırı olduğunu, davanın 1 yıllık zamanaşımına tabi olup bu sürenin dolduğunu, ...'nın senette ciranta olduğunu, senedin diğer davalı ...'dan olan alacağına istinaden kendisine ciro edildiğini, dava dilekçesinde geçen hukuki ilişkileri bilmediğini, bilme ihtimalinin de bulunmadığını, ancak icra dosyasına esas teşkil eden senet incelendiğinde senedin davacının vekaletname ile yetkilendirildiğini belirttiği Çağlayan Yapı Denetim isimli şirketin kaşesinin üstünde bu şirketi temsilen ve şirket kaşesi dışında kendisinin açığa atılmış imzasının bulunduğunu, davacı hile iddiasına dayanıyor ise bu senetlerin tazmininden hemen sonra menfi tespit davası açması gerektiğini, davacının suç duyurusunda da bulunmadığını, ...'nın iyi niyetli üçüncü şahıs olduğunu ayrıca davacının dava dilekçesi incelendiğinde senetteki imzayıda inkar etmediğini, senetleri kendisinin imzaladığını ikrar ettiğini, ... ile davacının hesap ekstrelerinin incelenmesi gerektiğini, davacının ...'ı tanımadığını beyan ettiğini ancak ...'ın davacı ...'nın kardeşi ... ... ile ortak olduğunu, bu dava öncesinde ...'ın ...'ya yüklü miktarda para transferi yaptığını, senette ...'ın ...'dan alacaklı konumunda olduğunu, ...'nın davaya esas teşkil eden icra dosyasına konu edilen 675.000,00 TL bedelli senedi, ...’dan olan alacağına istinaden teslim aldığını, müvekkilinin bu alacağını tahsil etmek amacıyla icra takibi başlattığını, bu icra dosyasına istinaden diğer davalı ve borçlu ...’ın Antalya’da bulunan bir kısım mal varlığı üzerine haciz konulduğunu ve bir kısım taşınmazlarında ihale yolu ile satıldığını, ...'ın, müvekkilinin alacağına kavuşmasını engellemek amacıyla her türlü yolu denediğini, Kadıköy 5. İcra Hukuk Mahkemesi 2013/103 E. ve Antalya 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 2015/736 E. sayılı dosyası ile kötü niyetli olarak ihalenin feshi talebinde bulunduğunu, ancak bu davalının reddedildiğini ve ... aleyhine de %10 oranında para cezası uygulandığını, ...'ın tehdit ve hakaret mesajları nedeniyle yapılan suç duyuruları neticesinde ... aleyhine, Antalya 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/663 E. sayılı dosyasında açılan davanın halen derdest olduğunu savunarak asıl ve birleşen davaların reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, davacı tarafından İstanbul Anadolu 4. İcra Müdürlüğünün 2013/694 E. sayılı takip dosyasındaki takibe dayanak 675.000,00 TL bedelli bononun rızası dışında hile ile kendisinden alındığı beyan edilmiş ise de; yargılama sırasında 02.06.2017 havale tarihli dilekçe ile davacı tarafından dava dilekçesindeki iddiaların gerçeğe aykırı olduğu beyan edildiği, davacının maddi bir hatadan da kaynaklanmayan bu ikrarının kendisini bağlayacağı gerekçesiyle ana dava yönünden davanın reddine, birleşen dava dosyası yönünden, dava konusu bono yönünden davacı ...'ın ...'ya borçlu olmadığı hususunun ispatlanamadığı, aksine aynı bono nedeniyle borçlu olan ... tarafından açılan ana dava dosyasında 02.06.2017 tarihli davacı tarafından verilen dilekçe ile dava konusu bononun ...'ın söylemleri ile düzenlendiğinin belirtildiği, bunun aksinin de birleşen dosyada davacı tarafça ispat edilemediği anlaşıldığından birleşen dava dosyası yönünden de davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davalı/birleşen davacı ... vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı/birleşen davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davalı/birleşen davacı ... vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl ve birleşen davalar, menfi tespit istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 72 nci maddesi
3. Değerlendirme
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı/birleşen davacı ... vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı harcın istek halinde ilgiliye iadesine, 17.09.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!