11. Hukuk Dairesi 2023/427 E. , 2024/3833 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/651 Esas, 2022/2006 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Doğubayazıt 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/129 E., 2019/314 K.
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının terör örgütünün korkutucu gücünü kullanarak kendisini tehdit edip 110.000,00 TL bedelli senedi kendisine imzalattığını, bu senet karşılığı kendisine ne bir mal ne bir hizmet vermediğini, bu senedin tehdit, baskı, tefecilik ve dolandırıcılık yapılmak suretiyle alındığını, senedin değişik zamanlarda değişik yazı karakterleri ile düzenlendiğini, ayrıca senedin süresinde takibe konulmadığın, davacının senede dayanarak Doğubayazıt İcra Dairesinin 2015/1973 E. sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını ve mallarına haciz konulduğunu, baskı altında verdiği bu senetten dolayı Doğubayazıt Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/4085 soruşturma sayılı dosyası ile suç duyurusunda bulunduğunu belirterek senedin iptali ile ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının savcılık soruşturma dosyasında bu senedin ticari ilişki nedeniyle aracılar vasıtasıyla verdiğini ikrar ettiğini, davalının davacıya 110.000,00 TL nakit para verdiğini ve karşılığında bu senedin alındığını, senet borcu ödenmeyince kambiyo senetlerine özgü haciz yolu icra takibi başlattıklarını, alacağın ödenmesini geciktirmek için hukuki dayanaktan yoksun bu davanın açıldığını, 04.02.2015 tarihli sözleşme başlıklı belgede müvekkiline 176.000,00 TL borçlu olduğunun yazılı olduğunu ve sözleşmede dava konusu senetten de bahsedildiğini, iddianın aksine davalının davacıya borçlu olduğunu fakat bu borcun ödenmediğini, davacının icra takibinde önce adli mercilere bir başvurusu bulunmadığını, davacının öz ağabeyi İbrahim Tayfur'un örgüt üyeliği ve yardım yataklık suçundan dolayı kısa bir süre önce tutuklanmış olmasının da manidar olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu bononun ikrah ve tehdit altında imzalandığı iddiası ile eldeki menfi tespit davası açılmış ise de, davalı bononun davacıya verilen para karşılığı alındığını savunmuş olup, takip ve dava konusu bononun nakden kayıtlı olduğu ve davacının senetteki imzasını inkar etmediği, dinlenen tanık beyanlarının davacı iddiasını ispat edecek nitelikte bulunmadığı, davacı yanca takip sonrası yapılan şikayet üzerine savcılık dosyasında da kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, keza senedin davacının ikrar edilmiş imzasını da taşıyan 04.02.2015 tarihli ayrı bir sözleşmede bahis konusu yapıldığı ve senet bilgilerinin sözleşmeye dercedildiği, dinlenen tanıkların aynı zamanda sözleşme tanığı da oldukları ve tehdit iddiasını doğrulayan hiçbir beyanları bulunmadığı, davacının 17.01.2019 tarihli celsede senet altındaki kefil Ahmet Tayfur yerine de imza attığını beyan ettiği, toplanan tüm delillere göre davacının tehdit iddiasını usulünce ispat edemediği gerekçesi ile sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın biriken borçlarına ilişkin olarak borçların faizlerinin silinmesini ve ana para üzerinden uzlaşma sağlanmasını talep ettiğini, ancak karşı tarafın bu hususa razı olmadığı gibi, mahkeme huzurunda da borcunu ödemek istediğini ancak ana para üzerinden faizlerin silinmesi ile uzlaşma sağlanmasını talep ettiğini, ancak talebin kabul edilmediğini, verilen kararın mağduriyetine sebep olacağını belirterek kararın kaldırılması istemiyle kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile takibe konu bononun tehdit ile ve zorla imzalatıldığına dair yeterli delil bulunamaması sebebiyle davanın reddine karar verildiği, Doğubayazıt Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/4085 soruşturma sayılı dosyasında da müşteki davacı tarafından yapılan aynı mahiyetteki şikayette kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, ilk derece mahkemesince dinlenen tanık beyanlarının da tehdit hususunun varlığını ispata yetmediği, ayrıca Doğubayazıt 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/322 E. sayılı dosyasının gereğinin davacı tarafından yerine getirilmediği, tüm bu nedenlerle davacının takibe konu bononun tehdit ile imzalatıldığını ispat edemediği, bu nedenlerle de istinaf başvurusunda belirtmiş olduğu sebeplerin yerinde olmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı temyiz dilekçesinde özetle; davalının elinde bulunan senetle hiçbir alakası olmadığını, davalının savcılık ve mahkemede verdiği ifadelerin birbirinden farklı olduğunu, savcılıkta kendisine arsa sattığını, mahkemede ise para verdiğini belirttiğini, dava sürecinde avukatının vefat ettiğini, son görülen davada yer alan avukatın da delilleri mahkemeye sunmadığını, senedi tehdit altında imzaladığını, senedin şahidi olarak gösterilen ...un mahkemeye dahil edilmediğini, kendisinden habersiz senet düzenlendiği için hem davalıya hem de müvekkile dava açıldığını, mahkeme tarafından kendisine gönderilen uzlaşma talebini terör örgütü mağduru olduğu için kabul etmediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tehdit iddiasına dayalı takip konusu bonodan dolayı menfi tespit istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 68 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!