WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 11 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/4268 E.  ,  2024/1896 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/329 Esas, 2023/319 Karar
FER'Î MÜDAHİLLER : 1.Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) vekili
Avukat ...
2.... (OYAK) vekili
Avukat ...
DAVA TARİHİ :
HÜKÜM : Davanın reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 11. Tüketici Mahkemesi
SAYISI : 2017/632 E., 2018/487 K.

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, davalı bankanın teşvik ve yönlendirmesi ile Yurtbank A.Ş. kontrolündeki off-shore bankasına 02.04.1999 tarihinde 66.850,00 DEM, 12.07.1999 tarihinde 208.120,00 DEM, 20.09.1999 tarihinde de 25.491,00 TL yatırdığını, ancak henüz vadesi gelmeden 21.12.1999 tarihinde banka yönetimine el konulması nedeniyle parasını çekemediğini, bankanın önce Sümerbank sonra da Oyakbank ile birleştirildiğini, ardından Oyakbank'ın tüm aktif ve pasifleriyle İng Bank'a satıldığını, ceza mahkemeleri dosyalarında, banka yetkililerinin ve hakim hissedarlarının, off-shore hesaplarında paravan bankacılık ve nitelikli dolandırıcılık eylemlerinin tespit edildiğini ileri sürerek hesap açılış tarihlerinden itibaren döviz alacağı için 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun’un (3095 sayılı Kanun) 4 üncü maddesinin (a) bendi uyarınca faiziyle, TL alacağı için avans faiziyle birlikte 66.850,00 DEM/ 34.179 euro, 208.120,00 DEM/106.410,00 euro, 25.491,00 TL'nin hükmen tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, hak düşürücü sürenin geçtiğini, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, TMSF'nin mali ve hukuki sorumluluğu üstlendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Fer'i müdahil TMSF vekili dilekçesinde; davanın husumetten reddinin gerektiğini, davanın zamanaşımına uğradığını, hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacının kendi iradesiyle kıyı bankacılığını tercih ettiğini, davalı Bankanın vekalet görevini yerine getirdiğini savunarak davanın reddini istemişir.

3.Fer'i müdahil OYAK vekili dilekçesinde; müvekkilinin davalı Bankanın borçlarını üstlenmediğini, husumet ve zamanaşımını itirazında bulunduklarını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 28.06.2018 tarih, 2017/632 E. ve 2018/487 K. sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve fer'i müdahiller vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 19.11.2020 tarih, 2020/15 E. ve 2020/321 K. sayılı kararıyla; İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve fer'i müdahiller vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin 18.10.2022 tarih, 2021/1865 E. ve 2022/7103 K. sayılı kararıyla davacının Yurtbank A.Ş.’ye 29.09.1999 tarihinde 25.491.827.483,00 TL (Eski TL), 12.07.1999 tarihinde 208.120,00 DEM ve 02.04.1999 tarihinde ise 66.850,00 DEM tutarında para yatırdığı, davacının yatırdığı paraların banka yetkilileri tarafından paravan Yurt Security Off Shore Bank Ltd. adlı kıyı bankası hesabına aktarıldığı, huzurdaki davanın 11.08.2017 tarihinde açıldığı, davalı ve fer'i müdahiller vekillerince süresi içerisinde zamanaşımı definde bulunulduğu, Bölge Adliye Mahkemesince, zamanaşımı definin Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu’nun 22.04.2022 tarih, 2021/7 E. ve 2022/2 K. sayılı kararı ve açıklanan ilkeler doğrultusunda değerlendirilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğine işaret edilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozulmuş, bozma sebep ve şekline göre, davalı ve fer'i müdahiller vekillerinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu mevduatların off-shore hesabına 1999 yılında aktarıldığı, zamanaşımının başlangıcının tespitine ilişkin Yargıtay içtihadı birleştirme kararı uyarına zamanaşımı süresinin bu tarihten itibaren başlayacağı, davanın 10 yıllık zaman aşımı süresinin sona erdiği 2009 yılından sonra 11.08.2017 tarihinde açıldığı, bağlayıcı ve derdest davalarda uygulanması zorunlu olan içtihadı birleştirme kararı uyarınca davalı ve fer'i müdahil vekilinin zamanaşımı defininin yerinde görüldüğü gerekçesiyle davalı ve fer'i müdahil TMSF vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; içtihadı birleştirme kararına muhalif mahiyetteki karşı oy içeriğinde, ihtilafın Yargıtay geçmişindeki süreci somut olarak ortaya konulduğunu, söz konusu kronolojik gelişim dikkate alındığında, esasen zamanaşımı konusundaki her türlü hukuki tartışma ve farklı mülahazadan ari olarak, içtihadı birleştirme kararının başlangıç kısmında asli unsur olarak işaret edilen anayasal hukuki güvenlik ilkesi ışığında, vaki içtihadı birleştirme kararının hukuki güvenliğe hizmet etmediğini, bilakis hukuk güvenliğini zedeleyen bir neticeye yol açtığını, mudilerden neşet etmeyen gecikmelerin davaları bu sebeple sonuçlanmayan mudiler yönünden son derece adaletsiz, eşitlik ilkesine ve hukuki güvenlik prensibine aykırı neticelere sebebiyet verdiğini, içtihadı birleştirme kararının öngördüğü zaman aralığı olan 1999-2009 tarihleri arasında bu konuda açılmış olan davaların tamamının reddedildiğini, belirtilen dönemde dava açılsaydı Yargıtay’ın lehe karar vermesinin hukuken mümkün olmadığını, Yargıtay'ın geçmişte zamanaşımı konusunda verdiği çok sayıdaki kararına itimat ederek dava açan banka mudilerinin mağduriyetinin doğduğunu, içtihadı birleştirme kararının kanun önünde eşitlik, Anayasanın bağlayıcılığı ve üstünlüğü hükümlerine aykırı bir durum ortaya çıkardığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, alacak istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun (818 sayılı Kanun) 41 ve 60 ıncı maddeleri.

3.Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun (YİBHGK), 22.04.2022 tarih, 2021/7 E. ve 2022/2 K. sayılı kararı.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 73 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince Tüketici Mahkemelerinde tüketici tarafından açılan davalar harçtan muaf olduğundan, davacıdan harç alınmasına yer olmadığına.

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

07.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.