WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Temmuz 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/4208 E.  ,  2023/4747 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/413 Esas, 2023/587 Karar
HÜKÜM : Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2022/710 E., 2023/17 K.

Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı asıl tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı asıl tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının dava dışı Orfay İnş. Tic. ve San. Ltd. Şti.'den hizmet alımı yaptığını, hizmet alım sözleşmelerine istinaden istihdam edilen ve ihale süreci sonucunda iş akitleri sona eren işçiler tarafından işçilik alacakları nedeni ile müvekkili kurum aleyhine alacak ve tazminat davaları açıldığını ilamlı ve ilamsız icra takipleri başlatıldığını, anılan şirketin ticaret sicilinden terkin edildiğini sözkonusu işçilere yaptıkları ödemeler nedeniyle açtıkları rücu davaları sırasında öğrendiklerini ileri sürerek söz konusu şirketi davacı tarafından açılan tüm rücu dosyaları yönünden ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı asıl cevap dilekçesinde; ihya talebine konu şirketin 5174 sayılı Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanunu'nun (5174 sayılı Kanun) 10 ve 32 nci maddelerine dayanılarak 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci kapsamında 23.01.2014 tarihinde ticaret sicilinden resen terkin edildiğini, terkin öncesinde ihtar yazısının şirkete gönderildiğini ve "taşınmış" notuyla iade olduğunu ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yasal ilanın yapıldığını, davanın yerleşik 5 yıllık hak düşürücü süre geçtikte sonra açıldığını, davalının zorunlu hasım olması nedeniyle aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihyası talep edilen şirketin ticaret sicilinden terkin sebebi olarak gösterilen oda tarafından kaydı silinme olgusunun, 6102 sayılı Kanun'un geçiçi 7 nci maddesinde belirtilen sebepler arasında yer almadığı gibi ihtar yazısının da 6102 sayılı Kanun'un geçiçi 7 inci maddesinin dördüncü fıkrası terkin öncesinde şirkete veya yetkilisine usulüne uygun olarak tebliğ edilemediği, bu nedenle de terkin işleminin yasaya ve hukuka uygun olarak gerçekleştirilmediği, terkin işlemi hukuka uygun olarak sonuçlandırılamadığına göre somut uyuşmazlıkta hak düşürücü sürenin uygulanması mümkün olmadığı, 6102 sayılı şirketin derdest dava dosyaları nedeniyle ihyası için yasal koşulların oluştuğu, davacı tarafın ihya talep etmekte hukuken korunmaya değer haklı menfaatinin bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, şirketin ihyasına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı asıl istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı asıl istinaf dilekçesinde özetle; 6102 sayılı Kanun'da öngörülen beş yıllık hak düşürücü sürenin dolduğunu, terkin öncesinde ihtar yazısının şirkete gönderildiğini ve "taşınmış" notuyla iade olduğunu ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yasal ilanın yapıldığını, terkin tarihinde derdest davaların, alacak ve borçların davalı tarafından bilinmesi mümkün olmadığından davanın açılmasına sebebiyet vermediklerini ve bu nedenle aleyhe yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini, terkinin usulüne uygun olarak gerçekleştirildiğini, ek tasfiye karar verilmesi ve tasfiye memuru atanması gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini, aksi halde tasfiye memuru atanmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... Müdürlüğünce ihyası istenen şirketin oda kaydından re'sen terkin edilmesi sebebi ile silinme hususu kanunda tadadi olarak sayılan hallerden olmadığından yapılan terkin işlemi bu nedenle usul ve yasaya aykırı olduğu, aynı gerekçelerle 6102 sayılı Kanun'un geçiçi 7 nci maddesine tabi olmayan sebebe dayalı terkin işlemi yapıldığından 5 ve 10 yıllık hak düşürücü sürelerin uygulama imkanı bulunmadığı, somut olayda, davacının ihyası istenen şirket aleyhine Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/1140 E, 2021/366 E. ve 2021/795 E. sayılı dosyaları ve Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/1134 E. sayılı dosyasında, rücuen alacak davaları açtığı, dosyaların derdest olduğu, bu nedenle davacı tarafın, şirketin ihyasını talep etmekte hukuki menfaatinin bulunduğu, terkin işlemlerinin 6102 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesindeki usule de uyulmaksızın gerçekleştirildiği, şirket temsilcisine ihtar gönderilmediği, bu durumda davanın açılmasına sebebiyet veren ve yargılama sonunda haksız olduğu anlaşılan davalı aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesince şirkete tasfiye memuru atanmaksızın şirketin ihyasına karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, ancak 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi gereğince ihyası istenen şirketin ihyasına karar verilmesi yanında ticaret siciline tescil ve ilanına da karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle davalı asılın istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, şirketin ihyasına, karar kesinleştiğinde tescil ve ilanına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı asıl temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı, istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu şirketin ihyasının şartlarının bulunup bulunmadığı, ihyasının usulüne uygun olarak yapılıp yapılmadığı noktalarında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi hükmü.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı asıl tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

07.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.