11. Hukuk Dairesi 2023/420 E. , 2024/3762 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/718 Esas, 2022/1603 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bodrum 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/69 E., 2021/343 K.
Taraflar arasındaki istirdat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı asıl dava dilekçesinde; davalının aleyhine icra takibi başlattığını, takibin kesinleştiğini, takibe konu kambiyo senedinin davalıya verilme sebebinin taşınmaz satımında ilişkin olduğunu, tarafların imar uygulaması sonucunda kat karşılığı inşaat yapılması için anlaştığını, davalıya teminat olarak söz konusu bononun verildiğini, bonoda tanzim tarihinin yazılmadığını, bononun hileyle alındığını ileri sürerek davalıya borcu olmadığının tespitini ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; bononun tüm şekil şartlarına haiz olduğunu, bononun teminat amaçlı olarak alınmadığını, müvekkilinin davacıya borç para verdiğini, davacının müvekkiline bonoda belirtilen kadar borcu olduğunu, davacı borcunu ödemeyince icra takibi başlatıldığını, bonoda nakden kaydının bulunduğunu, bonoda teminat olarak alındığına ilişkin ibarenin bulunmadığını, davacı iddialarına dair tanık dinleteceğini belirttiğini, tanık dinletme talebi senede karşı senetle ispat kuralına aykırılık teşkil ettiğini, davanın 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 39 uncu maddesinde düzenlenen bir yıllık süreden sonra açıldığını savunarak davanın reddini ve tazminata karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının, bonodan ve bonoya dayanılarak başlatılan takipte, ödeme emrinin kendisine tebliğ edildiği 26.03.2013 tarihinde haberdar olduğu ve bu tarihten, davanın açıldığı tarihe kadar 1 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği, bu nedenle davacının hile iddiasının dinlenemeyeceği, davacının, bononun teminat senedi olarak verildiği ve anlaşmaya aykırı olarak doldurduğu şeklindeki diğer iddiaların ise senede karşı senetle ispat kuralı gereğince ancak yazılı delile ispatlanabileceği; istinaf kaldırma ilamından önce davacı tarafından yazılı bir delil sunulamadığı, istinaf kaldırma ilamından sonra davalının isticvab edilmesi neticesinde; davalının "teminat senedi değildir, aynı zamanda taşınmaz satış bedeli için verilen bir senet de değildir, tamamen davacının şahsi borçlarını kapatması için davacıya vermiş olduğum borç niteliğinde bir senettir," şeklinde beyanda bulunduğu, davacı tarafın açıkça yemin deliline dayanmadığı anlaşıldığından yemin teklifi talebinin reddine karar verildiği, icra takibinin durdurulmasına dair herhangi bir tedbir kararı bulunmadığından davalının tazminat isteminin reddi gerektiği gerekçesiyle davanın ve davalının tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; istirdat davasında, ispat yükünün davacı borçluya değil, davalı alacaklıya düştüğünü, davacı, Bodrum 2. İcra Müdürlüğü 2010/9802 E. dosyasında satış aşamasına gelen başka bir borcunu ödeyebilmek için, kendisine ait imarsız taşınmazın 1000 m2'sini imar planı yapıldıktan sonra tapuda devretmek şartıyla 650.000,00 TL bedelle davalıya satarak, öncelikle Bodrum 2. İcra Müdürlüğünün 2010/9802 E. dosyasındaki borcunu kapatmak için Bodrum 2. İcra Müdürlüğü hesabına davalı tarafından 293.500,00 TL havale yapılmasını sağladığını, ayrıca davalı taraf müvekkiline 110.000,00 TL elden ödeme yaptığını, müvekkilinin taşınmaz hisse devrini tapu dairesinde yapıncaya kadar teminat olarak davalıya 650.000,00 TL senet verdiğin, davalının, (muhtemelen) imar planının gecikmesi nedeniyle taşınmaz hissesini satın almaktan vazgeçerek, sadece 403.500,00 TL ödemiş olduğu halde, kendisine verilen senedin tamamını (650.000,00 TL) tahsil etmek için icra takibi başlattığını, davalı taraf, açıklanan sebeple kendisine verilen 650.000,00 TL tutarındaki senet karşılığında 403.500,00 TL haricinde müvekkiline para ödediğini ispat edemediğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulünü istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafın dayandığı ilk vakıa olan bononun iradeyi sakatlayan hallerle alındığı iddiası ile ilgili 6098 sayılı Kanun'un 39 uncu maddesine göre iradeyi sakatlayan hallerin ortadan kalkmasından itibaren bir yıllık hak düşürücü sürede davanın açılmadığı, dava ve takip konusu bono zorunlu unsurları ihtiva ettiğinden bono vasfında olduğu, bononun teminat senedi olarak düzenlendiği veya anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu iddiasının kambiyo hukukunun niteliği ve Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatları doğrultusunda davacı tarafça kanıtlanması gerekmektiği, ödeme iddiasında bulunulması veya davanın istirdat davasına dönüşmesi durumunda ispat yükü yer değiştirmeyeceği yine davacı üzerinde kalacağı, davacı tarafın bu konuda Mahkemeye yazılı bir delil sunmadığı, dava dilekçesinde açıkça yemin deliline de başvurmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itiraz sebeplerini tekrar ederek ve ayrıca davacı tanıklarının dinlenmediğini, bononun tanzim tarihine ilişkin bilirkişi incelemesi yapılmadığını davacının dava dilekçesinde diğer deliller şeklindeki ifadesinin yemin delilini de kapsadığını ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istenmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, icra takibine dayanak teşkil eden bononun teminat senedi olduğu ve davacıdan hileyle alındığı iddiasına dayalı istirdat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi ve 6098 sayılı Kanun'un 39 uncu maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!