WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Temmuz 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/419 E.  ,  2024/4154 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1874 Esas, 2022/1989 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Elazığ 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI : 2016/107 E., 2020/114 K.

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından müvekkili aleyhine Elazığ 1. İcra Müdürlüğünün 2014/6231 E. sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, müvekkilinin alacaklı olarak görünen şahsa herhangi bir borcu bulunmadığını, söz konusu takibe konu bonoda müvekkilinin imzası bulunduğundan bahisle müvekkili aleyhine icra takibi başlatıldığını, ancak müvekkilinin takip alacaklısı olarak gösterilen ...’dan borç almasının söz konusu olmadığını, doğalgaz yetkilisi olduğunu söyleyen şahıs tarafından kapısına gelinerek hile ile imzasının alındığını, alınan imzanın bu şekilde kullanılmış olabileceğini, zira her şeyden evvel müvekkili ile ... arasında 2012 yılından bu yana süren Elazığ 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/298 E. sayılı dosyası nedeniyle husumet olduğunu, ...’ın oğlunun bu dosya kapsamında 17,5 sene ceza aldığını, senedin düzenleme tarihine dikkat edilirse dava süreci içinde olduğunun görüleceğini belirterek müvekkilinin söz konusu icra takibi ve dayanak bono nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; tarafları ve konusu aynı ve 115.000,00 TL değerindeki bono nedeniyle davacının borçlu olmadığının tespitine dair Elazığ 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 2014/693 E. sayılı dosyasında dava açılmış bulunduğunu, davanın reddine karar verildiğini, halen temyizde olup görülmekte olan bir dava nedeniyle bu dava açılamayacağını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ...'ın şüpheli sıfatıyla 26.12.2014 tarihinde alınan ifadesinde davacıya 115.000,00 TL ödeme yaptığını, ödemeyi oğlunun daha az ceza alması ve hiç ceza almaması için verdiğini ve yapılan ödeme ve şikayetten vazgeçme karşılığında senet doldurduğunu beyan ettiği, kambiyo senetlerinin asıl ilişkiden bağımsız olduğu, davalının beyanları ile senedin sebebe bağlı hale geldiği, senedin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 27 nci ve 81 inci maddeleri uyarınca hukuka ve ahlaka aykırı olduğu, senedin hukuka ve ahlaka aykırı bir amaç için verildiği ve senede itibar edilmeyeceği, hukuka ve ahlaka aykırı bir sonucun gerçekleşmesi amacıyla verilen şeyin geri istenemeyeceği, yine davalının tevil yollu ikrarı ile ispat yükünü üzerine aldığı, davalının davacıya 115.000,00 TL nakit para verdiğini ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının dava konusu Elazığ 1. İcra Müdürlüğünün 2014/6231 E. sayılı icra dosyasından takip konusu edilen 04.06.2013 düzenleme ve 15.08.2013 vade tarihli 115.0000,00 TL tutarlı bonodan dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların birbirleriyle çeliştiğini, davacı tarafın bir taraftan takibe konu senedin doğalgaz firması yetkilisi olduğunu söyleyen bir kişi tarafından kurum defteri imzalatma adı altında imzalattırıldığını beyan ettiğini, bir taraftan da sadece müvekkilinin savcılık beyanından yola çıkarak senedin konusunun imkansız olduğunu iddia ettiğini, davacının şikayetten vazgeçmek için senet düzenlediğini ve para aldığını hiçbir aşamada kabul etmediğini, yazılı bir belgeye veya senede bağlanan bir alacağın senetle ispat kuralı gereği aksinin ancak yazılı bir belge ile ispat edilebileceğini, davacının duruşmalardaki beyanlarında şikayetten vazgeçme için düzenlendiği iddiasından bir anlamda vazgeçerek sadece takibe konu senedin doğalgaz firması yetkilisi olduğunu söyleyen bir kişi tarafından kurum defteri imzalatma adı altında hile ile imzalattırıldığı iddiasına dayandığını, yine kabul etmemekle birlikte Ağır Ceza Mahkemesindeki dosyada davacının şikayetinden vazgeçmesi için davacıya para vererek senet aldığı doğru olsa bile hukuka ve ahlaka aykırı bir durumun söz konusu olmadığını, çünkü Elazığ 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/298 E. sayılı dosyasında cinsel istismar suçundan yargılama yapıldığını, bu suçun şikayete bağlı olmayıp soruşturma ve kovuşturmasının kamu adına resen yapıldığını, yani davacı şikayetinden vazgeçmiş olsa bile hukuka ve ahlaka aykırı bir sonucun gerçekleşmeyeceğini, davacının ceza davasında sadece katılan sıfatının bulunduğunu, yani suçun mağdurunun kızı olduğunu, davalının şikayetten vazgeçme hakkının da olmadığını, yani fiili duruma göre senedin sırf şikayetten vazgeçmek için düzenlenemeyeceğinin açık olduğunu diğer önemli hususun ise ceza davasında da ne davacının ne de mağdur kızının şikayetinden vazgeçmediğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu bononun "nakden" kaydını içerdiği, bu kayıt karşısında bedelsizlik bakımından açılan menfi tespit davasında da ispat yükünün davacı borçluda olduğu, davalı tarafça gerek ceza soruşturması sırasındaki beyanında ve gerekse bu dosyanın yargılaması esnasındaki 24.12.2019 tarihli duruşmadaki beyanında, davalı ...'ın oğlu hakkında yürüyen ceza kovuşturmasında karşı tarafın, sanığın daha az ceza alması ya da hiç ceza almamasını sağlayacak davranışlarda bulunmasını ve tarafların çocuklarının evlenmesini teminen davalı tarafından davacıya verildiği beyan edilen paranın teminatı olarak dava konusu senedin davacı tarafından imzalanarak davalıya verildiğinin beyan edildiği, bu beyanın mahkeme içi ikrar niteliğinde olduğu, bu belirlemeler ışığında dava konusu olan bononun ahlaka ve adaba aykırı bir durumun gerçekleşmesini teminen verildiği, ahlaka ve adaba aykırı bir durumun gerçekleşmesini teminen verilen bononun da geçersiz olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesini tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, bono nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.

3.6098 sayılı Kanun'un 27 nci maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

21.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.