WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 03 Temmuz 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/4183 E.  ,  2024/6044 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/851 Esas, 2022/1174 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2014/2698 E., 2019/1026 K.

Taraflar arasındaki davalı şirketin fesih ve tasfiyesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın davalı şirket bakımından kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 29.04.2014 tarihinden bu yana davalı şirketin %49 hisse sahibi ortağı olduğunu, şirketin iki ortaklı bir şirket olduğunu, davalı ...'in ise şirketin %51 hissedarı ve aynı zamanda şirket müdürü olduğunu, müvekkilinin hisseleri devraldıktan sonra hiçbir şekilde şirkete sokulmadığını, şirketin işleri ile ilgili bilgi alamadığını, bilinçli olarak uzaklaştırılmaya çalışıldığını, müvekkilinin tüm çabalarına rağmen taleplerinin reddedildiğini, müvekkilinin maddi olarak şimdiye kadar hiçbirşey alamadığını, davalı tarafın iyi niyetli olmadığını, davalı şirket müdürünün rekabet yasağı ve özen yükümlülüğü gibi vazifelerini ihmal ettiğini ileri sürerek davalı ... Proje Denetim Müşavirlik Mühendislik İnşaat ve Tic. Ltd. Şti.'nin feshi ile tasfiyesine, şirket müdürü davalı ...'in müdürlük görevinden dava süresince tedbiren el çektirilerek şirkete kayyum atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın ileri sürdüğü hususların gerçeğe aykırı olduğu gibi mahkemeden şirketin feshini istemeye haklı neden oluşturacak ağırlıkta olaylar olmadığını, davacının şirkete alınmaması veya şirketten uzaklaştırılması gibi bir durumun söz konusu olmadığını, davacının şirkete hiçbir katkıda bulunmadığını, şirketin yaptığı işin niteliği gereği davacının şirket işlerine katkıda bulunacak teknik yeterliliğinin de olmadığını, şirkete ait bir aracın davacının elinde olduğunu, davacının şirkette herhangi bir biçimde görev almadığından, aracı sadece şahsi işlerinde kullandığını ve başkalarına da kullandırttığını, aracın şirkete teslim edilmesinin istenmesine rağmen davacının aracı teslimden çekildiğini, müvekkili ...'in önceki ortak olan davacının eşinin hastalığı boyunca ve davacıya hisse devri yapıldıktan sonra davacının iddiasının aksine eski işleri devam ettirdiği gibi yeni projeler aldığını, şirketin devamlılığını sağlamaya çalıştığını, borçların ödenmesine gayret ettiğini, davacının iddia ettiği gibi rekabet ve iyi niyet kurallarına aykırı davranışlarda bulunmadığını, şirket müdürünün rekabet yasağına aykırı davranışı iddiasının ancak şirket tarafından ileri sürülebileceğini, bu nedenle müvekkili ... yönünden husumet itirazında bulunduklarını ileri savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şirketin feshi amacıyla açılan davanın şirkete karşı açılması gerekli ve yeterli olup, şirket ortaklarının bu davada davalı sıfatları bulunmadığı için davalı ... yönünden davanın davalı sıfatı yokluğu nedeni ile usulden reddi gerektiği, her ne kadar davalı ... tarafından davacıya şirket hakkında bilgi verilmemesi tek başına şirketin feshi için yeterli sebep değil ise de davacı ...'ın 17.09.2014 tarihinde CDR Proje Denetim, Müşavirlik, Mühendislik, İnşaat ve Tic. Ltd. Şti.'ni satın alarak aynı tarihteki ortaklar kurulu kararı ile bu şirketin amaç ve konusunu davalı şirketin amaç ve konusu ile aynı olmasını sağladığı, bu şirketin ortağı ve yetkilisi olan oğlu ...'e davalı şirketin vekâletini vererek davalı şirkette müdürlük işlerini yapmak için görevlendirdiği, bu şartlar altında artık şirket ortaklığının devam etmesinin mümkün olmadığı ve haklı sebebin gerçekleştiği, davalı vekilinin beyanında; davacının ayrılma payı ödenerek ortaklıktan ayrılmasını kabul etmediklerini, şirketi tekbaşlarına yönetemeyeceklerini belirttiği, yani şirket ortaklarının şirketi devam ettirme iradelerinin bulunmadığı gerekçesiyle davalı ... hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, davalı ... Proje Denetim Müşavirlik Mühendislik İnş. ve Tic. Ltd. Şti. hakkında açılan davanın kabulü ile davalı şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin müvekkilinin çıkma payını hesaplayarak buna hükmetmesinin daha adil olacağını, zira dava açarken şirketi temsilcisinin yetkilerinin tedbiren kaldırılıp şirkete kayyum atanmasını istediklerini ancak bunun kabul edilmemesi nedeniyle şirketin aktif varlığının neredeyse tükendiğini, şirketin fesih ve tasfiyesi ile menfaatinin ihlal edildiğini ve vergi borçlarından sorumluluğu doğduğunu, davalı temsilcinin ise hakkında ihtiyati tedbir istenmesi nedeniyle taraf olarak gösterildiğini, bu nedenle bu davalı bakımından kurulan hükmün de doğru olmadığını, dosya kapsamında yapılan çıkma hesabının da doğru olmadığını belirterek kararın kaldırılarak müvekkilinin şirketten haklı nedenle çıkarılmasına ve gerçek değeri ile çıkma payına hükmedilmedisini istemiştir.

2.Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece davaya konu şirketin yeni kurulmuş bir şirket gibi ifade edilerek şirket ortaklığının devam etmesinin mümkün olmadığına karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının ortağı olduğu müvekkili şirkete alınmaması veya şirketten uzaklaştırılması gibi bir durumun söz konusu olmadığını, müvekkili ...'in önceki ortak olan davacının eşinin hastalığı boyunca ve davacıya hisse devri yapıldıktan sonra da davacının iddiasının aksine, eski işleri devam ettirdiği gibi, yeni projeler de aldığını, söz konusu dönemde proje üretilerek şirketin devamlılığı sağlanmaya çalışmış, borçların ödenmesine gayret ettiğini, müvekkili ... Demirel'in, iyiniyet kurallarına aykırı davranış içerisinde olsa idi yeni projeleri bu şirket üzerine almayacağını, şirket belgeleri incelendiğinde müvekkilinin son derece iyi niyetle ve şahsi çabası ile yeni projeler aldığını ve şirketin devamı için gayret sarf ettiğinin görüleceğini açıklanan nedenlerle şirketin sona ermesini gerektiren şartlar oluşmadığını, bu nedenlerle Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/2698 E., 2019/1026 K. sayılı kararının davanın kabule yönelik kısmının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile işbu dava bakımından husumetin davalı şirkete yönetilmesi gerektiği, diğer şirket orağı ...'in davalı şirket ile iştigal konusu aynı olan şirket kurarak bu şirket üzerinden davalı şirketin faaliyet konusuna ilişkin işlerle iştigal ettiği, bu durumda ortaklığı devamının davacı yan bakımından imkânsız hale geldiği ve fesih tasfiye şartlarının oluştuğu, davacının tüm aşamalarda fesih ve tasfiye talebinde bulunduğu davacının talebi gibi karar verildiği halde bu aşamada ortaklıktan çıkma kararı verilmesi gerektiğine ilişkin istinaf sebebi bakımından hukuki yararın bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; mahkemenin müvekkilinin çıkma payını hesaplayarak buna hükmetmesinin daha adil olacağını, zira dava açarken şirketi temsilcisinin yetkilerinin tedbiren kaldırılıp şirkete kayyum atanmasını istediklerini ancak bunun kabul edilmemesi nedeniyle şirketin aktif varlığının neredeyse tükendiğini, şirketin fesih ve tasfiyesi ile menfaatinin ihlal edildiğini ve vergi borçlarından sorumluluğu doğduğunu, davalı temsilcinin ise hakkında ihtiyati tedbir istenmesi nedeniyle taraf olarak gösterildiğini, bu nedenle bu davalı bakımından kurulan hükmün de doğru olmadığını, dosya kapsamında yapılan çıkma hesabının da doğru olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, limited şirketin haklı nedenle feshi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 636 ncı maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

05.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.