WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 02 Temmuz 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/416 E.  ,  2024/3754 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1850 Esas, 2022/1985 Karar
HÜKÜM :Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Diyarbakır 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
(Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI : 2018/300E.,2020/233 K.

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya mal karşılığında avans olarak 6438 seri nolu 125.000,00 TL bedelli çeki verdiğini, ancak davalının bu çek karşılığında müvekkiline vermesi gereken malları teslim etmediğini, bu sebeple çekin bedelsiz kaldığını ileri sürerek dava konusu çek nedeniyle müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine ve çekin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın, dava konusu çekten dolayı borçlu olunmadığının tespiti ile davaya konu çekin iptali istemine ilişkin olduğu, dava konusu çekin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na (6102 sayılı Kanun) göre kambiyo senedi vasfında olduğu, kambiyo senetlerinde illetten mücerretlik ilkesinin geçerli olduğu, çekin iptali için aradaki borç ilişkisine dayanılması halinde bu hususun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 200 üncü maddesi hükmüne göre yazılı delille ispatlanması gerektiği, davacının dava konusu çekleri davalıya malın tesliminden önce verdiğini, davalı tarafından malların teslim edilmediği ve borçlu olmadığının ispat yükünün davacıya ait olduğu, davacı tarafın bu iddialarını yazılı delille ispatlaması gerektiği halde, davacının soyut beyanı dışında herhangi bir yazılı delil ibraz edemediği, davacı tarafça yargılama sırasında, kısmi ıslah yoluyla ticari defterler ibraz edilmiş ise de ıslah yoluyla delil bildirilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;müvekkilinin, davalı ...'e mal karşılığı olarak Vakıfbank Kayapınar Şubesine hitaben keşide edilen, 15.11.2018 keşide tarihli, 6438 seri numaralı ve 125.000,00 TL meblağlı çeki teslim ettiğini, ancak tacir olan davalının müvekkiline mal teslimi yapmadığını, teslim edilmeyen mallar ile ilgili olarak da müvekkiline herhangi bir bildirimde bulunmadığını, tarafların tacir olması nedeniyle davaya konu çeke karşılık alınan malların ancak ticari defter kayıtları ile ispat edilmesinin mümkün olduğunu, çek karşılığı teslim edilmesi gereken malların teslim edilip edilmediği hususunun tacirlerin ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde ortaya çıkacağını, davacı müvekkilinin delil niteliğindeki ticari defter kayıtlarının Mahkemece 3. celsenin 5 nolu ara kararı gereği sunulmasının istenildiğini, ancak söz konusu defterlerin Diyarbakır 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 2018/177 E. sayılı dosyası arasında incelemeye alındığından sunmalarının mümkün olmadığını, bu durumu daha sonra 4. celsede belirtmelerine ve kendilerine elden takip yetkisi verilmesini talep etmemelerine rağmen Mahkemece tarafların ticari defter deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılmasına karar verildiği, akabinde davanın aydınlatılması için elzem olan ticari defter kayıtlarını bu kez de kısmi ıslah yoluyla mahkemeye ibraz ettiklerini, yerel mahkemeye ibraz ettikleri bu delillerin incelenmediğini, Yerel Mahkemenin eksik inceleme ve araştırma yaparak taleplerinin reddine karar vermesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, kesin mehil içinde delillerin bildirilmemesinin dava dilekçesinde gösterilen delillerin incelenmesine engel olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu Vakıfbank Kayapınar/Diyarbakır Şubesine hitaben keşide edilen, 15.11.2018 keşide tarihli, 125.000,00 TL bedelli çekin keşidecisinin davacı Karan Otomotiv ... Ltd. Şti., lehtarının ise davalı ... olduğu, çekin ilk cirosunun lehtar tarafından yapılmak suretiyle üçüncü kişilere ciro edildiği, çek bir ödeme aracı olup, kural olarak mevcut bir borcun tasfiyesi amacıyla verildiği, somut olayda olduğu gibi, aksinin iddia edilmesi halinde bir başka ifade ile çekin avans olarak verildiği, ancak karşılığında mal teslim edilmediğinin iddia edilmesi halinde ispat yükünün, malın teslim edilmediğini iddia eden tarafa düştüğü, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 207 nci maddesi uyarınca davacının, davalıya, mal alımı için avans ödemesi yaptığının usulüne uygun delillerle ispatının gerektiği, aslolanın peşin satış olup satıcı ve alıcının borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlü olduğu, ödeme aracı olan çekin borcun tediyesi amacıyla verildiğinin kabulü gerektiği ve aksini iddia eden ve çeklerin sipariş edilen mallara karşılık avans olarak verildiği ve malın teslim edilmediğini iddia eden davacı tarafından bu durumun yazılı delillerle ve koşulları varsa yemin delili ile ispatı gerektiği, davacı tarafın, çekin avans çeki olduğu, karşılığında mal verilmediği yönündeki iddiasını ispatlamak için delil olarak ticari defterlerin incelenmesine dayandığı, Mahkemece 09.10.2019 tarihli 3. Duruşmada "Davacı tarafa kendi ticari defterlerinin üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmak üzere sunması için 2 haftalık kesin süre verilmesine, verilen kesin süre içerisinde ticari defterlerin davacı tarafından ibraz edilmemesi halinde bu delile dayanmaktan vazgeçilmiş sayılacağının ihtarına (ihtar edildi)" şeklinde kesin süre verildiği ve kesin sürenin sonuçlarının taraflara usulüne uygun ihtar edildiği, tarafların verilen bu kesin süreye rağmen defterleri sunmadığı, davacı vekilinin kendisine verilen 2 haftalık kesin süreden sonra 22.01.2020 tarihli 4. duruşmada, yani kesin süre ara kararından 105 gün sonra, defterlerin Diyarbakır 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 2018/177 E. sayılı dosyasında olduğuna ilişkin beyanda bulunduğu, aynı celsede Mahkeme tarafından davacının ticari defter deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılmasına karar verildiği, Mahkemece verilen kesin sürenin, yukarıda anılan ilke ve esaslar çerçevesinde usule uygun olması nedeniyle, davacının Mahkemece verilen kesin sürede ibraz etmediği ticari defterleri sonradan ibraz ederek bu delile dayanmasının mümkün olmadığı, bunlardan ayrı olarak, davacının 07.09.2020 tarihli dilekçesi ile kısmi ıslah yoluyla ticari defterleri sunduğu ve bilirkişi incelemesi talep ettiği, Mahkemece verilen kesin sürede delilin ibraz edilmemesi halinde ortada ıslah edilmesi mümkün bir usul işleminin varlığından söz edilemeyeceği, dolayısıyla davacının, kaçırdığı kesin süreye rağmen ıslah yoluyla yeniden ticari defterleri delil olarak ibraz etmesi ve bunlara delil olarak dayanmasının mümkün olmadığı, ayrıca davacı tarafın dava dilekçesinde yemin deliline dayandığı ve İlk Derece Mahkemesince davacıya yemin delili hatırlatılmamış ise de; bu hususun davacı tarafça sunulan istinaf dilekçesinde açıkça istinafa konu edilmemesi, istinaf sebebi olarak ileri sürülmemiş olması ve bu hususun kamu düzenine ilişkin de olmadığı ve mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, icra takibinden önce açılan menfi tespit istemine ilişkidir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 72 nci maddesinin ikinci fıkrası.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

09.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.