WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/411 E.  ,  2024/2552 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1225 Esas, 2022/1713 Karar
DAVACI/KARŞI DAVALI : ... vekili Avukat ...
DAVALI/KARŞI DAVACI : Bak Ambalaj San. ve Tic. A.Ş. vekili Avukat ...

HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/346 E., 2022/61 K.

Taraflar arasındaki asıl itirazın iptali, karşı tazminat davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı, karşı davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, duruşma istemli olarak davacı, karşı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, davacı, karşı davalı vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 26.03.2024 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu icra takibinin dayanağının eser, satış sözleşmesi olduğunu, bu sözleşme çerçevesinde davalıdan alacaklı bulunduğunu iddia ederek davalının İzmir 5. İcra Müdürlüğünün 2013/5907 E. sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin 232.984,09 TL üzerinden devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiş, karşı davanın reddini istemiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; asıl davanın reddini istemiş, davacı, karşı davalının kendi çalışanı ile işbirliği yaparak dolandırıcılık ve hileli işlemleri ile kendileri aleyhine sebepsiz zenginleştiğini, iade etmek zorunda olduğu tazminat miktarının 409.228,00 TL olduğunu iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 180.000,00 TL'nin tahsilini talep etmiş, daha sonra talebini 283.566,00 TL'ye yükseltmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yanıltıcı IP ile yanıltıcı hesap teklifleri ile şirketin iradesinin fesatlandığının anlaşıldığı, karşı davanın belirsiz alacak davası olması nedeniyle zamanaşımı def'inin yerinde olmadığı gerekçesiyle asıl dava yönünden, davacının davasının reddine, haksız ve kötü niyetli takip nedeni ile davacının %20 kötü niyetli takip tazminatına mahkum edilmesine, karşı dava yönünden, karşı davanın kabulü ile 283.566,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı, karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı, karşı davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı, karşı davacı şirketten alacaklı olduğunun ispatlanmış olmasına rağmen yerel Mahkemenin davalı, karşı davacı şirketin iradesinin hile ile fesatlandığından bahisle aksine hüküm kurmasının yerinde olmadığını, dava konusu olayda hilenin unsurları oluşmamakla birlikte bir an için davalı, karşı davacı tarafın hile iddiasının 28.08.2012 tarihli e-postaya konu satış işlemi açısından ispatlandığı kabul edilse dahi taraflar arasındaki tüm sözleşmelerin hile nedeniyle geçersiz kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, yerel Mahkemenin hilenin varlığı konusunda aldığı bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olmadığını, müvekkili açısından sebepsiz zenginleşme söz konusu olmadığından karşı davanın kabulüne karar verilmesinin yerinde olmadığını, davacı tarafın ıslahla artırdığı alacağın zamanaşımına uğramasına rağmen hüküm altına alınmasının hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bakım ve yatırımlar bölüm yöneticisi çalışanı, alım yetkisi de olan ...'nın davacı ... ile tanışıklığının bulunduğu, 2012 yılında kurulan, ana faaliyet konusu yangın söndürme sistemleri ve acil durum ve diğer otomasyon sistemleri olan firmadan, ana faaliyet konusu olmayan ürünler ve hizmet aldığı, 19.01.2012 tarihinde kurulan firmanın cari hesap kaydının 14.02.2012 tarihinde tanımlandığı, 1 yıl içinde 1.700.000,00 TL işlem hacmi olduğunun belirtidiği, teknik [email protected] adresinden gelen tekliflerin davacı, karşı davalı ...'a ait telefon numarasına bağlantılı IP'den geldiğinin tespit edildiği, yine [email protected] adresinden davacı, karşı davalı tarafından gönderilen e-maillerin Yavuz Öndüzen Blans Lastik Ltd. ve Yavuz Yenilenebilir Enerj. Sist. Ltd.'e ait IP adresinden gönderildiğinin tespit edildiği, davalı, karşı davacının, asıl dosya davacısı, karşı davalının aldatması ile sözleşme yapıldığını kanıtladığı, bu durumda bilirkişi raporları doğrultusunda yazılı olduğu şekilde asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı, karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı, karşı davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı, karşı davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itiraz sebeplerini tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C.Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl dava, ticari satış ilişkisinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali, karşı dava ise, hile ve dolandırıcılık eylemleri ile iradenin fesada uğratıldığı iddiası ile sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 370 inci maddesinin ikinci fıkrası.

3. Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı, karşı davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Davacı, karşı davalı istinaf kanun yoluna başvururken 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 4.842,60 TL istinaf karar harcı (nispi) yatırmış olup davacı, karşı davalının istinaf başvurusu Bölge Adliye Mahkemesince hem asıl hem de karşı dava bakımından esastan red edilmiş olduğundan karşı dava bakımından, Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı, karşı davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, karşı dava bakımından Harçlar Kanunu gereğince davacı, karşı davalıdan alınması gereken 19.370,39 TL nispi harçtan, davacı, karşı davalı tarafından yatırılan 4.842,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 14.527,79 TL harcın davacı, karşı davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, asıl dava bakımından Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı, karşı davalıdan alınması gereken 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının, davacı, karşı davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, asıl dava bakımından Harçlar Kanunu gereğince davacı, karşı davalıdan alınması gereken 80,70 TL maktu harcın davacı, karşı davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına şeklinde karar verilmesi gerekirken Bölge Adliye Mahkemesinin (2) numaralı bendi ile yazılı şekilde karar verilmiş olması bozmayı gerektirir. Alınması gereken harcın/harçların ne kadar olması gerektiği hususu, re'sen dikkate alındığından lehe ya da aleyhe bozma yasağı kapsamında değerlendirilmemiştir.

Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacı, karşı davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2.Davacı, karşı davalı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinin hükümden çıkartılarak yerine (2) numaralı bent olarak "Karşı dava bakımından, Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı, karşı davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, karşı dava bakımından Harçlar Kanunu gereğince davacı, karşı davalıdan alınması gereken 19.370,39 TL nispi harçtan, davacı, karşı davalı tarafından yatırılan 4.842,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 14.527,79 TL harcın davacı, karşı davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, asıl dava bakımından Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı, karşı davalıdan alınması gereken 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının, davacı, karşı davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, asıl dava bakımından Harçlar Kanunu gereğince davacı, karşı davalıdan alınması gereken 80,70 TL maktu harcın davacı, karşı davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına," ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalı-karşı davacıdan alınarak davacı-karşı davalıya verilmesine,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

28.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.