11. Hukuk Dairesi 2023/4093 E. , 2024/1890 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2016/331 Esas, 2023/256 Karar
DAVALILAR : 1....
2....
3.... vekilleri Avukat ...
DAVA TARİHİ :
HÜKÜM : Davanın reddi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; mali müşavir müvekkilinin dava dışı ... ...’ün ortağı olduğu ACK Danışmanlık İth. ve İhr. Gıda San. Tic. Ltd. Şti.’nin muhasebe kayıtlarını tuttuğunu, bu şirketin davalılar ... ve ...’a borçlarının olduğunu, müvekkilinin ... ... ve başka kişilerin bulunduğu ortamda otururken davalı ...’un yanında iki kişiyle gelip ...’la yaptığı görüşmede 40.000,00 TL tutarındaki borcun cezası ile 123.000,00 TL’yi bulduğunu söyleyip müvekkilinden senet imzalamasını istediğini, davacının karşı çıkmasına rağmen tehdit ve silah göstermesiyle müvekkilinin senedi imzalamak zorunda kaldığını, tehditler sebebiyle bir süre şikayetçi olmamışsa da henüz takip başlatılmadan 15.12.2011 tarihinde müvekkilinin şikayet başvurusunu yaptığını, ... ...’ün ise tehditler sebebiyle şikayette bulunmadığını, soruşturmanın devam ettiğini, tanık beyanlarından senedin baskı ve tehditle alındığının anlaşılacağını, senedin davalı ... lehine düzenlendiğini, bu kişinin cirosundan sonra ... tarafından takip başlatıldığını, her ikisinin de soruşturmada şüpheli olması üzerine icra dosyasının bu kişilerin talimatları ile hareket eden davalı ...’a temlik edildiğini, tüm bu hususlar gözetildiğinde davalıların iyi niyetli kabul edilemeyeceğini, senet üzerinde bedel kaydının bulunmadığını ileri sürerek ... 1. İcra Müdürlüğünün 2012/353 E. sayılı dosyası ile takibe konulmuş senedin davacının iradesinin sakatlanması suretiyle alınması ve bedelsizliği sebebiyle borçlu olunmadığının tespitini, senedin hükümsüzlüğünü, kötü niyet tazminatının tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; asıl mağdur olanın milyon dolarlık su kurtarma projesi ile dolandırılan müvekkilleri olduğunu, davalılar ... ve ...’un bu projeye kefil edildiğini, karşılığında ortaklık teklif edilip çekler verildiğini, çeklerin karşılıksız çıktığını, dava konusu senedin daha önce davalıya verilen çeklerin iadesi karşılığında bu çeklerin yerine geçmesi için umuma açık belediye tesislerinde karşılıklı mutabık kalınarak verildiğini, ...’ın alacağını istemesi üzerine de takip dosyasının temlik edildiğini savunarak davanın reddini, %20 oranından az olmamak üzere tazminatın tahsilini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 28.11.2014 tarih, 2014/481 E., 2014/445 K. sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 03.02.2016 tarih, 2015/6803 E., 2016/1400 K. sayılı kararıyla davaya konu senette ihdas nedeni yazılı olmadığından ve dava avalist tarafından açıldığından talile dair gerekçelerin isabetsiz olduğu, ceza davası sonucunda verilecek kararın 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 74 üncü maddesi hükmü uyarınca bu davayı etkileme ihtimaline binaen ceza davasının sonuçlanmasının ve kesinleşmesinin beklenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bu yönler gözetilmeksizin eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisinde isabet görülmediği gerekçesiyle karar bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemenin esas itibarı ile İstanbul 19. Ağır Ceza mahkemesince verilen beraat kararı ile bağlı olmadığı, ancak emsal bir çok kararda da belirtildiği üzere, her ne kadar hukuk hakime ceza mahkemesi kararı ile bağlı değil ise de, ceza mahkemesince tespit edilen maddi vakıalar ile bağlı bulunduğu, Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılamada, davacının davaya konu bonoyu korkutma sonucu imzaladığına dair yeterli delile ulaşılamadığı, ceza mahkemesinde dinlenen tanık beyanları ve yargılamanın aşamaları dikkate alındığında, olayın meydana geldiği iddia edilen yerin kalabalık ve halka açık bir ... ve korkutma halinde davacının etrafından bulunan bir çok kişiden yardım isteyebilecek konumda olması, davacının davalılar tarafından korkutulduğuna dair yeterli delilin bulunmaması dikkate alınarak davacının korkutma sonucu senedi imzaladığına dair iddiasını ispat edemediği konusu suç oluşturan bir hususta yemin teklif edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; olayda korkutmanın (ikrah, tehdit) bulunduğunu, tanık beyanlarının bu yönde olduğunu, delil yetersizliğinden beraat kararının davayı etkilemeyeceğini, davacının defilerinin alacağın temliki hükümlerine göre değerlendirilmesi gerektiğini, davalı ...’ın senedi ciro yoluyla almayıp alacağın temliki işleminin yapıldığını, geçerli bir avalin varlılığının araştırılmadığını, talil hususunun değerlendirilmediğini, alacağın temlikinde borçlunun temlik edene karşı ileri sürebileceği defileri temlik alana karşı kötü niyet ... aranmaksızın ileri sürebileceğini, imzaların bağımsızlığı ilkesinin ortadan kalktığını, davalı ...’un ceza davasında sanık olarak yargılandığını, iyi niyetinden söz edilemeyeceğini, davalıların ihdas nedenini sürekli değiştirdiklerini, ispat yükünün davalılara geçtiğini, korkutma iddiasının tanıkla ispatlanabileceğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 72 nci maddesi.
2. 6098 sayılı Kanun'un 37, 38,74, 188 ... maddeleri.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
07.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!