WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/404 E.  ,  2024/2551 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI :2022/587 Esas, 2022/876 Karar

HÜKÜM :Ret

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen itirazın iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 26.03.2024 bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin, ülkemizde faaliyet gösteren şirket ve kurumların, dava dışı Microsoft ile imzaladıkları kurumsal lisans anlaşmaları kapsamındaki ürünlere ilişkin ülkemizde satış yapabilen beş DLAR'dan (yetkili satıcı) birisi olduğunu, davalının huzurdaki uyuşmazlığa dair öncelikle Microsoft tarafından üretilen yazılım lisanslarına ilişkin dava dışı Microsoft ile çerçeve niteliğinde bir kurumsal anlaşma imzaladığını, müvekkili ile de 05.05.2014 tarihli bir satış sözleşmesi imzaladığını, bu sözleşme ile davalının Microsoft ile imzaladığı kurumsal anlaşma kapsamındaki ürünleri, sözleşmede kararlaştırılan şart ve koşullar altında müvekkili şirketten satın almayı kabul ve taahhüt ettiğini, tarafların imzaladığı sözleşmenin 3.4. maddesinde kararlaştırıldığı üzere 01.04.2014 tarihinden başlamak üzere 3 yıl süreli olduğunu, yıllık ürün bedeli 27.000,00 USD + KDV'nin müvekkili tarafından iki taksit halinde fatura edilmesi hususunda mutabık kalındığını, müvekkilinin sözleşme uyarınca edimini ifa ederek ürünleri davalıya teslim ettiğini, müvekkilinin alacaklarını tahsil edemediğini, davalı aleyhine İstanbul 22. İcra Müdürlüğünün 2015/34168 E. sayılı dosyasından icra takibi başlattıklarını, başlatılan takibe davalının itiraz ettiğini, takibin durduğunu iddia ederek itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; sözleşmenin müşteriye 120 gün önce ihbarlı fesih hakkı tanıdığını, bunun gerçekleşmemesi durumunda müşterinin o yıla ait bedeli ödeyeceğinin hüküm altına alındığını, davacının müvekkilinden herhangi bir hak ve alacağı olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 14.12.2018 tarih, 2016/514 E. ve 2018/1332 K. sayılı kararı ile davalının erken fesih isteğinin usulüne uygun olmayıp geçersiz olduğu, İstanbul 22. İcra Müdürlüğünün 2015/34168 E. sayılı dosyasında 63.723,61 USD asıl alacağa konu borcun sebebinin 4 adet fatura olduğu, davalı tarafından birinci yılın sonunda yapılan erken fesih bildirimi süresinde olmasına rağmen Microsoft onayı olmaksızın yapılmış olmakla geçersiz fesih olduğundan davacının 2. ve 3. yıla ilişkin hak ve alacakları talep hakkı bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 22.10.2020 tarih, 2019/478 E. ve 2020/1158 K. sayılı kararı ile davalının taraflar arasında fesih için öngörülen süre içinde sözleşmenin feshi talebini karşı tarafa ilettiğini ispatlamış ise de söz konusu feshe dava dışı Microsoft firmasının onay verdiğini ispatlayamadığı, taraflar arasındaki sözleşmede fesih ihbarının davacı tarafından dava dışı Microsoft firmasına bildirileceğine ilişkin bir düzenleme bulunmadığı, sözleşmeye göre davalı alıcının söz konusu sözleşmeden dönebilmesi için öncelikle dava dışı Microsoft firması ile aralarında yapılmış bulunan kurumsal sözleşmeyi feshetmesi ve davacı ile yaptıkları sözleşmenin feshine ilişkin bu firmadan onay alması gerektiği, davacının davalıdan alacaklı olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairemizin 10.05.2022 tarih, 2020/8473 E. ve 2022/3701 K. sayılı kararı ile "... Dava, lisans yazılım sözleşmelerine dayalı olarak düzenlenen faturalara konu alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

Taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında, davalının öncelikle davadışı Microsoft şirketiyle Kurumsal Anlaşma yapması, akabinde de Microsoft ürünlerinin Türkiye'de yetkili satıcısı davacı ... Ltd. Şti. ile kurumsal anlaşmaya uygun olarak yazılım alım-satım sözleşmesi yapması gerekmektedir. Bu prosedüre uygun olarak taraflar arasında akdedilen 05/05/2014 tarihli sözleşmeden daha önce davadışı Microsoft ile davalı arasında yapılan 52412845 nolu Kurumsal Sözleşmeye de atıfta bulunulmuştur.
Taraflar arasında imzalanan Sözleşmenin 3.4 maddesi uyarınca, 01.04.2014 tarihinden itibaren başlamak üzere 3 yıl olarak akdedilmiş, sözleşmede yıllık lisanslı ürün bedeli belirlenmiş ve birinci yıl bedeli de davalı tarafından ödenmiştir. Sözleşmenin 3.5 maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, tarafların Microsoft Kurumsal Anlaşmasının 1. veya 2. yıldönümlerinden 120 gün önce yazılı olarak ihbarda bulunmak koşuluyla herhangi bir sebep göstermeksizin sözleşmeyi feshetmeleri mümkün kılınmıştır.

Dosyadaki belgelerden davalı tarafından anlaşmanın 1. yıl dönümünden 165 gün öncesinde 14.10.2014 tarihinde sözleşmenin fesh edilmek istendiği hem davacıya hem de davadışı Microsoft şirketine ihbar edilmiş olup gerek davacının, gerekse üst lisans vereni telif hakkı sahibi Microsoft şirketinin fesih ihbarına sessiz kalmış olması davacı lehine hak doğurmaz. Davalı tarafından hem kurumsal anlaşma hem de yazılım alım-satım sözleşmesine uygun bir şekilde fesih ihbarında bulunulduğu anlaşılmakla, davacı taraf yeni dönem için lisans bedeli talep edemeyeceği halde mahkemece davanın reddine kararı verilmesi gerekirken hatalı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir..." gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak kaldırılmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile usul ve yasaya uygun bozma ilamında açıkça belirtildiği üzere davalı tarafından sözleşmenin birinci yıl dönümünden 165 gün önce 14.10.2014 tarihinde sözleşmenin fesh edilmek istendiğinin, hem davacıya hem de dava dışı Microsoft Şirketine ihbar edildiği, gerek davacının gerekse üst lisans veren telif hakkı sahibi Microsoft Şirketinin fesih ihbarına sessiz kalmasının davacı lehine hak doğurmayacağı, davalı tarafından hem kurumsal anlaşma hem de yazılım alım-satım sözleşmesine uygun fesih ihbarında bulunulduğu, davacının yeni dönem için lisans bedeli talep edemeyeceği, davacının takip başlatmakta kötü niyetli olmadığı gerekçesiyle davanın ve davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Yargıtay bozma ilamının maddi hataya dayandığını, Dairenin oy çokluğu ile verdiği kararın maddi hatadan ve sözleşmenin yanlış yorumlanmasından kaynaklandığını, bozmaya uyup uymama konusundaki kararın daha üst Mahkeme olan Bölge Adliye Mahkemesince verilmesi gerektiğini, bu hususta iptal hususunda Anayasa Mahkemesine başvurulmasını talep ettiklerini, davanın heyet sınırının üzerinde olmasına rağmen tek hakimle görülmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, İlk Derece Mahkemesinin bozmaya uyduğu ve davanın reddine karar verdiği 15.11.2022 tarihindeki kur karşılığının 1.188.311,51 TL (63.723,61 USD x 18.6479) olduğunu, bozma kararının maddi hataya dayanması nedeniyle davanın reddine dair kararın bozulması gerektiğini, fesih onay talebi taraflar arasındaki sözleşmeye uygun olarak yapılmış ise de, Microsoft'un davalının erken fesih talebine onay vermediğini, Microsoft'un fesih talebini olumsuz sonuçlandırdığını, fesih talebine onay vermediğini müvekkiline bildirdiğini, taraflar arasındaki sözleşme ve dosyadaki yazışmalardan açıkça anlaşılacağı üzere davalının erken fesih talebinin, hak sahibi olan Microsoft tarafından onay görmediğini ve sözleşme sonuna kadar yapması gereken tüm taksit ödemelerinin muaccel hale geldiğini, bozma ilamının açık maddi hataya dayanması nedeniyle davalı yararına usuli kazanılmış hak doğmayacağını, Microsoft'un sessiz kalmasının söz konusu olmadığını belirterek Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, lisans yazılım sözleşmelerine dayalı düzenlenen faturalara konu alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

28.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.