11. Hukuk Dairesi 2023/4038 E. , 2024/6184 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/249 Esas, 2023/712 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2022/780 E., 2022/792 K.
Taraflar arasındaki Ticaret Sicil Memurunun kararına itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin ... Makina San. A.Ş.’nin yönetim kurulu üyeleri olduğunu, yönetim kurulu kararı ile şirketin 2021 yılı olağan genel kurul toplantısının 18.08.2022 tarihinde yapılmasının kararlaştırıldığını ve aynı kararla belirlenen gündem ve toplantı çağrısının ortaklara tebliğ edildiğini, olağan genel kurul toplantısında yapılan yönetim kurulu seçimine dayanılarak genel kurulda alınan kararların tescil ve ilan edilmeksizin 06.09.2022 tarihinde yeni yönetim kurulunun toplanarak ve 2022/02 sayılı yönetim kurulu kararı ile sınırsız temsil ve ilzama ilişkin kararlar alınarak görev dağılımı yapıldığını, imza yetkilerinin belirlendiğini ve 06.09.2022 tarihli 2022/01 sayılı Yönetim İç Yönergesi kabul edilerek Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlandığını, müvekkilleri tarafından davalı tarafa sunulan dilekçe ile yayınlanan Yönetim İç Yönergesinin sicilden terkinine karar verilmesinin talep edilmiş ise de taleplerinin reddedildiğini, 18.08.2022 tarihli olağan genel kurul toplantısında belirlenen yönetimi kurulu üyeleri, 19.09.2022 tarihinde tescil ve ilan edildiğinden, 06.09.2022 tarihinde tescil ve ilan edilmiş bir yönetim bulunmadığını, 06.09.2022 tarihinde bir kısım yönetim kurulu üyelerinin aldığı karar ile kabul edilen yönetim iç yönergesinin davalı tarafından tescilinin emredici hükümlerine aykırı olduğunu, yeni yönetim kurulu üyelerinin seçimine ilişkin 18.08.2022 tarihli olağan genel kurul toplantı tutanağı tescil edilmeksizin, yönetim kurulunun göreve başlamasının hukuken mümkün olmadığını ileri sürerek 06.09.2022 tarihli 2022/02 sayılı yönetim kurulu kararı ile 06.09.2022 tarihli 2022/01 sayılı şirket yönetim iç yönergesinin, davalı tarafından 19.09.2022 tarihinde Ticaret Sicil Gazetesinde tescil edilmesi işleminin iptal edilerek sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II.CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilleri tarafından verilmiş bir red kararı bulunmadığı hâlde davacıların 29.09.2022 tarihli başvurusuna bilgi edinme hakkı kapsamında verilen cevabın hatalı bir biçimde red kararı gibi değerlendirilerek davanın ikame edildiğini, davanın mahiyeti gereği müvekkiline karşı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 34 üncü maddesi kapsamında açılabilecek bir dava olmadığını, tescil işlemi tamamlandıktan sonra açılan huzurdaki davanın şirkete karşı açılması gereken bir iptal davası olduğunu, dava konusu şirketin sicil dosyasında yapılan incelemede, herhangi bir red kararı yazılmadığının anlaşıldığını ve davacılar vekilinin dava dilekçesinde bahsettiği 29.09.2022 tarihli başvurusuna verilen cevabi yazının ise bilgilendirme mahiyetinde ve bilgi edinme kanunu kapsamında verilmiş bir cevaptan ibaret olduğunu ve özü itibariyle de red kararına konu edilemeyeceğini, huzurdaki davanın, tescil edilmiş şirket iç yönergesinin ticaret sicilden terkini talebine ilişkin olduğu tescil edilmiş olguların terkinin de ancak kesinleşmiş mahkeme kararları ile mümkün olduğu gibi, bu davalarda da husumetin ilgili şirkete karşı yöneltilmesi gerektiğini, müvekkiline husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda olduğu gibi şirketi tek başına temsil yetkisi kalmayan yönetim kurulu üyelerinin şirket adına ilgili sıfatıyla huzurdaki iptal davasını açmalarının 6102 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi uyarınca mümkün olmadığı, 18.08.2022 tarihinde gerçekleştirilen olağan genel kurul toplantısında yapılan yönetim kurulu seçimi ile yeni yönetim kurulunun kurucu tescile gerek kalmaksızın görevine başlamış olup, dava tarihi itibariyle görevine devam ettiklerinin anlaşıldığı, şirket ortaklarına ya da temsil yetkisi olamayan yönetim kurulu üyelerine ticaret sicile tescili talep etme veya tescil ve ilan edilmiş bir hususun silinmesini isteme olanağı tanınmadığı, şirket ortakları veya ilgililer ticaret sicilde tescil ve ilan edilen hususun batıl olduğunu veya iptali gerektiğini ancak ilgili şirket aleyhine açacakları bir davada ileri sürebileceği, böyle bir dava sonucunda alacakları karar üzerine sicilde olan bir kaydın iptali, silinmesi söz konusu olabileceği, bu nedenle şirket ortaklarının ticaret sicili hasım göstererek sicilde yapılmış bir kaydın iptalini talep etmelerine yasal olanak bulunmadığı, aynı durumun temsil yetkisi kaldırılan eski veya yeni yönetim kurulu üyeleri içinde geçerli olduğu, davacıların 6102 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi uyarınca ilgili sıfatına sahip olmadığından bu davayı açamayacağı, davacıların aktif dava ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle itirazın aktif dava ehliyeti yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; şirket ortaklarının şirketin yürürlükteki iç yönergesinde belirlenen nisap şartına uyulmaksızın alınan usulsüz yönetim kurulu kararlarına itiraz hakkının olmadığının düşünülemeyeceğini, mahkemece hatalı değerlendirme yapıldığını, huzurdaki davada müvekkillerinin şirketin hem yönetim kurulu üyesi hem de A Grubu hissedarları olduğunu, ortak ve yönetim kurulu üyeleri sıfatı ile kendilerini doğrudan ilgilendiren ve emredici esaslara aykırı tescil işlemlerine karşı ilgili sıfatıyla dava açma yoluna gittiklerini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut davada davacıların ortağı oldukları şirketin yönetim kurulu kararlarının tescil edilmesine ilişkin davalının tescil ve ilanına karşı itiraz ettikleri, 6102 sayılı Kanun'un 34 üncü ve Ticaret Sicil Yönetmeliği'nin 22 nci maddeleri uyarınca bu konuda itiraz yetkisinin davacıların payına karşılık yönetim kurulu üyesi olan ... Makine San. A.Ş.'ye ait olup davacı ortakların ilgili sıfatı bulunmadığından davanın aktif husumet yönünden reddi kararında isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle temyiz başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ticaret sicil memurunun kararına itiraz istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6102 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!