WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/4012 E.  ,  2024/1831 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI :2016/195 Esas, 2023/340 Karar
DAVA TARİHİ :
HÜKÜM :Kabul

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında süregelen ticari bir ilişki olduğunu, bu ilişki çerçevesinde davalıya ticari mal sattığını, davalının müvekkilinden aldığı veya alacağı malların teminatı olarak daha önce, Trabzon, Merkez 2 no.lu ... mah. 70 pafta, 688 ada, 66 parselde kayıtlı arsası üzerine ipotek tesis ettirildiğini, ancak davalının, aldığı malların bedelini ödemediğini, bu nedenle aleyhine, Kadıköy 5. İcra Müdürlüğünün 2009/1238 E. sayılı dosyası ile 150.000,00 TL’lik ipoteğin paraya çevrilmesine yönelik ilamsız takip başlatıldığını, davalının ise takibe itiraz etmesi nedeniyle takibin durduğunu, itirazının dayanağının olmadığını, davalının takip sonrasında ödemelerde bulunmuş ise de tüm borçların ödenmediğini ileri sürerek, itirazın 104.000,00 TL üzerinden iptaline ve %40 inkâr tazminatına mahkûmiyetine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili davaya cevap vermemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen (İlk) Karar
Mahkemece 03.04.2014 tarih, 2013/492 E. ve 2014/101 K. sayılı kararı ile bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada toplanan delillere ve benimsenen 23.01.2014 tarihli ek rapora göre; davacının davalıdan taraflar arasındaki sözleşmeden ... 104.000,00 TL alacaklı olduğu halde davalının takibe haksız ve kötüniyetle itiraz ettiği, davalının ödeme iddiasını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı aleyhine başlatılan ilamsız icra takibinde 104.000,00 TL'ye yönelik itirazın iptaline, takibin 104.000,00 TL üzerinden, takip tarihinden itibaren aylık %8 temerrüt faizi uygulanmak suretiyle devamına, alacak likit olduğundan %40 icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

B. (Birinci) Bozma Kararı
Dairemizin 11.11.2015 tarih, 2014/17501 E. ve 2015/14551 K. sayılı kararıyla davalı vekilinin, yargılama sırasında hükme esas bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde ve daha önceki tarihli dilekçelerinde, takipten sonra davadan önce yapılan 100.000,00 TL ödemenin hesaplamaya dahil edilmediğini ileri sürdüğü, dosya kapsamında alınan ... raporun 5 nci sayfasında davalı tarafından takipten sonra davadan önce yapmış olduğu ödemeler sıralanmış ve toplam 100.000,00 TL ödeme yaptığı tespit edildiği ancak, borcun hesabında dikkate alınmadığı, davacının dosyaya ibraz edilen muavin defteri kayıtlarında da takip sonrası davalı tarafından yapılan ödemeler dahil edilerek borcun 100.923,31 TL kaldığı, davacının takipten sonra davadan önce yapılan ödemeler bakımından itirazın iptali davası açmakta hukuki yararı bulunmadığından bu husus araştırılıp değerlendirilmeksizin karar verilmiş olması doğru görülmediği gibi dosya kapsamında alınan ... raporda davalının 40.819,20 TL fazla ödemesi olduğu, itiraz üzerine aynı heyetten alınan 1 ... ek raporda bu defa davacının takip tarihi itibariyle 109.259,14 TL bakiye alacağı bulunduğu, davacının ise 104.000,00 TL üzerinden dava açtığı ve bu miktar alacaklı olduğu, itiraz üzerine alınan 2 nci ek raporda davacının 85.215,00 TL alacaklı olduğu, yine itiraz üzerine alınan 3 üncü ek raporun 1 ... ek rapor ile örtüştüğü ve takip tarihi itibariyle 1 ... ek raporda belirtildiği üzere davacının 104.000,00 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, alınan bilirkişi ... raporu ve ek raporlar sonuç ve içerik itibariyle birbirleriyle çeliştiğinden, tüm bu çelişkileri giderecek ve tarafların itirazlarını karşılayacak şekilde ... oluşturulacak bir bilirkişi heyetinden rapor alınması gerekirken, denetime elverişli olmayan son rapora göre karar verilmesi isabetsiz olduğuna işaret edilerek bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih, esas ve karar sayısı belirtilen kararı ile davalının bir kısım ödemeleri takip tarihinden önce bir kısım ödemeleri ise takip tarihinden sonra dava tarihinden önce yapmış olması nedeniyle, Yargıtay ilamı da dikkate alınarak asıl alacak ve faiz olmak üzere dava tarihi itibariyle alacağın tespit edilmesi gerektiği, bu kapsamda alınan ... rapor ve ek rapor dikkate alındığında, davalının yaptığı ödemeler de göz önüne alınarak, neticede davacının dava tarihi itibariyle 101.015,49 TL asıl alacak ve 25.591,41 TL faiz alacağı olmak üzere toplam 126.606,90 TL alacağının bulunduğu, takip konusu ipoteğin limit ipoteği olduğu, alacağın asıl alacak ve faiz toplamı olmak üzere limit dahilinde bulunduğu, bu sebeple talep edilebilir olduğu, ancak davacının davasını toplamda 104.000,00 TL üzerinden ikame ederek takip ettiği, bu sebeple taleple bağlılık ilkesi gereğince davalı borçlunun Kadıköy 5. İcra Müdürlüğünün 2009/1238 E. sayılı takibine itirazının taleple bağlılık ilkesi gereğince dava tarihi itibariyle 101.015,49 TL asıl alacak ve 2.984,51 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 104.000,00 TL üzerinden iptaline, tarafların tacir olması nedeniyle faiz oranının serbestçe belirlenebileceği, taraflar arasındaki sözleşme hükümleri boyunca alacağa işleyecek faiz oranının bilirkişi raporu ile de tespit edildiği üzere aylık yüzde 8 olarak kararlaştırıldığı, davalının da tacir olması nedeniyle bu faiz oranının indirilmesini talep edemeyeceği, bu sebeple dava tarihi itibariyle tespit edilen asıl alacağa bu tarihten itibaren aylık yüzde 8 faiz oranının uygulanmasına, bilirkişi raporu ile tespit edilip de hükümde yer verilmeyen dava tarihine kadar işlemiş faiz miktarının, (bir kere işlemiş olmakla) adi alacak hükmünde olduğu ve davacının davasını 104.000,00 TL üzerinden takip ettiği dikkate alındığında eldeki davada bu (birikmiş) faiz alacağını takip (talep) etmediğinin kabul edilmesi gerektiği, alacağın taraflar arasında belirlenebilir/likit olması, alacaklının talebinin bulunması ve borçlunun itirazında haksız çıkması nedeniyle, davalının icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dosya kapsamında alınan 15.12.2022 tarihli rapora itiraz için 12.01.2023 tarihli duruşmada davacıya süre verilmesine rağmen süresi içerisinde sunulan itiraz dilekçesi dosya içerisine alınmaksızın dosyanın aynı bilirkişilere verilerek ek rapor aldırıldığı, karara dayanak bilirkişi raporuna itirazları değerlendirilmeksizin, itirazları doğrultusunda ek rapor alınmaksızın hüküm kurulduğunu, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediğini, kapanış tasdiki olmayan davacı defterlerindeki alacağın açık hukuka aykırılıklara rağmen ... bir alacak olarak kabul edilemeyeceğini, davanın açıldığı 31.10.2010 tarihin taraflara arasındaki ihtilafsız dönem olarak kabul edilemeyeceğini, davacı defterlerinin lehine delil teşkil edilemeyeceğinin tespit edildiğini, buna göre davacının bilgisi ve onayı dışında dava dışı şirkte gönderilen 35.000,00 TL'nin neden davalının borcuna eklendiğine ilişkin davacı tarafından da bir açıklama yapılmadığı gibi alınan raporda da aleyhlerine borca eklenmesinin kabul edilemeyeceğini, davacı defterlerine göre 21.345,17 TL tutarlı vade farkı faturasının davalı defterlerine işlendiğine dair bir kayıt olmamasına, davacı defterlerinin davacı lehine delil teşkil etmeyeceğinin kesinliği karşısında bilirkişilerin 31.12.2008 tarih 21.345,17 TL tutarlı vade farkı faturasının davalı borcuna ilave eden raporları yerinde olmadığını, davacıya verilen 6961951-52 çek numaralı 25.02.2008 ve 25.04.2008 keşide tarihli 18.785,00 TL'şer bedelli toplam 37.570,00 TL tutarlı iki adet çek borca karşılık davacıya verildiğini ve karşılıksız çıkan bu çeklerin davacıdan alındığını, bedellerinin borca ilave edildiğine ve bu çekler bankaya iade edildiğine göre çek toplamının borçtan mahsup edilmesi gerektiğini, ipotek belgesinde belirlenen faiz oranının fahiş olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinden ... cari hesap alacağının tahsili için davalı tarafından davacı lehine tesis edilen 150.000,00 TL bedelli ipotekle teminat altına alınan alacağın tahsili için başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile yapılan ilamsız icra takibine vaki itirazın 104.000,00 TL alacak üzerinden, itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.

3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

06.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.