11. Hukuk Dairesi 2023/3992 E. , 2024/1513 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/3045 Esas, 2023/793 Karar
DAVALILAR : 1.Antalya Ticaret Sicil Müdürlüğü
2.... (Antalya 10. İcra ve İflas Müdürlüğü 2016/1 İflas sayılı dosyası) vekili Avukat ...
DAVA TARİHİ :
HÜKÜM : Davanın usulden reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2019/501 E., 2019/890 K.
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen tespit davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 28.02.2014 tarihli yönetim kurulu kararıyla davalı şirketin yönetim kurulu üyeliğine atanan davacının, 17.11.2014 tarihinde davalı şirkete gönderdiği dilekçe ile yönetim kurulu üyeliğinden istifa ettiğini, davalı şirketin yönetim kurulunun ticaret sicile bildirimde bulunmaması nedeniyle, bu istifanın tescil edilemediğini ileri sürerek, davacının davalı şirketten 17.11.2014 tarihinde istifa ettiğinin ve istifasının bu tarih itibariyle sonuç doğuracağının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... Müdürlüğü temsilcisi cevap dilekçesinde; davacının noter ihtarnameleri ile yönetim kurulu üyeliğinden istifa ettiğinin tescil edilmesini talep ettiğini ancak ticaret sicil yönetmeliği ve Türk Ticaret Kanunu gereğince davalı şirkete tescile davet yazısı gönderilmesine rağmen davalı şirketin usulüne uygun şekilde başvuruda bulunmaması sebebiyle tescilin yapılamadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı müflis şirket iflas idaresi vekili cevap dilekçesinde; müflis şirket hakkındaki iflas kararı kesinleşmemiş olduğundan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 194 üncü madde gereği ikinci alacaklılar toplantısından 10 gün sonrasına kadar bu davanın bekletilmesi gerektiğini, davacının istifasının diğer yönetim kurulu üyelerince yapılacak toplantıda karar defterine yazılacak karar ile kararın noter tasdikli suretinin Antalya Ticaret ve Sanayi Odasına ibrazı ve Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde ilanı ile geçerli olacağını sadece ihtara bağlı istifanın geçerli olmayacağını savunarak yasal dayanaktan yoksun davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 26.12.2019 tarih, 2019/501 E. ve 2019/890 K. sayılı kararıyla; müflis şirket yönetim kurulu üyesi olan davacının yönetim kurulu üyeliğinden istifa ettiği hususunun davalı şirkete 06.12.2014 tarihinde tebliğ edildiği, ... taraflı bozucu yenilik doğuran hak niteliğindeki istifanın şirket yönünden bu tarihten itibaren sonuç doğuracağı ve üçüncü kişiler açısından ise ticaret siciline tescil ve ilan ile sonuç doğuracağı gerekçesiyle davacının davasının kabulü ile Antalya Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 2536 sicil numarasında kayıtlı ... İnşaat ve Sanayi Anonim Şirketinin yönetim kurulu üyeliğinden 06.12.2014 tarihinde istifa ettiğinin tespiti ile ticaret siciline tesciline, keyfiyetin ticaret sicil gazetesinde ilanına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı müflis şirket iflas idaresi vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 21.12.2020 tarih, 2020/612 E. ve 2020/1024 K. sayılı kararıyla; davalı müflis şirket iflas idaresi vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine ve re'sen tespit edilen nedenlerle esastan kabulüne bu tür davalarda mahkemece sadece davacının şirket yönetim kurulu üyeliğinden istifasının tebliğ edildiği 06.12.2014 tarihi itibariyle istifa ettiğinin tespitine karar vermek ile yetinmek gerekirken, Ticaret Sicil Memurluğu yerine geçerek tescil ve ilana da karar verilmesi yerinde görülmediği gerekçesiyle davalı müflis şirket iflas idare vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin hüküm kısmının birinci bendinde yer ... "ile ticaret siciline tesciline, keyfiyetin Ticaret Sicil Gazetesinde ilanına" bölümünün hükümden çıkartılarak kararın düzeltilmesine kesin olarak karar verilmiş olup ek kararla davalı müflis şirket iflas idaresi vekili temyiz başvurusunu reddetmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı müflis şirket idaresi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 20.09.2022 tarih, 2021/2123 E. ve 2022/6066 K. sayılı kararıyla ''. Mahkemece, ... taraflı bozucu yenilik doğuran hak niteliğindeki istifanın şirket yönünden ihtarnamenin davalı şirkete tebliğ tarih olan 06/12/2014 tarihinden itibaren; üçüncü kişiler açısından ise ticaret siciline tescil ve ilan tarihi itibariyle sonuç doğuracağı gerekçesiyle istifanın tespitiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, davacının şirket yönetim kurulu üyeliğinden istifasının tebliğ edildiği 06/12/2014 tarihi itibariyle istifa ettiğinin tespitine karar verilmesi ile yetinmek gerekirken, Ticaret Sicil Memurluğu yerine geçilerek tescil ve ilana da karar verilmesi doğru bulunmamış re'sen davalı müflis şirket iflas idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulüyle kararın kaldırılıp davanın kabulüyle davacının yönetim kurulundan istifa ettiğinin tespitine karar verilmiştir.
Davalıların temyiz istemleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu’nun 362/1 maddesi gereğince karar tarihi itibariyle 72.200.-TL temyiz kesinlik sınırının altında kaldığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesinin 21/12/2020 tarihli ek kararı ile reddedilmiştir. Temyiz edilemeyen kararlara ilişkin Hukuk Muhakemesi Kanunu 362. maddesinde miktar ve değeri bilinenler açısından belirli miktar öngörülmüş olup diğer kararlara ilişkin de kendi ... yasalarına atıf yapılmıştır. Somut olayda dava konusu yönetim kurulu üyeliğinden istifanın tespiti talebi olup dava parayla değerlendirilen davalardan değildir. Dolayısıyla Bölge Adliye Mahkemesince parasal sınır esas alınarak ek karara ilişkin davalıların temyiz isteminin reddedilmesi HMK’nın yukarıda anılan hükümlerine aykırı olmuştur. Bunun yanında talep konusunu HMK’nın 382. maddesinde düzenlenen çekişmesiz yargı işleri kapsamında değerlendirmek de mümkün değildir. Açıklanan nedenlerle, Bölge Adliye Mahkemesinin temyiz başvurusunu değerlendiren 21/12/2020 tarihli ek kararının kaldırılması gerekmiştir.
2) Davalının esasa ilişkin temyiz itirazlarına gelince; eldeki dava yönetim kurulu üyesi istifasının şirketçe herhangi bir işleme tabi tutulmaması, sicile tescil ve ilana ilişkin işlemin yerine getirilmemesinden kaynaklı olduğu görülmektedir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun ticaret siciline tescil ile ilgili 34. maddesi; “(1) İlgililer, tescil, değişiklik veya silinme istemleri ile ilgili olarak, sicil müdürlüğünce verilecek kararlara karşı, tebliğlerinden itibaren sekiz gün içinde, sicilin bulunduğu yerde ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile itiraz edebilirler. (2) Bu itiraz mahkemece dosya üzerinden incelenerek karara bağlanır. Ancak, sicil müdürünün kararı, üçüncü kişilerin sicilde kayıtlı bulunan hususlara ilişkin menfaatlerine aykırı olduğu takdirde, itiraz edenle üçüncü kişi de dinlenir. Bunlar mahkemeye gelmezlerse dosya üzerinden karar verilir.” şeklindedir. İlgililerin ticaret siciline kaydedilecek hususlar ile ilgili başvuruda bulunabilecekleri, başvurunun reddi halinde ise kararın tebliğinden itibaren 8 gün içinde ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemelerine dilekçe ile itiraz edebileceği hususu düzenlenmiştir. Eldeki davada davacı 6102 sayılı TTK. 34. maddesi 1. bentte öngörülen bu süreci işletmeden doğrudan dava açtığından mahkemece davacının hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerekirken hatalı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiş olması bozmayı gerektirdiği..'' gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile eldeki davada davacı 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 34 üncü maddesinin birinci bendinde öngörülen süreci işletmeden doğrudan dava açtığından davanın hukuki yarar yokluğundan davanın reddi gerektiği gerekçesiyle davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın konusu, müvekkilin müflis ... İnşaat San. ve Tic. A.Ş. Yönetim Kurulu üyeliğinden istifa tarihinin tespiti olduğunu, davanın hiçbir aşamasında bir tescil talebi ileri sürülmediğini, dava tamamen bir tespit davası niteliğinde olduğundan, 6102 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesinin uygulanma alanı bulmadığını, görüleceği üzere 6102 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi bakımından dava açma hakkı yalnızca ilgili şirketin yönetim kuruluna ve yetkili organlarına tanınmış olmakla, Yargıtay'ın bahsettiği şekilde ilgili tüzel kişilikte herhangi bir yetkisi olmayan müvekkili tarafından 6102 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesine göre bir dava açılması söz konusu olamayacağını, müvekkil tarafından ticaret sicile yönelik bir tescil talebinde bulunulmadığını, yalnızca istifa hususunun ticaret sicile bildirildiğini ve ticaret sicilininde müflis şirketi tescile davet ettiğini, bu nedenle Mahkeme tarafından davanın 6102 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi uyarınca bir eda davası mı yoksa bir tespit davası mı olduğunun belirlenmesi ve sonucuna göre hareket edilmesi için gerekirse taleplerinin açıklattırılması gerektiğini belirterek kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, anonim şirket yönetim kurulu üyesinin 17.11.2014 tarihinde istifa ettiğinin tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 34 üncü maddesinin birinci bendi.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!