WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/3943 E.  ,  2024/1579 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2018/1093 Esas, 2023/100 Karar
vekili Avukat ...
DAVA TARİHİ :
HÜKÜM : Kısmen kabul

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda:

1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 427 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca "Miktar veya değeri 2.190 (İki bin yüz doksan) Türk Lirasını geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar kesindir." 01.01.2023 tarihinden itibaren temyiz kesinlik sınırı 12.950,00 TL’ye yükseltilmiş olup dosya içeriğine göre hüküm altına alınan ve davalı vekili tarafından temyize konu edilen toplam miktar 5.930,00 TL olduğundan Mahkemenin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 12.950,00 TL’nin altında kalmaktadır. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında Mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün, 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay tarafından da temyiz isteminin reddine karar verilebileceğinden davalı vekilinin temyiz isteminin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.

Davacı vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilerek Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı tarafın 31.03.2009 tarihinde e-posta ile müvekkili şirketten bir adet IPL cihazı talep ettiğini, sipariş edilen sözkonusu cihazın davalı şirkete 2009/Mayıs ayının ikinci yarısında teslim edilebilecek olması nedeniyle, davacının kendi stoklarında bulunan bir adet IPL cihazını yeni ürün gelene kadar kullanmak ve asıl cihaz teslim edildiğinde iade edilmek üzere davalıya gönderildiğini, daha sonra asıl cihaz davalı yana teslim edilmesine rağmen geçici olarak gönderilen cihazın iade edilmediğini, keşide edilen ihtarname ile cihazın iadesi aksi takdirde cihazın satış olarak kabul edilmek suretiyle faturalandırılacağının bildirildiğini, davalı cihazı iade etmeyince fatura düzenlenip davalı şirkete gönderildiğini ancak davalının da karşılığında iade faturası tanzim ettiğini bunun üzerine fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla açtıkları faturaya dayalı alacak davasının, cihazın davalı uhdesinde kaldığı, davacıya teslim edildiği ispat edilemediği gerekçesiyle kabul edildiğini ve onanarak kesinleştiğini, hüküm kesinleşince bakiye alacağın tahsili amacıyla başlattıkları icra takibine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek davalının itirazının iptali ile takibin devamına, asıl alacağa fatura tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına ve asıl alacağın % 20’si oranında tazminata karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin davacıya hiçbir borcu olmadığı gibi alacağı bulunduğunu, davacının faturaya konu ettiği makinenin arızalı olduğu için müvekkili şirket tarafından davacıya gönderildiğini fakat davacının kabul etmeyerek makineyi iade ettiğini, geçici kullanım için davalı uhdesinde bulunan cihazın satın alınmak istendiğini ancak davacının fahiş bir fiyat teklif ettiğini, davacı şirketin müvekkilinin kiracısı iken tahliye sürecinde davaya konu fatura alacağına dayandırdığı makineyi ve diğer tüm eşyalarını alıp, buna ilişkin teslim tutanağı imzaladığını, davacının kira ilişkisinden dolayı müvekkili şirkete borçlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davacının fazlaya ilişkin haklarını tutarak açtığı alacak davasının kısa süreli kullanım maksadıyla davalı şirkete teslim edilen makinenin davalı şirket uhdesinde olduğu gerekçesiyle kabul edildiği ve bu kararın onandığı, cihaz bedelinde fatura düzenlenmiş olduğunun ispat edildiği ve makinenin halen davalının uhdesinde bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, koşulları oluştuğundan tazminat talebinin kabulüne karar verilmiş, kararı davalı vekili temyiz etmiştir.

B. Bozma Kararı
Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 09.04.2018 tarih, 2016/17176 E.- 2018/1900 K. sayılı kararıyla; "..(1) Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. (2) Dava, IPL cihazının satışından kaynaklanan bakiye alacağın tahsiline yönelik itirazın iptali davasıdır. Davacı ilk davada fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmakla bakiye alacak için talepte bulunabilir ise de söz konusu cihazın faturası davalı tarafından kabul edilmeyerek iade edildiği ve ilk davada da cihazın değerinin bilirkişi marifetiyle tespit edilmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece dava konusu cihaz hususunda konusunda uzman bir bilirkişiden rapor alınarak cihazın değeri belirlenmeli, daha önceki kesinleşen dosyada karara bağlanmış olan miktar düşülmek suretiyle bir karar verilmesi gerekirken sadece ihtilaflı olan fatura tutarı üzerinden mali müşavirden bilirkişi raporu alınarak yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir..." gerekçesiyle karar bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve numarası belirtilen karar ile; dosyada öncelikle taraf vekillerinin itirazları çerçevesinde irdelenmesi gereken öncelikli hususun davaya konu cihazın sıfır yahut ikinci el olup olmadığı olmakla davaya konu olan davacı tarafından davalıya 05.05.2009 tarihinde teslim edilen IPL 2000 model cihazın medikal mühendisin de içinde bulunduğu bilirkişi heyetince tetkik edildiği, bu noktada Mahkemece de 14.10.2022 tarihli bilirkişi raporunun gerekçeli, bilimsel ve denetime uygun olmakla hükme esas alındığı, bu noktada davaya konu IPL 2000 model ürünün tek tip ürün olduğu kanaatine varıldığı, dosya kapsamında ürünün verilen sipariş gelene kadar kullanılmak üzere bırakıldığının tarafların kabulünde olduğu da göz önünde alındığında uyuşmazlık konusu ürünün ikinci el olduğunun sabit olduğu, davacı tarafından davalıya düzenlenen 01.07.2009 tarihli A-00213 numaralı 41.300,00 TL tutarlı faturanın içeriğindeki mal ve hizmetlere konu ürünün KDV dahil satış fiyatının 15.930,00 TL olduğu, davaya konu ürünün bedelinin daha önce 10.000,00 TL'sinin Kadıköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2010/199 E.- 2012/1194 K. sayılı ilamın derecattan geçerek kesinleşmesiyle tazmin edildiği, bu durumda Yargıtay bozma ilamı çerçevesinde takip tarihi olan 02.08.2013 tarihi itibarıyla davacının davalıdan (15.930,00 TL Ürün Bedeli - 10.000 TL Asıl Alacak Tahsilatı) 5.930,00 TL asıl alacaklı olduğu, davacı yanın 5.930,00 TL alacağı için 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un 2 nci maddesine icra takip tarihi olan 02.08.2013 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faiz talep edebileceği, davalı temerrüte düşürülmediğinden davacının işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı, zira daha önce açılan kısmi davanın alacağın dava edilmeyen bakiye kısmı için temerrüt oluşturmayacağı, ayrıca dosya incelendiğinde huzurdaki yargılamaya konu alacak için davalıyı temerrüde düşürecek nitelikte herhangi bir ihtarın da dosyada bulunmadığı, bu kapsamda İzmir 20. Noterliğinin 01.06.2009 tarihli 11286 yevmiye numaralı ihtarında içerik olarak incelendiğinde davalıyı temerrüde düşürür nitelikte olmadığı, sadece bir kısım ihtaratın bulunduğu ve fatura kesilerek bedelinin tahsilinin talep edileceğinin bildirildiği, tüm bu açıklamalar doğrultusunda usulüne uygun davalı temerrüdü takip öncesi bulunmamakla davacının takip öncesi işlemiş faiz talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın 5.930,00 TL asıl alacak üzerinden kısmen kabulüne, alacak likit olmayıp yargılama neticesinde sarahiyete kavuşmakla icra inkar tazminatı talebinin reddedine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu cihazın bedelinin tespitine yönelik kesinleşmiş Mahkeme kararı bulunduğunu, huzurdaki davanın daha önce kesinleşmiş kararın bakiye alacağına yönelik açıldığını, Mahkemenin bu karar ile bağlı olduğunu ve yeniden cihaz fatura bedelinin tespitinin yapılamayacağını, bu hususun kesin hüküm kuralına aykırı olduğunu, bilirkişi raporunda ürünün ithalatının nasıl yapıldığına ve gümrük masraflarına ilişkin gümrük beyannamesi sunulmadığından ve uzmanlık alanlarına girmediğinden bu hususta bir inceleme yapılmadığını, ancak malın İtalya'dan ithal edildiğinin kabul edildiğini, dolayısıyla o tarihteki gümrük tarifelerini, ithalat sırasında alınan vergileri, fonları, alınan gümrük vergilerini ve KDV'yi tespit edebilecek yeterlilikte oldukları halde eksik inceleme yapıldığını ileri sürerek ve resen tespit edilecek sebeplerle kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, IPL cihaz satışından kaynaklanan bakiye alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe yönelik itirazın iptali davasıdır.

2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.

3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

A. Davacı Temyizi Yönünden
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

B. Davalı Temyizi Yönünden
Davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
28.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.