11. Hukuk Dairesi 2023/3898 E. , 2024/5989 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1600 Esas, 2023/492 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 1. ... ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/312 Esas - 2019/244 Karar
Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline ait Axess markasının 2001 yılından bu yana tescilli ve aktif olarak kullanıldığını bu nedenle davacının Axess markası üzerinde asıl ve öncelikli hak sahipliği bulunduğunu, markanın tanınmışlık düzeyi, kazandığı itibar ve ayırt edicilik ile verilen hizmetlerin kalite ve standartlarının toplumun büyük çoğunluğunca bilindiğini, üçüncü şahıslarca yapılacak aynı veya benzeri ibareli tescil taleplerinin kabulü halinde müvekkili şirkete ait markaların itibar ve tanınmışlığından faydalanarak haksız kazanç sağlanabileceğini, sadece işitsel benzerlik olan markaları arasında iltibas tehlikesi bulunduğu hususunun hem doktrin hem de yargı kararları ile sabit olduğunu, davacı markası ile okunuşta birebir aynı olan davalı adına tescilli "AKSES" markasının detaylı bir şekilde karşılaştırma imkanı olmayan tüketiciler nezdinde karışıklığa yol açacağını, müvekkili adına kayıtlı "Axess" markasının 35. sınıftaki hizmetler için tescil edildiğini, bu markanın tescilli bulunduğu mal/hizmet kategorisinden bağımsızlaşarak başlı başına bir kalite sembolü ve reklam aracı haline gelmiş marka olduğunu belirterek her türlü hakları saklı kalmak kaydı ile davalıya ait 2016/75056 sayılı "AKSES" markasının hükümsüzlüğü ve sicilden terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının söz konusu marka başvurusuna iki kez itiraz etmiş olmasına rağmen itirazlarının reddedildiğini, davacı şirkete ait Axess ibareli markanın finans sektöründe tanınmış marka olduğundan sektör dışında yer alan emtialar için tanınmış marka iddiasına dayanılamayacağını, müvekkili şirkete ait "AKSES" ibareli markanın 2008 yılından beri TÜRKPATENT nezdinde tescilli olduğunu, kaldı ki davalı şirkete ait 2006/64587 başvuru numaralı markanın aynısının 11. sınıfta zaten tescilli olduğunu, kullanılan logoların da birebir aynı olduğunu, müvekkilin 12 yıldır farklı sektörde markasını kullanmakta olduğu düşünüldüğünde, "AKSES" ibaresi üzerinde müvekkili lehine kazanılmış hakkın varlığından bahsedilebileceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davacının bankacılık alanında Akbank markası altında AXESS markasının bankacılık ile ilişkili olduğu, 35. sınıf yönünden ilişkilendirilmeyeceği, zira davacı markasının çok tanınmış marka olması nedeniyle tüketicinin aldanmayacağı, AXESS ibaresinin AKBANK markasının yani çatı markasının altında bir marka olması tek başına davacı banka dışında düşünülemeyeceği, asıl tanınmış olan markanın AKBANK olup, davalının tescil aldığı sınıflar kapsamında bir karıştırmanın bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece davalı markasında yer alan logo unsurunun da gerekçe gösterilerek markaların benzer olmadığı belirtilmişse de müvekkili adına tescilli Axess markaları ile davalı adına tescilli Akses markasının fonetik olarak birebir aynı ve ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, müvekkili markasının Türkçe'de "akses" şeklinde telaffuz edildiğini ve dava konusu Akses markasının telaffuzu ile birebir aynı olduğunu, aralarında yalnızca işitsel benzerlik olan markalar arasında iltibas tehlikesi bulunduğu hususunun hem doktrin hem de Yargı kararları ile sabit olduğunu, müvekkili markası ile okunuşta birebir aynı olan Akses markasının markaları detaylı bir şekilde karşılaştırma imkanı olmayan tüketiciler nezdinde karışıklığa yol açacağını, müvekkilinin yıllardır kullandığı Axess markasını sadece finans sektöründe değil davalı markasında yer alan mal ve hizmetlerde de aktif olduğunu, yerel Mahkeme tarafından mal ve hizmet karşılaştırması yapılmadığını, bunun yerine firmaların sektörleri karşılaştırılarak hüküm tesis edildiğini ve bunun hukukun ... prensiplerine aykırı olduğunu, davalıya ait 2006/64587 sayılı markanın dava konusu markaya kazanılmış hak teşkil ettiği yorumunun hatalı olduğunu, her iki markanın farklı sınıflarda tescilli olduğunu, müvekkiline ait Axess ibareli markaların tanınmış markalardan olduğunu ve bu durumun dosyaya sunmuş oldukları delillerle ispat edildiğini, müvekkilinin markalarının 2016 yılında başvurusu yapılan davalı markası ve davalı firmanın kuruluşundan dahi öncesine dayanan kullanımı ve tescilleri gereği müvekkilinin asıl ve öncelikli hak sahipliğini gösterdiğini, bu bağlamda asıl hak sahipliğinin korunmasının hakkaniyet gereği olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, İlk Derece Mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka hükümsüzlüğü talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple ;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!