WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 29 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/3879 E.  ,  2024/6251 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1765 Esas, 2023/447 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 2. ... ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/401 E., 2019/324 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 1981 yılından beri aktif bir şekilde hem beste çalışmalarına devam ettiğini, hem de sözlü icra ile gerek yurt içinde gerekse yurt dışında müzik sevenlerin karşısında olan değerli bir sanatçı olduğunu, albümlerindeki eserlerin büyük çoğunluğunun söz ve müziklerinin kendisine ait olduğunu, müvekkilinin bestelemiş olduğu birçok eserin dinleyici tarafından oldukça büyük beğeni ile dinlenildiğini, söz yazarı ve bestecisi olduğu "Aşk Sana Benzer" adlı eseri, 2008 yılında "Yalnızlık Yurdun Olur" albümünde yayınladığını ve o günden beri bu eserin müvekkili ile özdeşleştiğini, bu eseri 05.11.2014 tarihinde kendi adına marka olarak tescil ettirmek üzere TÜRKPATENT'e başvurduğunu, ancak davalının daha önceden aynı isim ve sınıfta haksız ve kötü niyetli olarak tescil ettirdiğini, müvekkilinin bu nedenle marka başvurusunun reddedildiğini, müvekkiline ait eserin davalı tarafından "Aşk Sana Benzer" markasının kötü niyetle tescil edildiğini, davalı şirketin aynı ismi 2015 yılı gösterim tarihli bir sinema filminde kullanarak haksız rekabet teşkil eden fiillerine devam ettiğini, "Aşk Sana Benzer" adlı eserin müvekkili tarafından meşhur ve maruf hale getirildiğini, müvekkilinin telif hakları kendisine ait olan eserin varlığını ihtarname yoluyla davalıya bildirdiğini ancak davalının cevabi ihtarnamesinde kullanıma devam edileceğinin bildirildiğini, davalının bu eylemlerinin haksız rekabete yol açtığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davalıya ait 2014/56746 tescil nolu "Aşk Sana Benzer" ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, müvekkilinin telif haklarına tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, men'ine ve ref'ine, www.asksanabenzer.com ve https://www.facebook.com/asksanabenzerfilm adresli internet sitelerine erişimin engellenmesine ve hükmün ilanına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin yapımcılık sektöründe çalışmalar yürüttüğünü, yapımcılığını üstlendiği filmler ile takdir edilen başarılar elde ettiğini ve kendi sektöründe öncü ve tanınmış firmalardan olmayı başardığını, müvekkilinin 2014/56746 nolu "Aşk Sana Benzer" ibareli markasını 07.07.2014 tarihinde tescil ettirdiğini, bu tarihten itibaren de markasını ticari hayatında kullandığını, ayrıca başrollerini Fahriye Evcen ve Burak Özçivit'in paylaştığı 2014 yapımı bir Türk sinema filminin de adı olduğunu, müvekkili şirketin markasının eski ve yeni tarihli benzeri veya aynısının olmaması nedeniyle de TÜRKPATENT nezdinde markanın tescile hak kazandığını, filmin senaristinin eserine ad koyma yetkisini müvekkiline verdiğini, davacının markasal kullanımı ile davalı müvekkilinin tescilli markasının aynı emtia ve hizmet sınıflarda olmadığını, davacının eskiye dayalı kullanım iddiasının ispatlanamadığını, "Aşk Sana Benzer" sözlerinin ayırt edici bir yönünün olmadığını, somut olayda kullanılan kelimelerin umumi vasıfta olması nedeniyle iltibasa yol açmadığını, davacının telif ve eskiye dayalı kullanım iddialarının haklı bulunmadığını, müvekkilinin marka tescilinde kötü niyetli olmadığını ve davacıdan ve eserinden gönderilen ihtarname ile haberdar olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince; eser adının, başlı başına eser olmamakla birlikte, ancak eser ile bütünleşerek eseri etkili kılan bir ... çaba olarak ortaya çıkması ve sahibinin hususiyetini taşıması halinde, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun (5846 sayılı Kanun) 1/B maddesi uyarınca eserin bir parçası olarak korunabileceği, bunun dışındaki hallerde eser adlarının iltibasın bulunduğu durumlarda 5846 sayılı Kanun'un 83 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca haksız rekabet hükümlerine göre himaye edilmesi gerektiği, aynı yasanın 83 üncü maddesinin ikinci fıkrasında genelde kullanılan, ayırt edici vasfı bulunmayan nitelikteki eser adlarına birinci fikra hükmünün uygulanma alanının bulmayacağı, bu noktada harcı alem nitelikteki davacıya ait eserde isim olarak kullanılan “Aşk Sana Benzer" ifadesinden oluşan eser adının başlı başına, 5846 sayılı Kanun'un 1/B madde hükümleri uyarınca eserin bir parçası olarak korunması gereken bir ifade olmadığı, bu noktada harcı alem nitelikteki kullanımların marka tescili yönünden de üstün hak sahipliği tanımayacağı gibi davalı kullanımlarının 5846 sayılı Kanunda belirtilen eser sahibinin mali ve manevi haklarının ihlali olarak kabul edilemeyeceği, yine Aşk Sana Benzer ifadesinin herkesin kullandığı, ayırt edici vasfı bulunmayan adlardan olduğu dikkate alındığında haksız rekabete yol açmadığının kabulünün gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince; dosyadaki belgelere, inceleme sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, İlk Derece Mahkemesi kararında ve gerekçede hata edilmediği, kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka hükümsüzlüğü, telif haklarına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men'i ve ref'i, www.asksanabenzer.com ve https://www.facebook.com/asksanabenzerfilm adresli internet sitelerine erişimin engellenmesi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5846 sayılı Kanun'un 1/B maddesi, 83 üncü maddesi, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 8 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, beşinci fıkrası.

3. Değerlendirme
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 11.09.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.